Şarap yok!

Süleyman IŞIK 11 Aralık 2016 Pazar, 09:54

Bir Fransız şirketinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalışırken Genel Müdür'le olan toplantının uzadığı bir akşamdı ve biz açtık.

Ne yiyelim, nerede yiyelim diye düşünürken 'Daha gelmiyor musun?' diye eşim aradı. Durumu anlatınca 'Evde yemek var, isterseniz buyurun' dedi.

Genel Müdür'le ailece görüştüğümüzden teklifime nazlanmadı. Evin yolunu tuttuk. Bu arada Genel Müdür öyle klasik bir yönetici değildi. Ortaya yakın bir boy, düzensiz sakallar, altta blucin, üstte ekose bir gömlek, gözlüklü, sevimli biri.  Bizim sokağın başında 'Ya elimiz boş gitmeyelim, şuradaki bayiden şarap alalım bari' deyip bayiden içeri girdi.

 'Şarap var mı?' sorusuna olumsuz yanıt alınca şaşırdık. Bayinin rafları, çeşitli marka şaraplarla doluydu. Genel Müdür raflardaki şarapları gösterip sordu.

-Madem şarap yok bunlar ne peki?

Bayi, merhametini yansıtan bir sesle yanıtladı.

-Abi onlar pahalı şaraplar. Sana uymaz.

Kahkahayı koyuverdik. Şarap koltuğumun altında evin kapısını çalarken Genel Müdür'e takıldım.

-Köprü altı şarapçısı muamelesi de iyiydi hani...

 

Adınızı kodlar mısınız?

Bu ülkede o kadar tuhaf adla karşılaşırsınız ki, şaşar kalırsınız. Satılmış Abaza'dan, Merruşe Cort'a kadar pek çok tuhaf ad duyarsınız.

Bir gün telefonumu nereden bulmuşsa iş için biri aradı. Adı Yosima soyadı Dölekçi'ydi. Telefonda adını öyle bir yuvarlıyordu ki, anlayan beri gelsin. Öyle ya, adı Yosma da olabilir, Asuman da, Osman'da... Hiç Osman'dan kadın adı olur mu demeyin. Bir yakınımın yengesi kocasıyla Bosna'dan göç etmişti. Bosna'da kadınlar, kocasının adıyla anılırmış. Örneğin eşinin adı Ali ise kadına Aliya, yok kocası Süleyman ise Suleyma derlermiş. Nüfus memuru kadına Kapıkule'de 'Adın nedir' diye sormuş. Kadın da doğal olarak 'Süleymanınki' anlamına gelen 'Suleyma' demiş. Nüfus memuru kadının adını Süleyman yazmış.

Böyle şeylerin ülkemizde yaygın olduğunu bildiğimden bir kez daha ismini tekrarlamasını rica ettim. Fakat kadın yine öyle bir söyledi ki, ben diyeyim 'Yosima Direkçi' sen anla 'Asuman Börekçi'

Baktım olacak gibi değil, 'Adınızı kodlar mısınız lütfen' dedim. Dememe kalmadan telefon tuşlarının sinir bozucu sesleri kulağımda yankılandı: 'Dat dat dıt dıt dıt dat dat dıt...'.