Benden selam söyle!

Süleyman IŞIK 03 Ocak 2019 Perşembe, 06:09

Biraz dinleneyim, okurların gözü de dinlensin diye iki yıldır kaleme aldığım yazılarıma ara vermiştim. Ancak aralıksız akan hayat insana bu izni vermiyor.

Bugün biraz dertleşelim; ama önce bir selamı sahibine iletelim de üzerimizde kalmasın. Selamı gönderen bir sağlık görevlisi, gönderilense İl Sağlık Müdürü.

Müdür beyle tanışmadık; o nedenle adını bilmiyorum. Görevlinin ise adı bende saklı...

Müdür bey arzu ederse selamın sahibinin adını paylaşabilirim.

Nereden çıktı bu selam işi demeyin.

Allah'ın selamı işte...

Geçen hafta altı yaşındaki oğlumu ateşler içinde Dörtçelik Çocuk Hastanesi'ne götürdük. İçerisi malum, ana baba günü gibi. Bekleyenlerin üçü Türk'se en az biri Suriyeli. Sağlık, her insanın hakkı lakin bir başka ülkeden hiçbir kayıt kuyut tutmadan, sağlık kontrolünden geçirmeden ülkeyi yabancı insanlarla doldurmak ne kadar doğru bilemem!

Doktorların çoğu, Türkiye'de kökü kazınan birçok hastalığın bu nedenle hortladığını söylüyorsa sıkıntı var demektir.

Zaten çocuğun rahatsızlığı da bir tuhaf... Yüksek ateş, öksürük, nezle, kusma, ishal, mide krampları...

Her neyse; önümüzde seksen civarı hasta var. Epeyce bekledikten sonra sıramız geldi. Doktor hanım çocuğu muayene edip, elimize e-reçetenin numarasını yazıp vererek, 'Raporu sarı alandan alacaksınız. Ayrıca iğne yazdım sisteme. Danışmaya iğneyi nerede yaptıracağınızı sorun' dedi.

Doktora teşekkür edip danışma görevlisine iğneyi nerede yaptırabileceğimizi sorduk. Görevli uzun uzun yüzümüze baktıktan sonra kafasını çevirdi. "Herhalde anlamadı" deyip sorumuzu yineledik. Bu kez yanındakine bir şeyler söyledi. "Herhalde zihni meşguldür" diye sarı alandaki görevliden istirahat raporunu alıp yeniden danışmaya geldik.

Tekrar sorumuzu sormak için ağzımızı açmıştık ki, görevli bağırmaya başladı. 'Niye bağırıyorsun?' deyince sesini daha yükselterek 'Sağır mısınız? İkide bir ne sorup duruyorsunuz? İğneyi ben yapacağım' dedi. 'Bunu nerden bilelim. Söylemedin ki...' deyince 'Defolun gidin başımdan'  yanıtını aldık.

Hızını alamamış olacak ki, 'Güvenlik' diye bağırmaya başladı. Güvenliğin gelmesinden daha çok cesaret alıp 'İşinize gelirse' dedi. Sonra da ekledi:

'Git istediğin yere şikâyet et. Benden de bol bol selam söyle'.

Dedik ya selam Allah'ın selamı. Üstümüzde dursa olmaz. İl Sağlık Müdürü beyefendiye ve muhtemelen Çocuk Hastanesinin Başhekimi beyefendiye Danışma Görevlisi beyefendinin çok çok selamları var.

***

Bu ülkede insanların gözü doymaz bazı şirketler karşısında ne kadar sahipsiz ve çaresiz olduğunu yaşayarak öğreniyoruz. Elektrikte, doğal gazda, suda, telefonda, internette; hasılı yaşamın her alanında elleri hep cebimizde.

Buna dur demesi gereken yetkili ve etkililerse "tavşana kaç tazıya tut" diyerek kafayı kuma gömmüş üç maymunu oynuyorlar.

Biraz yakınsan alacağın yanıt belli:

'Kardeşim sen de git mahkemeye şikâyet et'.

'Ben şikâyet edeceksem sen ne iş yaparsın? Neden bunlara vatandaşa eziyet etme imkânı veriyorsunuz?' diyemiyorsun!..

Geçen yıl bir telefon hattı aldım. Ardından taahhüdüm bitip, o hatta ihtiyacım kalmayınca geçen gün iptal ettireyim dedim ve GSM şirketini aradım. Menülerinde yeni müşteri olma, numarayı o şirkete taşıma vardı ama hat iptali yoktu. Yani hat almak için numara tuşlayabiliyordun ama ayrılmak için tuşlayabileceğin bir tuş yoktu.

Her neyse bir şekilde müşteri temsilcisine ulaşıp derdimi anlattım. Uzun uzun bir sürü fiyat önerilerinde bulundu. Ben de kendisine hatta ihtiyacım olmadığını belirterek iptal kararımda direttim. Bunun üzerine 'Hattı iptal ederiz ama ocak ve şubat aylarının parasını da alırız' dedi.

Nedenini sorunca 'Hat iptalini şubeden yapacaksınız. Bu durumda evrakınız bize bir haftada ulaşır. Öyle olunca zaten bugün 30 Aralık. Bir hafta sonra işlem ocak ayına sarkacağından ocak faturasını alırız' yanıtını verdi.

'Peki, şubat faturasını neden ödeyecekmişim?' soruma verdiği yanıt da biraz önceki danışma görevlisini andırır gibiydi:

'Durum bu. Beğenmiyorsanız şikâyet edin'.

Allah'tan 'Selam söyle' demedi. Deseydi, Vodafone Bölge Müdürü'ne iletirdim. Üstümde kalmasın diye.

Şikâyet konusuna gelince... Sonuna kadar gideceğimden kuşkunuz olmasın!..