Patrona 3. Mektup

Süleyman IŞIK 28 Ocak 2018 Pazar, 06:10

Değerli büyüğüm,

Selam eder ellerinden öperim. Selam dedim de; geçenlerde senin yeni yetme finansçıya feysbukda tesadüf edip feyk bi hesap açarak 'Beyefendi nasılsınız? Sıhhattesinizdir inşallah' diye bi yoklayayım dedim. Bana cevabı 'Tşk' oldu. Sonra da 'U' diye cevap verip bir sürü gülen surat koydu. Aklı sıra maytap geçecek serseri.

Kusura bakmayın sayın büyüğüm ama gün geçtikçe bunlar akıllanacağına daha bir tuhaflaşıyorlar. Şimdi içinizden 'Vay vay vay. Bizim eski müdür bilgisayar öğrenmiş de feysbuka bile giriyor' diye geçiyordur. Ee biz de boş durmuyoruz mirim. Kendimizi yeniliyoruz her daim. Artık postu sosyal medya dedikleri sanal dünyaya serdik.

Yahu biz ne zor şartlarda çalışmış, bu işçi milletinin niyetini, ne düşünüp ne düşünmediğini, saygıdeğer büyüğüm olan siz beyefendinin servetine ne tür zarar verebileceğini öğrenmek için nelere nelere katlanmışız. İspiyon diye yerleştirdiklerimizin sırtını sıvazlamaktan tut, eski moda aletlerle dinlemeler yap, ara sıra elebaşı diye kuşkulandıklarımızı sıkıştır falan filan...

Size hep derim beyefendi; tekniğin, fennin gözünü seveyim. Şimdi giriyorsun feysbuka bir de cik cik öten kuş misali tivitıra... Sormana hiç lüzum yok. Herkes dökülüyor anında. Neler düşünüyormuş da neredeymiş, kimlerleymiş. Hangi gruplara girmiş.

Sizin şaşı santralcı bile iki kelam etmeyi öğrenememişken sürekli gavur yazar çizer takımından kıssadan hisse laflar paylaşmadan işine bismillah etmiyor.

Sırf ortaya dökülüp ötsünler diye ara sıra size sallıyorum değerli büyüğüm. Maksadım asla ve kata sizi tahkir etmek değil; amma velakin oltaya gelmiyor hergeleler.

Merak ediyorum da; bu veletler bu kadar resim, laf paylaşmaktan vakit bulup da çalışıyorlar? Buna bir türlü akıl erdiremiyorum. Bence bu işe siz bir el atın derim. Yasaklayın mesela interneti, feysbuku, tivitırı. Bak bi daha girebiliyorlar mı?

Geçen bi baktım, muhterem şirketinizin ipe sapa gelmez insan hakları müdürü işçi çocukları arasında resim yarışması  düzenlemiş de o çarpık çurpuk resimleri sizin siteye koymuş. Kimbilir o veletler nasıl da kasım kasım kasılıyorlardır sanatçı havasında. Amma suç babalarında. Bu kopillerin eline fırça verilir mi? Fırça verirsen bugün resim boyarlar, yarın bir bakmışsın sokaklara yazı yazıyorlar. Halbuki vereceksin ellerine 13-14 anahtarla bir levye; çıraklıktan hem para kazanırlar hem bakarsın kalfa malfa olurlar zahir. İşçiden çıraktan sanatçı mı olurmuş?

Hadi o neyse de kurulmasına göz yumduğunuz tiyatora kulübü neyin nesi? Bir de temsil vermişler; sizin mahdum da bu temsili ayakta alkışlamış. Sayın değerli büyüğüm, sizinkiler işi iyiden iyiye oyuna dökmüşler de haberiniz yok. Soytarılıkla para mı kazanılırmış?

Hadi o neyse diyelim ya oyunun ismi? Bak bak bak... 'Biz bir aileyiz'. Ee artık bu durumda bir sürü baldırı çıplağı nüfusunuza geçirirsiniz geçirmesine ya, yine bir kriz mriz olduğunda o aile üyelerini sokağa mı atarsınız, soksa kedi gibi besler misiniz orası size kalmış valla.

Kalite müdürünüze öteden beri takıkımdır bilirsiniz. Ne kadar janjanlı kelime varsa bayılır. Yalınmış, 6 sigmaymış, trizmiş falan falan. Bir sürü eğitim, bir sürü masraf. Bunlardan bi şey çıksa yüreğim gam yemeyecek. Yahu bizim işçilerimiz Japon mu, Çinli mi? Bizimkiler bi tek şeyden anlar: İyi iş çıkarırlarsa havuç, yaramazlık yaparlarsa sopa. Bu dünya kurulalı beri böyle. Lakin gel anlat.

Siz değerli büyüğümü aydınlatabildiysem ne mutlu bana. Arz-ı hürmet ederim sayın büyüğüm. Ellerinizden öperim.