Havada kalan uçak

Süleyman IŞIK 01 Nisan 2019 Pazartesi, 06:14

Yıllar yılı Trabzon üzerinden Ordu'ya gittim. Çalıştığım şirketin Ordu'da da fabrikası olduğundan İstanbul-Trabzon uçağından başlayarak bölgede pek çok sevimli olay yaşadım. Bunlardan bazılarını yazdım, bazılarını anlattım.

İnsanların sanki fıkra anlatıyormuşum gibi tebessümle bakmalarına alıştım.

Fıkra dinlemek keyifli ancak o fıkrayı yaşıyor olmak değişik bir duygu. Önce dumura uğrama, anlayamama, ardından yaşanana adapte olma çabası falan... Yani fıkrayı yaşamak anlatmak kadar keyifli değil.

Karadeniz insanını seviyorum. Bir yanım o topraklardan olduğundan buralardan o bölgeyi ve insanını anlamak o kadar kolay olmuyor. Hoş; biz ne kadar anlaşılırız o da ayrı mesele.

Çok sevdiğim bir fıkra var. Trabzonlu, İstanbul'a gitmiş. Dönüşünde sormuşlar.

-Ula Cemal İstanbul nasul? Anlat da...

Cemal, elindeki çaydan bir yudum alıp yanıtlamış.

-Haçan cüzeldu amma biraz sapa kalayi.

Nereden baktığına bağlı yani...

***

Yine bir Trabzon uçağı...

Yanımda İstanbul'dan dönen bir amca. Torunlarını görmüş İstanbul'da. Uzun uzun anlattı. Yarım saat sonra sadece torunlarını değil, oğlunu, gelinini, hatta komşularını bile yakından tanıyor gibiydim. Amcanın keyfi yerinde daha Akçaabat'tan İstanbul'a göç eden yakınlarını saymaya başlamıştı ki uçak önce sallanmaya, sonra taşlı tarlaya girip hızını alamayan Şahin araba gibi içimizi dışımıza çıkarmaya başladı. Servis arabasını koştur koştur geri çeken hosteslere bakarken 'kemerlerinizi bağlayın' anonsunu duyduk.

Amca hiç tınmamıştı. Anlatmaya devam ediyordu etmesine ama benim duyacak halim yoktu. Türbülans biraz daha devam etse neredeyse hatim edecektim.

Muhtemelen bet beniz de atmıştı bende ki amca sırıtarak dürttü.

-Ula korkayı misun?

-Görmüyor musun amca? Neredeyse düştük düşeceğiz...

Amca keyifli keyifli yine dürttü.

-Ula niye korkayisun?

Bu kez sustum. Ne denebilirdi ki? Amca bu kez daha sert dürttü.

-De pagayum bağa. Bu uçak babanin midur?

-Yoo.

-O halde niye üzüleyisun?

Bir yandan Ayetel Kürsi'yi bilmem kaçıncı kez okurken amcanın söylediklerini hazmetmeye çalışırken amca son kez dürttü.

-Sen hiç havada kalan uçak gördin mu?

'Hayır' deyince amca keyifli bir kahkaha attı.

'Demek ki yere ineceğuz yeğenum'.

Seviyorum Trabzon'u ve o güzel insanlarını.