ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ’NDE ASIL AMAÇ NE?

Turgay AKBULUT 20 Şubat 2017 Pazartesi, 05:48

Türkiye kritik bir süreçte.

Anayasa referandumuna sayılı günler kaldı.

Ordumuz, başka bir ülkede milli güvenliğimiz için son derece önemli olan bir operasyon içinde.

Devlete karabasan gibi çökmüş FETÖ'yü ayıklama işi devam ediyor.

Bir ülke, aynı anda birden fazla hayati meseleyi yürütmeye çalışıyorsa, bu işlerin başarıya ulaşmasında toplumsal duruş, destek, birlik, motivasyon çok önemlidir.

Milletin, devletin arkasında dimdik durması gerekir.

Bunu sağlamak, hedeflere giden yoldaki en kritik eşiktir.

Toplumsal mutabakat; güven, adalet ve tarafsızlık üstüne inşa edilir.

Eğer siz topluma bunları vermezseniz, yahut toplumdaki bu duyguları kırmaya yönelik girişimlerde bulunursanız, bu hareketinizin altında başka niyetler ararım!

***

Uludağ Üniversitesi'nde öğrenci konsey seçimlerinde yaşanan hadiseleri daha önce yazmıştım...

Okuldaki seçimleri ülkücü öğrenciler kazanmasın diye türlü işlere kalkan idarecileri...

Baskı, korku, müdahale işe yaramayıp, yarışı ülkücülerin kazanacağı anlaşılınca da seçimlerin ertelenişini...

Yaşananların ardından hem üniversite yönetimi, hem de öğrencilerin tercihlerine müdahale ettiği öne sürülen Orhaneli Kaymakamı (bu kişi aynı zamanda vekâleten Harmancık Kaymakamlığı'nı yürütüyor.) Emir Osman Bulgurlu hakkında yazmıştım.

Ancak tek kelimelik açıklama bile yapamadılar!

***

Okul yönetiminin seçimlerde izleyeceği yolu takip edeceğiz.

Bakalım hatalarından dönecekler mi, yoksa yanlışta ısrar mı edecekler?

Kaymakam Bey'in ise hâlâ öğrenci seçimleriyle uğraştığı iddia ediliyor.

Hadiseye bakın;

Uludağ Üniversitesi'ne bağlı Harmancık Yüksekokulu'nun öğrenci temsilcisi Mirza Saydın'ı yanına çağıran Kaymakam Bey, "Birlik Vakfı'nın adayı Kemal çok iyi çocuk. Seçimlerde ona oy verin. Eli taş tutan ülkücüleri desteklemeyin..." diyor!

Olay bununla da kalmıyor. Mirza Saydam'ın babasına ulaşıp, oğlunun Kemal'e oy vermesi gerektiğini söylüyor Kaymakam Bey!..

***

Üniversite hür irade demektir.

Akıldır, mantıktır, özgürlüktür, demokrasidir üniversite.

Bilim, teknik sonra gelir...

Öğrencilerin arasındaki bir seçime dahi müdahale etmeden duramayan bir zihniyetin bu ülkeye ne gibi bir faydası olabilir?

Acaba Uludağ Üniversitesi yönetiminin dilinden düşürmediği, '3. Nesil Üniversite' sloganının içinde demokrasi, hak, hukuk, adalet yok mu?

Bu nasıl tahammülsüzlük, nasıl nefrettir!

***

Peki Kaymakam Bey!.. Öğrenci seçimlerine müdahale etmek sizin görev ve sorumluluklarınız arasında var mı yoksa sadece hobi olarak mı yapıyorsunuz bunu?

Bu ülkenin en önemli sorunlarından biri de bu değil mi?

Herkes her şeye müdahale etme arzusunda.

Okul müdürü kendini öğrencinin sahibi sanır, rektör üniversitenin kendisinin olduğunu düşünür, kaymakam ilçedeki vatandaşı malı zanneder...

Sınırınızı bilin!

Devlet memurusunuz, milletin hizmetçisisiniz!

Orhaneli'nde, Harmancık'ta her sorun çözüldü de sıra buna mı geldi?..

İlçelerin yolları ne halde, tarlalarda verimlilik düştü mü, hayvancılıkla uğraşanın ne derdi var, lisenin çatısı akıyor, işsizlik almış başını gitmiş...

Ama Kaymakam Bey'in önceliği öğrenci seçimleri!

***

Bu kanundur Kaymakam Bey, sistem boşluk kabul etmez.

Şimdi gidin Harmancık ya da Orhaneli'nde bir kahveye girin vatandaşlar ne yapıyor?

Hepsi devlet kurtarıyor, yol yapıyor, ekonomiyi düzeltiyor, okulları yeniliyor...

Neden? Çünkü bunları asıl yapması gereken başka işlerle uğraştığı için!

***

Konuyla ilgili Bursa Ülkü Ocakları Başkanı Kasım Güler'le de görüştüm.

Son derece tepkili ancak sağduyuyu elden bırakmamak gerektiğini söylüyor.

Kaymakamın, koca koca hocaların, öğrencilerin seçimlerine müdahale etmesine anlam veremediğini belirten Güler, "Kendilerini demokrasi havarisi olarak gösterenlerin hali budur işte. Üniversitede öğrencilerin arasında gerçekleşen bir seçimin dahi adil ve tarafsız yapılmasına tahammül edemediler. Konuyu takip ediyoruz. Ülkücülerin mağdur edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Gerekli girişimlerde bulunacağız" dedi.

Yine bu hafta içi konuyla ilgili daha kapsamlı bir açıklama yapacaklarını söyledi Kasım Güler.

***

Şimdi gelelim yazının başına.

Bir ülke, aynı anda birden fazla hayati meseleyi yürütmeye çalışıyorsa, bu işlerin başarıya ulaşmasında toplumsal duruş, destek, birlik, motivasyon çok önemlidir.

Sizlerin yaptığı toplumsal birliği sabote etmek değil mi?

Eğer siz bir kesimin, hem de bağıra bağıra hakkını çalarsanız, mağdur ederseniz...

Hangi birlikten hangi kardeşlikten söz edeceğiz?

Ülkücülere üvey evlat muamelesi yapmanızın ardında hangi sebep var?

Ülkücülerin, bu ülkedeki kritik rolünü bugün ilkokul çocuğu anladı, siz anlayamadınız mı?

Ya da bu kritik rolden mi rahatsızsınız?

***

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Bursa Valisi İzzettin Küçük'ün bu konuya el atması gerekiyor.

Meseleyi küçümsemek hatasına düşmemeliyiz.

Sistem domino taşı gibidir...

Siz bugün Uludağ Üniversitesi'ndeki ülkücüleri ezmeye, sindirmeye, haklarını gasp etmeye kalkarsanız...

Burada gelişecek olaylar öyle bir büyür ki...

Meydanlarda siyasilerin verdiği mutabakat mesajları boşa düşer.

O zaman bu işin altından ne  okul yönetimi ne de kaymakam kalkabilir.

Onlara tavsiyem, siyasi ve toplumsal olaylar üstüne kısa bir araştırma yapsınlar.

O küçük, önemsiz görünen olayların nasıl büyük sonuçlar doğurabileceğini görsünler.

Bu iş sadece öğrenci konsey seçimi değildir.

Bu meselenin özü Türkiye'nin birlik ruhudur, demokrasidir...