Radar cezası

Süleyman IŞIK 15 Ekim 2017 Pazar, 08:42

Bir görüşme için sekreterim Nilgün'le İzmir'e doğru yola çıkarken sıkı sıkı tembihledim. Dedim ki, 'Bursa-Balıkesir arasında çok sayıda radar var. Senden ricam, gözün yolun sağında, radarlarda olsun...'.

'İyi de' dedi, 'Radarları nasıl bileceğim?'. Nilgün haklıydı, anlattım. 'Radar olan arabalar yolun sağında ve gidiş yönüne göre ters dönmüş oldukları için kolay fark edersin'.

Nasıl olsa Nilgün radarları gözlüyor düşüncesiyle az biraz yol almıştım ki, 125 km. hızla radara girdiğimi fark ettim. İş işten geçmişti. Trafik polisi, beni kenara davet edip ehliyet ve ruhsatı istedi. Ardından hız cezasını kesip makbuzu verdi.

Öfkeyle arabaya dönüp Nilgün'e çıkıştım.

-Hani radarları gözleyecektin?

Nilgün üzgün ve şaşkın cevap verdi.

-İyi de yolda ters dönmüş vaziyette, lastikleri havada hiç araç yoktu ki. Olsa kesin fark ederdim...

 

Annenizin kızlık soyadı

O gün bankanın sıra veren cihazı arızalı olduğundan kuyruğa girmiştik. Kuyruktayken önümdeki kızın hareketleri dikkatimi çekmişti. Birkaç dakika içinde elindeki cep telefonundan 50'den fazla mesaj göndermişti. O kadar seri yazıyordu ki, parmaklarının hareketini izlemek güçtü.

Sıra kıza gelince kimliğini uzattı. Gişe görevlisi, bilgisayarda işlem yaptıktan sonra sordu.

-Zehra Hanım, annenizin kızlık soyadı neydi?

- Niye soruyorsunuz? Annem kız değil ki...

Kuyruktakilerin yüzlerine bir gülümseme yayıldı. Anlaşılan gişe görevlisinin bu kızla epeyce işi vardı.

- Zehra hanım, dayınız varsa dayınızın soyadı olsa da olur.

- Dayımın kızlık soyadı olmaz ki... Dayım da kız değil.

- Kızlık soyadı demedim zaten. Annenizin kızlık soyadı, dayınızın şu anki soyadı olduğundan sordum. Dayınızın soyadını verebilir misiniz?

- Veremem.

-Neden Zehra Hanım?

-Çünkü dayımla küsüz.

 

DİLEKÇE

Madem sözü bankalardan açtık, devam edelim. Gişe görevlisi; kuyrukta önümde olan ve bankaya olan borcuna itiraz eden vatandaşa 'Amca, şuradan bir kağıt ve kalem alıp bir dilekçe yazıver' dedi.

Sıra bana gelmiş ve havale formunu gişedeki kıza uzatmıştım ki, amca elindeki kâğıtla geri geldi. Bana aldırış etmeksizin camın üstünden kâğıdı gişe görevlisi kıza verdi.

Kız, önündeki katlanmış kâğıdı açtığında bir şey anlamadığından, 'Bu ne?' diye amcaya gösterdi.

Kâğıtta kocaman harflerle 'DİLEKÇE' kelimesi yazılıydı.