Biz hep yiyoruz

Süleyman IŞIK 28 Mayıs 2017 Pazar, 06:00

Kaymakamlar nedense anılarını yazmazlar. Oysa her gün farklı coğrafyalarda bir yığın ilginçlikler yaşarlar.

Keles, Bursa'nın bir dağ ilçesidir. Yörüklerin ya da Bursalıların tabiriyle söyleyelim Dağlı'ların yaşadığı bu ilçenin ücra bir köyündeyiz.

Kaymakam, köye gelmiş. Rastgele bir köylünün sabah sofrasına misafir olmuş. Tabii köylünün eli ayağına dolaşmış. Jandarma onbaşısını Padişah sayan garibim köylü, Kaymakamı oturtacak yer bulamamış.

Tabii zeytindi, peynirdi ne bulunduysa sofraya getirilmiş. Balı komşudan, kaymağı muhtardan yetiştirmişler.

Kaymakam sofraya buyur edilmiş. Ev sahibi bir yandan ekmek kesiyor, diğer yandan da daha çok yemesi için kaymakamı teşvik ediyormuş.

Kaymakam, kaymaktan, baldan, yumurtadan atıştırırken sofradakilerin bal ve kaymağı, ev sahibinin ise hiçbir şeyi yemediğini fark edince sormuş.

-Bana ye diyorsunuz ama siz neden balı yemeyip, kaymağa dokunmuyorsunuz?

Kaymakamın üzülmesini istemeyen köylü yanıtlamış.

-Gaymıkam bey, biz hep yiyoz. Siz buyrun. Bize bakman.

Bunları kim mi anlattı? Hiç kimse... O zaman bacak kadar bir çocuktum ama kaymakamla birlikte sofrada balı, kaymağı götürüyordum...

Siz yemeseniz...

Dedik ya Kaymakam öyküleri bitmez. Köy kahvelerinde bir Kaymakam öyküsü varsa en az 3 de Karakol Kumandanı öyküsü anlatılır.

Kaymakamlardan biri Orhaneli'den Keles'e doğru tenteli cipiyle giderken su kenarındaki bahçesinde elma toplayan köylüye selam vermiş, selamına karşı bağa buyur edilmiş. Biraz sohbetten sonra Kaymakam'ın gitmeye hazırlandığını gören köylü, aceleyle topladığı bir sandık elmayı cipin bagajına koymuş.

Kaymakam mahcup, 'Ya Ağa, sen fakir adamsın. Bir sandık elmayı bana vereceğine satıp bir ihtiyacını görsene' deyince köylü cevap vermiş: 'Gaymıkam Bey sen heç dert etme. Onlar dip elması. Sen yimesen ineklere verecez gari'.

O zamanlar da çocuk muydum? Yoo yeni yetme bir delikanlı olarak o bağdaki bir ağaçta elma topluyordum...