MERKEZ SAĞDAN YENİ PARTİ ÇIKAR MI?

Turgay AKBULUT 06 Şubat 2017 Pazartesi, 06:26

Türkiye çok önemli bir dönemeçte.

Zira önümüzde kritik bir referandum var.

Şunu söylemek zorundayım ki, toplum girdiği yolun nereye gideceğini henüz bilmiyor!

Destekleyenler ve karşı duranların tercihlerinin kaynağı mantık, sağduyu, bilgi yerine duygusallık gibi duruyor.

Toplum çok tehlikeli bir restleşmenin içine sürükleniyor.

Aklın ve bilginin yerini kör duygusallığın almasının sonunun nerelere varabileceğini öngörmek zor değil.

Bu süreci uzlaşıyla bitirebilmek, toplumsal huzur, birlik, güvenlik ve gelecek açısından mühim.

Anayasa dediğimiz olgu, siyasi bir tercih değildir.

Anayasa bir yaşam biçimi ve onun sigortasıdır.

Bu nedenle bir anayasanın kabulü ya da reddi için yüzde 51 yetmez.

Eğer toplumsal bir mutabakat kurulacaksa buna halkın hemen hemen tamamının onay vermesi gerekir.

Aksi hald,e Osmanlı'nın son yüzyılında başlayan ve hâlâ içinde bulunduğumuz bu 'intikamlar çağı'ndan kurtulamayacağız.

Burada görev siyasilere, aydınlara, medyaya, STK'lara düşüyor.

Kenan Evren dahi, 12 Eylül'ü aklamak için koca koca kitaplar bastırıp, kendince haklı gerekçeleri sıralamıştı.

Böylesine önemli bir hadisenin 'evet' ya da 'hayır' gibi tek kelimeyle basitleştirilmesi de ayrı bir mesele.

Halkı yönlendirmenin doğru olmadığına inanıyorum ancak halk aydınlatılmalı.

Siyasiler oy istemek yerine, vatandaşlara olası değişikliğin artı ve eksilerini anlatsa...

Siyaseti hamasete, slogana boğmadan.

***

Hafta sonu Bursa'da referandum hareketliliği vardı.

Takip edebildiğim kadarıyla 4 ayrı panel-konferans düzenlendi.

Bunlardan Egemenlik Milletindir Birliği'nin düzenlediği panele katılma fırsatı buldum.

Çok sayıda siyasi parti ve STK'nın oluşturduğu birliğin etkinliğine konuşmacı olarak, AK Parti'nin kurucularından, TBMM Anayasa Komisyonu eski Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır ile CHP eski Genel Başkan Yardımcılarından, Emekli Büyükelçi Onur Öymen katıldı.

Yalçınbayır hukukçu kimliği ile önemli konulara dikkat çekti.

Güçler ayrılığı ilkesinin demokrasinin olmazsa olmazı olduğunu belirten Yalçınbayır;

Bütçe yetkisinin Cumhurbaşkanı'na geçmesinin, yetkilerin tek elde toplanmasının sakıncalarından bahsetti.

***

Öymen ise dünya ülkelerinin yönetim sistemlerinden örnekler vererek, anayasa değişikliğine karşı çıktı.

Dünyanın en gelişmiş 30 ülkesinden sadece 4'ünün başkanlıkla yönetildiğinden söz eden Öymen,

Fransa tarihinden, yeğen Napolyon'dan örneklerle bu sürecin ucunun çok açık olduğunu ve değişiklik teklifinin halktan geçtiği takdirde yeni isteklerin geleceğini söyledi.

İnceleme fırsatım olmadı, ancak Öymen getirilmek istenen yeni sistemin Somali gibi geri kalmış Afrika ülkelerinde uygulandığını savundu.

MECLİS KAÇIŞ NOKTASIDIR

Öymen'in konuşmasının en dikkat çekici yanına geleceğim.

Öymen, TBMM'nin liderler için emniyet şeridi, manevra alanı olduğunu söyledi.

Bu çok dikkat çekici tespiti önemli notlarla destekledi Öymen;

"Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'na girmesi için İsmet İnönü'ye dışardan çok baskı vardı. Mısır'daki bir toplantıda İnönü'yü çok sıkıştırmışlardı. İnönü ise, 'Ben kabul etsem ne olacak. Kararı verecek olan TBMM'dir. Ben bu öneriyi Meclis'e götürürsem kıyamet kopar...' diyerek bu baskıdan çıktı"...

Ayrıca 1 Mart Tezkeresi'nden de örnek verdi Öymen ki bu açıdan bakınca anlatmaya çalıştığı husus daha net anlaşılabilir;

"ABD, çeşitli baskılarla hükümeti 1 Mart Tezkeresi için ikna etmişti. Tezkere geçse 60 bin ABD askeri ülkemize yerleşecek ve Türkiye'yi üs olarak kullanarak Irak'ı vuracaklardı. Ancak Tezkere Meclis'ten geçmedi. TBMM burada tarihi bir karar verdi. Ancak yetki tamamen tek bir kişide olsaydı bu tezkere geçmiş olacaktı..."

1 Mart Tezkeresi'nin reddiyle ilgili ana noktayı anlamanız açısından şu bilgi vermeliyim; Tezkere 2003 yılında TBMM'ye gelmişti. O tarihte AK Parti'nin vekil sayısı 363'tü...

Meclis'teki diğer parti CHP'nin ise 178 vekili vardı.

Tezkerenin geçmesi için 267 oy yeterliydi.

Sonuç: 250 ret, 263 kabul, 19 çekimser...

***

İRGİL'DEN ÇARPICI SORU

Konuşmaların ardından soru-cevap kısmı vardı.

Niyetim bir-iki soru sormaktı, ancak vatandaş öylesine dolu ki...

Soru sormak için 2 saat beklemem gerekecekti.

O nedenle soramadan ayrıldım panelden, ancak CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, Ertuğrul Yalçınbayır'a kritik bir soru sordu;

"Referandumdan 'hayır'çıkarsa merkez sağda bölünme olur mu, AK Parti içinden yeni bir oluşum çıkar mı?"

Yalçınbayır soruya ne cevap verdi bilmiyorum.

Zira sorular toplu alınıp, sonra cevaplanıyordu.

Başka bir yere yetişmek için çıkmam gerekliydi, cevabı merak ede ede gittim...

Üstünde düşünülmesi gereken bir mesele.

Bana göre, her iki sonuçta da bu ülkede çok şey değişir.

İrgil de bu soruyu, böyle bir düşüncesi ve tespiti olduğu için sormuştur.

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ İHTİYARLAR KURTARACAK

Panele çok yakın bir arkadaşımla gittim.

Zeki, kültürlü, sorgulayan, ön kabulleri olmayan biridir.

Gözlem ve mizah yeteneği de yüksektir.

Bir ara dürtükledi beni ve telefona yazdığı notu gösterdi;

'Yarınki yazının başlığı Türkiye Cumhuriyeti'ni ihtiyarlar kurtaracak olsun...' yazıyordu.

Rakamları yuvarlamayı sevmem, o yüzden salondaki sandalyeleri saydım.

Küçük bir salondu.

İçeride 280'le 290 arası insan vardı.

Yaş ortalaması ise tahminen 55.

Arkadaşımla ben çıktıktan sonra o ortalama 57-58 olmuştur!

Ne yazık ki Türkiye'nin geleceğinin konuşulduğu salonda 30 yaş altı 10 kişi ancak vardı.

 

****

2. BÖLÜM TÜRKMENLERE DESTEK GECESİ

Bursa'daki Türkmenlerin hayata tutunma mücadelesi devam ediyor.

Bu kente ayak bastıkları günden bu yana Bursalılar'ın kucak açmasıyla birçok sıkıntıyı aşan Türkmenlerin dertleri henüz bitmedi.

Kiralık ev, gıda, iş, sağlık güvencesi gibi konular Türkmenlerin önünde aşılması gereken engeller olarak hâlâ duruyor.

Türkmenleri kurulu bir düzene kavuşturmak için en başından beri mücadele veren bir avuç insan çabalamaya devam ediyor.

Bu çabanın kurumsal yapılar tarafından desteklenmemesi en büyük eksiklik.

Belediyelerden verilmiş sözler var...

Valilik'in de bazı çalışmalar içinde olduğu biliniyor.

Ancak Kamu-Sen dışında olaya tam müdahil olan bir STK henüz yok.

İşte Kamu-Sen bu cuma günü çok önemli ve anlamlı bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.

Gelirinin Telafer'den göç etmek zorunda kalan Türkmenlere bağışlanacağı bir konser düzenliyor Kamu-Sen.

Ördekli Kültür Merkezi'nde akşam 20.00'de başlayacak etkinlik.

Biletleri Kamu-Sen'den temin edebileceğiniz gibi konser günü etkinlik noktasından da alabilirsiniz.

Hem farklı, güzel bir gece geçirmek isteyenler, hem de Türkmen kardeşlerine ufak bir destek sunmak isteyen tüm Bursalılar'ı bu etkinliğe katılmaya davet ediyorum.

Bu yoğun gündem içinde Türkmenlerin seslerinin kaybolmasına izin vermemeliyiz.

Halkın yanı sıra, Bursa Valiliği'nin, belediyelerin, siyasi parti temsilciliklerinin, iş adamlarının ve STK'ların da bu gecede yer alması çok önemli.

İnsanlığın, kardeşliğin, iyilik duygularının zehirlenmeye başladığı bir dönemde, Türkmen kardeşlerinize destek vermek, yanlarında durmak manevi olarak da sizleri rahatlatacak ve arındıracaktır.