Kullandığınız ağrı kesici yerli mi?

Serdar ÖMEROĞULLARI 05 Kasım 2018 Pazartesi, 06:15

Geçen hafta düzenlenen iki farklı organizasyonda aynı konunun gündeme gelmesi dikkatimi çekti! İlk organizasyon, çok istememe rağmen katılamadığım GESİAD'ın sinerji toplantısıydı. GESİAD Başkanı Kerim Demiral ve BHİD Başkanı Mustafa Sönmezay'dan dinlediklerimi size aktarmaya çalışacağım.

İlk etkinliğin konuğu olan Faruk Durukan, ülkemizin şiddetle ihtiyaç duyduğu icat meselesine kafa yoranlardan birisi. Bor madeni, taş suyu ve bitki özütü üzerine çalışmalar yapıyor. Durukan, Balıkesir'in Edremit ilçesinde yaşayan ve sahibi olduğu AR-GE firması ile insanlığın yararına çalışmalar yürüten, mütevazı bir bilim insanı. Bor üzerine yaptığı çalışmalar nedeniyle ODTÜ tarafından "Yılın En İyi Buluşu - Girişimcisi Ödülü"ne de layık görülmüş. GESİAD'ın girişimleriyle Bursa'da bulunan Durukan konuşmasında "Dünyada sorun neyse ona çözüm bulmaya çalışıyoruz ve bunu yaparken de ülkemizde ham maddesi olan ürünleri kullanmayı ilke ediniyoruz" diyor.

Durukan'ın ilgi alanında yer alan bitki özleri ve ilaç konusundaki çalışmaları, kuşkusuz en az bor madeni üzerine yaptığı çalışmalar kadar önemli. Durukan "Bor madeni, medikal bitkiler ve organ tedavisine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz ve tam bağımsız ekonomi yolunda, yerli ilaç sanayisini çok önemsiyoruz" diyerek bugünkü yazıma da ilham veriyor.

Gençlerde umut var

GESİAD'ın Türk mucidi ağırladı aynı haftanın sonunda, SİYAMDER tarafından düzenlenen "Gelişen Teknoloji: Gençlik ve Girişimcilik" konulu bir panel daha vardı. Bursa KGK Başkanı Nurcan Özdemir, Codesessive HR kurucusu-İK Uzmanı Hüseyin Kurt ve Girişimci Mentörü Ufuk Batum'un konuşmacı olarak yer aldığı etkinliğe üniversiteli gençlerin ilgisi yüksekti. Turkcell ve Turkuvaz Medya gibi önemli şirketlerde görev alan ve sonunda kendi şirketini kurarak yoluna devam eden Hüseyin Kurt, Endüstri 4.0 ve dijitalleşmenin İK uygulamaları üzerine yansımalarından bahsederken, sanayici Nurcan Özdemir de kadınların girişimci olmaları ve iş dünyasında etkin rol almaları için neler yapmaları gerektiği hakkında ipuçları verdi. İki saat süren panel boyunca salondan tek bir dinleyicinin bile ayrılmamış olması, konuşmacıların bilgi dolu sunumları dışında gençlerin de bu konulara duyduğu ilginin açık bir göstergesiydi.

Ufuk Batum, sanayimizin millileştirilmesi üzerine yapılan çalışmalardan bahsederken yeni açılan havalimanının önemine ve yerli ilaç sanayine de değindi. Hükümetin, ilaç üretiminde yurt dışına bağımlılığı azaltmak için molekül icat eden araştırmacıları, yeni şirketler ve üniversiteleri destekleyeceğini söyledi. Hem Durukan hem de Batum'un birbirinden habersiz aynı konudan bahsetmesi benim de ilgimi çekti.

Yerli ilaç sanayi

'İlaç da nereden çıktı?' dememeniz için size sektör hakkında kısa bir bilgi vereyim. Aklınızdan 'yerli ilaç şirketlerimiz var' diye geçirebilirsiniz ama pek çok sektörde olduğu gibi yabancı patent ile üretim yapıldığından aslında fason üretici konumundayız.Türkiye'de ilaç sektörü için her yıl yurt dışına 5-6 milyar dolar lisans bedeli ödüyoruz. Bu paranın da yüzde 95'i ise devletin, yani vatandaşın cebinden çıkıyor.

Dünyada her 10 patentin 8'i ABD'den çıkıyor. ABD dâhil kendi molekülünü oluşturup lisanslı üretim yapan 7 ülke var. Başarabilirse Türkiye 8. olacak. Daha iyi anlamak için örnek verecek olursak Güney Kore'nin 1950'de en büyük ilaç firmasının cirosu 50 milyon dolarmış. Aynı yıl bizim bir ilaç şirketimizin cirosu da o kadarmış. Şimdi o firmanın cirosu 67 milyar dolar iken bizim Türk şirketin cirosu 173 milyon dolarda kalmış.

Sonuç olarak bugün ağrı kesiciden kolesterol ilacına, alerji haplarından öksürük şurubuna kadar kullandığımız ilaçların neredeyse tamamı yabancı patentli. Bu alanda yapılan millileştirme yatırımlarını değerli bulduğum için sizlerle de paylaşmak istedim.

Geçen hafta her iki STK da Bursa'mız için faydalı birer etkinlik gerçekleştirmişler. Etkinliklerin katılımcılarını göz önüne aldığınızda sanayici, iş insanı ve akademisyenlerinin kayıtsız kalmaları ise geleceğimiz açısından düşündürücü. Acaba ülke olarak uyku ilacını fazlaca tüketiyor olabilir miyiz?