Hamam sefası

Süleyman IŞIK 26 Ağustos 2019 Pazartesi, 06:06

Gazeteciliğe ilk başladığım yıllardı.

Çiçeği burnunda bir muhabirdim.

Gazetecilik deyimiyle haber yakalamak amacıyla Bursa sokaklarını arşınlayıp avlanıyordum. "Bursa" demişsek sadece Osmangazi; eh biraz da Nilüfer...

Haa bir de Çekirge var tabii.

İlçe değil ama İzmir'in Karşıyaka'sı gibi. 16.5 yani.

80'li yıllarda çok sıcak bir yaz günüydü. Omuzumda fotoğraf makinası Heykel-Postane turu atarken epeyce terlemiş olacağım ki, üstüme biraz su dökünüp, "rahatlayayım" diye Çakırhamam'a girdim.

Daha üç tas su boca edip 'Oh be' demek üzereyken sirenler çalmaya başladı. Oldukça yakından gelen sesin itfaiye sireni olduğunu fark edince fırladım.

Dolaptan fotoğraf makinemi kaptığım gibi dışarı çıktım.

Çevredekiler dumanın geldiği yöne, yani Ulucami'nin karşısındaki PTT binasına doğru koşturuyorlardı.

Sümerbank'ın önüne vardığımda alevleri görünce yavaşlayıp, fotoğraf çekmeye başladım. Ortalık ana baba gününe dönmüş, sokaklardan insanlar koşarak yanan binanın önüne akın etmeye başlamıştı.

Birden üç adım ötemdeki kadın bana ters ters bakıp 'Terbiyesiz' diye bağırdı.

Bir anlam veremedim.

Başka bir kadın daha 'Tövbe tövbe ne günlere kaldık' deyip başını çevirince ister istemez önüme baktım.

Çırılçıplaktım ve ayaklarımın dibinde peştamal duruyordu.

Müthiş bir panik yaşadım. Elim ayağıma dolaştı.

Kaçmakla durmak arasında yapabildiğim tek şey fotoğraf makinamı önüme tutmak oldu.

Allah'tan sakallı bir amca yere eğilip peştamalı uzattı.

Hemen sarınıp, insanların şaşkın bakışları arasında koştur koştur hamama attım kendimi...

O üç beş dakikada yaşadıklarım sinirime dokunmuş olacak ki, gülmeye başladım.

Zaten halim gülünmeyecek gibi değildi.

Haber peşinde koşarken neredeyse kendim haber olacaktım.

Neyse ki, bir meslektaşım o halimi fotoğraflamamıştı.

Belki kepaze olmuştum ama PTT yangınıyla ilgili en güzel fotoğrafları taze taze ben çekmiştim.