Otel amaç değil araçtır

Serdar ÖMEROĞULLARI 31 Ağustos 2018 Cuma, 06:04

91 yılında İstanbul'dan Bursa'ya taşındım. Kadıköy meydanından Moda'ya yürümeye alışkın biri olarak Altıparmak'tan Heykel'e dolmuşa binenlere o yıllarda şaşkınlıkla bakıyordum. Zamanla ben de alıştım ve aynı dolmuşları kullanmaya başladım. Heykel'e vardığınızda, Ulucami'nin önünde sıra sıra turist otobüsleri olurdu. Pek çok milletten insan hanlar bölgesindeki çarşılara girer, alışveriş yapar, sınırlı sayıdaki tarihi eserlerimizi gezer, sonra da İstanbul'a, Akdeniz sahillerine ya da ülkelerine geri dönerlerdi.

Turistlerin esnafa katkısı yok

Şimdi ise Heykel'e çıktığımızda, turist namına pek kimseye rastlayamıyoruz. Veriler her ne kadar turist sayısında artış var dese de çıplak gözle bile Bursa'da, kastettiğim anlamda turistin kalmadığını herkes görebiliyor. İş için gelen turistlerin, oteller dışında, esnafa hiçbir katkısı olmuyor. Otellerin ücretini de genellikle bizim sanayicilerimiz karşılıyor. Yani perakende alışveriş kaynaklı döviz girdisi yok denecek kadar az. İhracatı ile Türkiye'nin ikinci şehri konumundaki Bursa'nın iş nedeniyle pek çok ziyaretçisi bulunurken, tatil amacıyla aynı insanların gelmemesi üzerine oturup düşünmek lazım. Evet, bu misafirleri konaklatacak nitelikli otellerimiz var ama insanlar bir ülkeye, bir şehre otelleri için mi giderler?

Davetten önce yapılması gerekenler

Evinizde misafir ağırlayacaksanız önce temizlik yaparsınız, sonra ikramlar hazırlarsınız ve en sonunda da misafirinizi davet edersiniz. Bir şehir için temizlik deyince, gerçekten de kentin temizliği, kente ulaşım kolaylığı, kent içi trafiği, turistik bölgelerde yürüyüş alanlarının olması, çeşme, heykel, tarihi eserler gibi fotoğraf çektirme alanlarının olması ve konaklama tesisleri gibi konuları düşünebilirsiniz. Bu konuların bir kısmı belediyeleri, bir kısmı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nı, bir kısmı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı ve bir kısmı da turizm yatırımcılarını ilgilendiren konulardır.

İkramlar kısmına gelecek olursak, kentin özgün gastronomisinin yanı sıra alternatif global mutfaklar ya da fastfood zincirlerinin olması, eğlence ve dinlenme mekanlarının çeşitliliği, hizmet sektöründe çalışacak nitelikli personelin yetiştirilmesi gibi konular var ki siz de buna ilaveler yapabilirsiniz.

Davet kısmına gelince ise Bursa galiba sınıfta kalıyor. Öncelikle Bursa'ya iş için gelen binlerce insana şehri yeterince tanıtabiliyor muyuz? Güçlü sanayisinin yanı sıra pek çok güzelliğe de sahip olduğunu anlatabiliyor muyuz? Peki, Bursa'nın yurt dışı tanıtımında ne kadar etkiniz?

Uludağ, jeotermal kaynaklar, İznik, Gölyazı, şelaleler, Cumalıkızık ve daha pek çok güzelliğe sahip bu şehri önce paketlemek sonra da satma konusunda sorunlarımız olduğu bir gerçek.

Hükümetin 2023 yılı için 50 milyon turist, 50 milyar dolar turizm geliri hedefi var. Bursa'nın bu hedefe katkısı ne olacak? Yaşayıp, göreceğiz. Sağlıcakla kalın.