Yerli üretim logosu hayırlı olsun!

Serdar ÖMEROĞULLARI 21 Eylül 2018 Cuma, 06:03

Dövizin manipülatif sıçramasının ardından papazı bulan ekonomimiz, gündeme yerli ve milli üretimi bir kez daha getirdi. Sosyal medyada Litvanya örneği üzerinden tartışmaya başlanan ürün etiketlerinde yerli logosu kullanılması, devlet makamında da karşılık görmüş olmalı ki Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 19 Eylül tarihinde Ankara'da düzenlediği toplantı ile yerli üretim logosunu kamuoyuna tanıttı.

Bakan Pekcan açıklamasında "Türkiye'de ürettiğimiz ürünler için yerli üretim logosu geliştirdik. Böylece vatandaşlarımız, etiketlerden, bu ülkede üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan insanlarımızın ürettikleri ürünlerin ayrımını yapabilecekler. Yerli üretimimize sahip çıkmak, çocuklarımızın zengin geleceğine sahip çıkmak demektir. Vatandaşlarımıza bu ülkede üretilmiş ürünleri gösterecek yerli üretim logomuzun hepimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

'Yerli Üretim' etiketi konulacak ürünler nasıl tespit edilecek?

Her zaman olduğu gibi fikri destekleyenler ve karşı çıkanlar olmak üzere karşıt gruplar açıklamalar yapmaya, görüş bildirmeye başladılar. Yerli üretime destek verilmesi, sahip çıkılması doğru ve faydalı bir fikir. Ancak neyin yerli olduğuna nasıl karar verileceği, hangi ürünlerin yerli sayılacağı halen tartışma konusu. Örneğin ithal edilmiş bir bakliyatın paketlemesi yerli bir firma tarafından Türkiye'de yapıldığında üzerine 869 barkodu konuluyor. Ya da tohumları İsrail'den alınmış ama ülkemizde toprağa ekilerek yetiştirilmiş domatesler için de kullanacak mıyız aynı etiketi? Bu örneklerden oldukça çok var. Eğer tek kriter 869 barkod numarası olacaksa arzulanan hedefin yakalanacağı konusu biraz şüpheli görünüyor. Diğer taraftan logoyu, şekilsel olarak beğenenin olduğu kadar beğenmeyenin de olduğunu hatırlatalım.

Süreç resmen başladı

18 Eylül 2018 ve 30539 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliği ile süreç resmen başlamış oldu. Ben yönetmeliği okudum. Kuşkusuz uzmanlar ayrıntılı açıklayacaktır ama 5.maddenin 'E' bendinde "Üretim yeri Türkiye olan mallar için..." şeklinde bir ifade dışında, ürünün yerli olmasını belirleyici bir hususa rastlayamadım. Yönetmelik, daha ziyade etiket ile ilgili şekilsel bir tanımlama içeriyor gibi görünüyor. Merak edenler mevzuat.gov.tr'den ilgili yönetmeliği bulabilirler.

Logo, tüm sorunları çözecek mi?

Şahsi kanaatim, bu konuda aceleci davranılarak, altyapısı tam hazırlanılmadan kamuoyu ile paylaşıldığı yönünde. Öncelikle yerli üretimin kriterleri doğru belirlenmeli, şüphe götürmemeli, kamu vicdanını rahatlatmalı, çoğunluğun sempati duyacağı bir logo meydana getirilmeli vs. Diğer soru, acaba bu etiket bütün sorunlarımızı çözecek mi? Mesela Aselsan gibi yerli bir kurumumuzun üreteceği cep telefonu ile üzerinde Amerikan'ın ısırılmış elması olan telefon arasında, tercih noktasında etiketin etkisi sizce ne olacak? Bir başka sorun bu ülkede yatırım yapan, istihdam sağlayan, vergi ödeyen yabancı yatırımcılar da var. 'Yabancı yatırımcı gelsin' diye bir yandan çaba sarf ederken aceleci bir tavırla, var olanları tedirgin edip, yenilerinin gelmesinin de önünü kesiyor olabilir miyiz acaba?..

Tek çıkış yolu eğitim, teknoloji üretimi ve marka

Öncelikle, yerli cep telefonu örneğinde olduğu gibi ekranını, pilini, çipini ithal edip burada montajını yapmak, sonra da etiketine yerli üretim yazmak, pek çok kişiye yerli üretim gibi görünmüyor! Önceliğimiz %100 yerli ürünleri üretecek teknolojiye ve eğitime yatırım yapmak olmalı. İkincisi yine cep telefonunda olduğu gibi perakende pazarında markanız yoksa istediğiniz kadar yerli üretim etiketi koyun, insanlar yine markalı ürünü tercih etmeye devam edecektir. Başta büyük şirketler olmak üzere iş dünyasının, önce dünya markası sonra da ulusal ve yerel markalar konusuna ciddi yatırımlar yapmasının zamanı geldi de geçiyor.