Yerli ve milli ürün nedir?

Serdar ÖMEROĞULLARI 15 Ağustos 2018 Çarşamba, 06:14

Bir önceki yazımda yerli ve milli ürünlerin tercih edilmesi gerektiğinden ve markalaşmadan bahsetmiştik. Okuyucularımdan gelen mesajlar yerli ve milli meselesinde kafa karışıklığı olduğu hissini bana uyandırdığından bu konuyu biraz daha açma gereği duydum.

Yerli ürün nedir?

Alışveriş yaparken bir ürünün yerli olduğunu nasıl anlarsınız? Üzerindeki markanın Türk olmasından mı, satan mağazanın Türk firması olmasından mı ya da barkodunun 869 ile başlamasından mı? Bunların hepsi de sizi yanıltabilir. Mahallenizdeki bir züccaciye dükkânı bile size pek çok ithal ürünü satıyor, siz de kaynağına bakmadan bu ürünleri satın alarak ithalatı besliyor olabilirsiniz.

Diğer taraftan üretim yeri Türkiye'de, sahibinin ve çalışanlarının T.C. vatandaşı olduğu bir fabrikanın ürünlerinin bile ne kadar yerli olduğunu bilemeyebilirsiniz. Daha iyi anlaşılması için bir örnek verelim. Yerli bir markanın ürettiği led televizyonun yerlilik oranı ile yine aynı markanın ürettiği buzdolabının yerlilik oranı arasında fark vardır. Çünkü TV'nin ana aksamı olan led ekran Uzak Doğu'dan gelmekte ve sadece dış kasası ve bazı parçaları burada üretilerek montajı yapılmaktadır. Yani ithal marka bir TV almakla yerli marka almak arasında çok büyük bir fark yoktur. Ancak buzdolabı veya çamaşır makinesinde yerlilik oranı çok daha yüksektir. Yine bile bu ürünlerin üretiminde belli bir oranda ithal parçalar kullanılmış olabilir. Burada dikkat etmemiz gereken şey satın alacağınız ürünün öncelikle yüzde 100 yerli olması, olamıyorsa büyük oranda yerlilik oranına sahip olmasıdır.

869 kodu yerli olduğunun ispatı mıdır?

Ürün barkodlarında 868 veya 869 numara ile başlayanların Türkiye'de üretildiği ile ilgili yaygın bir yanlış bilgi var. Barkod Sistemi (GS1 Sistemi) merkezi Brüksel'de bulunan GS1 Organizasyonu tarafından yönetilmektedir. GS1 Organizasyonu, GS1 Türkiye'ye 868 veya 869 önekini tahsis etmiştir, başka bir ifade ile GS1 Türkiye üyelerine 868 veya 869 öneki ile başlayan firma önekleri vermektedir. Firmalar da kendilerine tahsis edilen bu öneklerini ürünlerini numaralandırmakta kullanmaktadır. Bir ürünün barkodunun 868 veya 869 ile başlaması o ürünün kesinlikle Türkiye'de üretilmiş olduğunun garantisi değildir. İthalatçı bir firmanın, GS1 Türkiye'ye başvurarak almış olduğu 868 veya 869 ile başlayan firma öneki ile ithal ettiği ürünü numaralandırması GS1 Sistemi açısından bir sakınca taşımamaktadır. Benzer şekilde bir ürünün 868 veya 869 dışında bir numara ile başlaması da o ürünün kesinlikle Türkiye dışında üretilmiş olduğunun göstergesi değildir. Ülkemizde de üretim yapan uluslararası firmalar merkez ofislerinin bulunduğu yerden almış oldukları firma öneki ile ülkemizde üretilen bir ürünü numaralandırabilir.

İşte ortaya çıkan bir iletişim ihtiyacı

Önümüz Kurban Bayramı, hayvan pazarlarını gezdiğinizde satışa çıkan kurbanlıkların kulağında bir küpe olduğunu göreceksiniz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sunulan hizmet sayesinde cep telefonunuza yüklediğiniz 'Küpe Sorgulama' programı ile ilgilendiğiniz hayvanın yaş, ırk, aşı, sağlık durumu gibi bilgilerine, telefonunuza okutarak anında ulaşabiliyorsunuz. Etiket uygulaması, marketlerde satılan gıda ürünlerinde de uzun bir süredir mevcut. İşte tıpkı bu etiketler gibi Ticaret Bakanlığı tarafından çıkartılacak bir yönetmelik ile ürünlerin yerlilik oranlarının ambalaj üzerinde belirtilmesi vatandaşların işini kolaylaştırabilir. Örnekle anlatacak olursak, firmalar 10 TL'lik maliyeti olan bir ürünün işçilik maliyeti hariç kaç lirası ithal malzemelerden kaç lirası yerli malzemelerden oluştuğunu oransal olarak ürünün üzerinde belirtirse siz de alışverişinizi buna göre yapabilir, yerli ürünleri kolaylıkla seçebilirsiniz. Böylelikle harcadığınız paranın yüzde kaçının yurt dışına gideceğini, yüzde kaçının Türkiye'de kalacağını görebilir ve tercihinizi buna göre yapabilirsiniz.

Marka yoksa tüm bunlar nafile!

Zaman zaman ortaya çıkan olaylar sonucunda gelişen milli hassasiyetler ile yerli ürünlere bir yönelme olsa da bu çok kısa sürmekte ve buna sebep olay soğuduktan sonra insanlar yine eski davranışlarına geri dönmektedir. Her seferinde başa dönmemek için yerli iş insanlarının kolaycılıktan kaçınarak markaya yatırım yapması ve yerli markalar ortaya koyması uzun vadede kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Ekonomimizin dışa bağımlılıktan kurtulması buna bağlıdır. Sağlıcakla kalın.