Öp bakayım...

Süleyman IŞIK 07 Ekim 2018 Pazar, 06:15

Denizli'ye bir seminer için gitmiştim. Fırsat bu fırsat deyip oranın büyük fabrikalarından birinde yönetici olarak çalışan bir arkadaşımı ziyaret edeyim dedim.

Telefon ettim, müsaitti. Fabrikanın dış kapısından girip iç kapıya yöneldiğimizde kapıya birikmiş yüzlerce kişi gördük.

10 adım ötedeki cihazda kart basan insanlar kapının hemen yanına konulmuş sandalyede oturan yaşlı bir amcanın elini öpüp öyle içeri giriyorlardı.

Herhalde bir cenaze dolayısıyla taziyede bulunuyorlar diye düşünüp amcanın elini sıkıp başsağlığı diledikten sonra arkadaşın odasına vardık.

Çay içip sohbet ettik. Kalkacağımız sıra aklıma geldi. 'Kapıda el öptüren adam kim?' diye sordum.

Arkadaşım gülümseyerek 'Haa o mu?' dedi, 'O bizim Patron. Her vardiya değişiminde kapıya oturup çalışanlara elini öptürür. Alıştık artık...'

Geçen gazetede bir haber ilişti gözüme. Haberde o şirketin battığı yazıyordu. Amcaya mı üzülsem, el öpenlerine mi; bilemedim.