İngilizce

Süleyman IŞIK 05 Şubat 2017 Pazar, 07:33

 

Mülakatta yabancı dili sorgulamak bela iştir. Çat pat İngilizce bilirsin. Adayda aradığın en önemli kriter ise akıcı İngilizce konuşmasıdır ve tabii bunu sorgulamak size, yani İK'cıya düşer. İK'cı İngilizce bilmiyorsa ne olacak? Çaktırmayacak; biliyor gibi yapacak J

Kendinden emin biçimde adaya, İngilizceyi ne kadar bildiğini sorup biraz İngilizce konuşmasını isteyeceksin. Aday sesi titreyerek bir şeyler mırıldanacak. Sözcükleri anlıyormuşçasına kaşını kaldırıp denetliyor havasında takip edeceksin. Sonra da bir taraftan 'Acaba doğru cümleler mi kurdu' diye düşüneceksin... Aday kendinden emin biçimde konuşmuşsa onun çok iyi İngilizce bildiğine hükmedeceksin.

Bir gün tek kelime İngilizce bilmeyen üstatlardan birinin ziyaretinde çayımızı yudumlarken içeriye elinde formuyla bir kızcağız girdi. Kalkmak için müsaade isteyince üstat omuzuma bastırıp 'Yabancı mısın? Mülakata sen de katıl' diyerek yerime oturttu. Anlaşılan mülakata dair engin bilgi ve deneyiminden benim de yararlanmamı istiyordu.

Karşısında mahcup mahcup oturan kıza sordu: 'İngilizce'yi iyi bilir misin?'.

Kızcağız 'Evet. Hem kolej hem de Bilkent mezunuyum' diye yanıt verince üstat 'Biz çok iyi konuşan birini arıyoruz. Öyle eften püften bilenleri değil' dedi. Kız da bu hususta teminat verip TOEFL sınav notunu söyledi. Oldukça yüksek bir puandı. İşi yine de sağlama almak isteyen üstat yeniden sordu:  'Söyle bakalım o zaman, adın Fatma'ydı değil mi? Fatma'nın İngilizcesi nedir?'