Sosyal medya mı yalan dünya mı? - Serdar ÖMEROĞULLARI - YeniDönem Gazetesi

Sosyal medya mı yalan dünya mı?

Serdar ÖMEROĞULLARI 10 Ağustos 2018 Cuma, 06:20

Geçen akşam sosyal medyada gezerken Cüneyt Arkın'ın vefat ettiği paylaşımlarını görünce üzüldüm. Başsağlığı mesajları teker teker düşmeye başladı zaman tünelinden. Çocukluğum canlandı gözümde, Kara Murat, Köroğlu geldi aklıma, 'Dünyayı Kurtaran Adam'ı hatırladım. Bir çınar daha devrildi dedim içimden. Sonra bir haber sitesine girip neden ölmüş diye öğreneyim istedim. Bir de baktım adamcağız hayatta, hastanede tedavisi devam ediyor. 'Ya sabır!' dedim. Biz bu sosyal medyaya güvenemeyecek miyiz diye düşündüm. Bir gün kanserin tedavisi bulunur, başka bir gün facebook ücretli olacakmış denir... Velhasıl uydurma içerikli paylaşımların ardı arkası kesilmiyor.

Madalyonun bir de kendini gazeteci, haberci sananlar tarafı var ki akıllara zarar. Ben size söyleyeyim hani basın yayın okuyanlar, gazetelere yıllarını verenler, mürekkep kokusunu soluyanlar, gazeteci cemiyetlerine üye olanlar falan hep boşuna vakit kaybetmişler. Kulaktan dolma bilgilerle, doğruluğunu teyit etmeden başka sosyal hesaplarda gördüklerini paylaşarak, olmadı işkembe-i kübradan atarak yaz bir şeyler olsun bitsin. Al sana sosyal gazeteci. Araştırma yok, bilgi yok, belge yok, analiz yok, Türkçe desen zaten hak getire. Daha kendi adını bile yazmaktan aciz insanlar yazarlık yapmaya kalkıyorlar. Canın mı sıkıldı, sosyal medyadan salla gitsin. Seninle aynı kafada 3-5 kişi de beğeni yaparsa, bir de altına yorum yazarsa değme keyfine. Hele hele yazının paylaşılmasının bedeli paha biçilemez.

Gelin size sosyal medyanın dünyadaki ve Türkiye'deki verilerinden biraz bahsedeyim ki ne menem bir şeymiş şu sosyal medya gözünüzde daha da bir netleşsin.

Güncel istatistiklere göre dünyada Facebook açık ara önde giderken Youtube, WhatsApp, Instagram ve Twitter onu takip ediyor. Dünya nüfusunun 3.19 milyarı sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor. Yaş gruplarına göre ise 16-64 yaş aralığı 4.87 milyar ile lider konumda. İnternete girilen cihazlarda ise akıllı telefonlar %52 ile liderken onu %43 ile dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar, %5 ile de tablet bilgisayarlar izliyor. Facebook'un hâlihazırda dünya genelinde 2.1 milyar, Twitter'ın 328 milyon kullanıcısı var. Facebook kullanıcılarının %95'i ise bu mecrayı mobil cihazlar üzerinden kullanıyor.

Türkiye'ye baktığımızda ise 51 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunmakta. Araştırmalara göre her günün 2 saat 48 dakikası sosyal medyada geçiriliyor. Sosyal mecraların kullanım oranlarına göre Türkiye'deki sıralaması ise şöyle... Youtube, Facebook, WhatsApp, Instagram ve Twitter. Elbette Google+, Skype, Snapchat, Linkedin, Pinterest, Tumblr gibi farklı mecralar da kullanılmakta ama kullanıcı sayısı açısından aşağılarda kaldıkları için rakamlarını paylaşmıyorum. Yine de özel bir kitleye sahip olduklarından bu mecraların da göz ardı edilmemesi gerek.  (Merak edenler internet üzerinden bu rakamların ayrıntılarına ulaşabilirler.)

Şimdi biz vatandaş olarak bu sosyal medyaya güvenmiyoruz ama sadece biz miyiz böyle güvensiz olan diye soracak olursak, alın size araştırma. Oxford Üniversitesi bünyesindeki Reuters Gazetecilik Çalışma Enstitüsü tarafından yapılan '2017 Türkiye Dijital Haber Raporu'na göre, habere güvensizliğin oranları haber kaynaklarına göre değişiyor. Buna göre en yüksek güvensizlik yüzde 50 ile sosyal medyada.

Muhtemelen en önce sosyal medyada görsek bile haberin doğruluğunu teyit etmek için güvendiğimiz bir yayın organının haber sitesine girerek gerçekten böyle bir şey var mı yok mu diye çoğumuz sorguluyoruz.  Aralarında Türkiye, ABD, Kanada, Avrupa ülkeleri, Singapur ve Hong Kong'un olduğu toplam 36 ülkeden 70 bin kişiyi kapsayan araştırmaya göre online haber tüketiminde sosyal ağların büyümesi yavaşlarken, mesajlaşma uygulamaları yükselişe geçiyor. İnsanların haberlere erişiminde sosyal medya hâlâ ana kaynak değil. Katılımcıların yüzde 32'si doğrudan sayfaya giderek haberlere erişiyor; yüzde 25'i ise arama motorlarını kullanıyor. Sosyal medya ise yüzde 23 ile üçüncü sırada. Ülkelere göre haberlere erişim kaynaklarında Türkiye'den katılımcıların yüzde 62'si arama yoluyla haberlere eriştiğini söylüyor.

Son söz... Eğer sosyal medyada gördüğünüz bir haber gerçek medyada yoksa öyle bir şey yoktur diye düşünebilirsiniz. Yani sözün özü sosyal medyada vakit geçirin ama çok da şey yapmayın derim. Sağlıcakla kalın.