Takım tutmak

Süleyman IŞIK 05 Kasım 2017 Pazar, 08:18

Eleman ilanı verdiğimizde daha çok başvuru sağlarız diye çalışanlar arasında bir anket yapıp hangi yerel gazeteleri okuduklarını öğrenmek istedik. 'Madem anket yapacağız, hangi takımın taraftarı olduklarını da öğrenelim bari' diyerek ankete tuttukları takımı da ekledik. En fazla öneride bulunan çalışanları ödüllendirmenin etkili yollarından biri, onları aileleriyle sinemaya, tiyatroya, yemeğe göndermek kadar maç bileti hediye etmek olduğundan çalışanlarımızın tuttukları takımı bilmemiz iyi olurdu.

Anket formlarını sekreterim Nilgün'e teslim edip yanıtların çetelesini tutmasını istedim. Bir süre sonra Nilgün evrak imzalatmak için odama geldi. İmzaları aldıktan sonra 'Size bir şey soracağım' dedi. 'Bizim pres işçilerinden Köse Ahmet çok mu zengin?' diye sordu.

 'Zengin olsa bizde üç otuz paraya niye çalışsın ki?' diye yanıtladım. Nilgün, kafası karışmış haldeydi.

-Ben de öyle düşündüm ama gazete sahibiymiş. Ankete -Başkasının gazetesini okumam- yazmış. Gazeteyi bırakın futbol takımı da varmış.

Söylediklerine bir anlam veremedim.

-Nerden çıkartıyorsun bunları?

Nilgün izaha girişti.

-Hani anket yapmıştık ya.

-Ee?

-Okuduğunuz gazete nedir sorusuna -kendi gazetemi- yazmış, hangi takımı tutuyorsunuz sorumuza ise -kendi takımlarımı- diye cevap vermiş de ondan sordum.

Gazeteyi neyse de takım işini Nilgün'e anlatırken akla karayı seçtim.