Vali Bey

Süleyman IŞIK 21 Ekim 2018 Pazar, 06:15

Sakarya'dan bir grup arkadaş, Trabzon'da göreve başlayan valilerini ziyarete gittiler. Dönüşte gruptan biri Vali Bey'in selamıyla birlikte ziyaretime geldi. Bir yandan çay içerken bir yandan da lafladık. Merak ettim, 'Vali Bey nasıl? Alışabilmiş mi?' diye sordum. Arkadaş, 'Ne gezer?' diye yanıtladı. Nedenini sorunca da 'Bak bir olay anlattı. Dinle de kararı sen ver' dedi.

Meraklanmıştım. Anlatmaya başladı. Vali Bey, konutundan çıkmış, makamına gidecek olmuş. Oldukça dar bir yoldan geçmesi gerekiyormuş. Adamın biri yolun ortasında durmuş yanına dek gelen arabadan habersiz havaya bakıyormuş. Neyse adamın nereye baktığını anlamaya çalışıp birkaç dakika beklemişler. Çekilen olmayınca çaresiz korna çalmışlar, adam tınmamış. Bir daha korna sonra bir daha. Fakat amca ısrarla gökyüzüne bakıyormuş.

Vali Bey kızmış. Şoföre amcanın yanına yanaşmasını söylemiş. Camı açıp 'Ya mübarek; yolu kapatıyorsun. Çekilsene geçelim' demiş.

Amca, başını bulutlardan indirip Vali Bey'e doğru bakmış bakmış ve cevap vermiş: 'Farzet ki, ben bir ağacum da'...

Kahkahayı bastık. 'Peki, Vali Bey ne demiş amcaya?' diye sordum. Arkadaşım cevapladı: 'Valla onu biz de sorduk Vali Bey'e. Diyecek laf bulamamış'.

Hakikaten ne denir ki?