BANA BİR MASAL ANLAT

Turgay AKBULUT 24 Şubat 2020 Pazartesi, 06:00

İktidarı muhalefeti, sağcısı solcusu, yandaşı yoldaşı memleketi bitirdik!

Bu ülkenin koca koca adamları kim bilir belki çocukluklarını yaşayamadıkları, belki de hiç kitap okumadıkları için kendilerine anlatılan en absürt ve abartılı masallara inandı.

Aklıma Eyşan geldi... Hani o meşhur hapishane sahnesinde ne diyordu Ömer, Eyşan'a, "Sakın tek bir kelime dahi edeyim deme. Sakın tek bir yalan daha söyleme. Niye biliyor musun? Çünkü inanırım. Gerçek olmadığını bal gibi bilirim ama yine de sana inanırım!.."

Ah şu gözümüzü kör kulağımızı sağır eden şey!.. Adı ne bunun? Aşk mı, delilik mi, çaresizlik mi, aptallık mı, cahillik mi, ihanet mi?

Üniversiteye başladığım 2007 senesinde 'milli uçağımızın göklerde' olduğunu ilan eden o devasa afişler ülkenin her bir köşesine asılmıştı. Sanırım seçim gelip çatmıştı.

Sonraki referandumda 'Evet' dersek işsizliğin biteceğini, ülkenin şahlanacağını, dış güçlerin yerle yeksan olacağını, yargının tam bağımsızlığa kavuşacağını vaat eden siyasiler geçiyor gözümün önünden... Hatta ve hatta referandum kampanyasını hükümetle birlikte yürüten Fethullah Gülen ölülerin bile oy kullanmasını istiyordu.

Şu meşhur hikâyeyi hepiniz bilirsiniz, 'Sudan karşıya geçmek isteyen akrep, kurbağa ile anlaşma yapar. Kurbağa akrebi sırtında sudan geçirecektir. Ancak akrep bu ya dayanamaz ve suyun ortasında kurbağayı sokar!..'

Bağımsız olacak yargı tamamen FETÖ'nün eline geçince, hükümetin elinde tuttuğu silahın içindeki mermi de ters döndü...

Sonra sistemi komple değiştirmeye karar verdiler.

'Evet' dersek ekonominin uçacağını, bizi kıskanan Almanya'nın çatlayacağını, rahip Brunson'un tutulduğu cezaevinde sünnet edileceğini, doların TL karşısında diz çöküp tövbe isteyeceğini iddia ettiler!

'Ölürüm de vermem' naraları arasında Brunson ABD'nin yolunu tutarken, hükümet ise fakir çocuklara düzenlediği bir toplu sünnet şöleniyle meseleyi unutturdu.

'Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi...' şarkısı aklıma geldi!..

                                                                                   ***

İktidar bugüne kadar ne istediyse aldı bu milletten. Her referandumu kazandı, her seçimi zaferle bitirdi.

Sonuç?

5 milyon işsiz, 7 milyon Suriyeli, satılmış fabrikalar, yollar, köprüler!..

Toprağa verilmiş nice kahramanlar!

Özelleşen sağlık ve eğitim sistemi!

Birbirine düşman edilmiş bir millet!

20 milyon icra dosyası!

Borç batağında bir ülke!

Kimsenin güvenmediği bir yargı!

Katilden, hırsızdan büyükelçi!..

                                                                               ***

Sahi iktidar bugüne kadar hangi iddiasında haklı çıktı?

Çözüm süreci?

Ergenekon-Balyoz?

FETÖ?

Emevi camii?

Başörtülü bacım?

Kozmik oda?

"Sus, tek bir yalan daha söyleme! Niye biliyor musun? Çünkü inanırım!.."

                                                                              ***

İktidarı muhalefeti, sağcısı solcusu, zengini fakiri, yandaşı yoldaşı memleketi bitirdik!

İktidar akvaryumuna sığınan yandaşın keyfi yerinde. Ağalar zannediyor ki herkes kendileri gibi bal kaymak yiyor!

Zannediyorlar ki, herkes kendileri gibi devlet kasasını kemiriyor!

İktidarın zeka yönünden pek parlak olmayan çocukları, çarpım tablosunu bilmeden holding sahibi olurken...

Anadolu aslanı diye yutturulan yandaş iş adamları devleti soyarken...

3 köprü parası alıp elimize 1 köprü verenler... Kayıp 2 köprünün hesabını sormayalım diye tehdit üstüne tehdit savururken...

Norveçlinin 91 milyon dolara yaptığı tünelin daha kolay ve basitini, 1 milyar 300 milyon dolara millete fatura edenler, kimse uyanmasın diye ülkede matematiği bitirirken...

Deprem parasını, İşsizlik Fonu'nu soranlar hain ilan edilirken...

Kızılay için toplanan paralarla; neye, kime, hangi zihniyete hizmet ettiği belli olmayan vakıf ve derneklere ABD'de villalar alınırken...

Ensar'da tecavüze uğrayan çocuklara 'Bir kereden bir şey olmaz!' denilirken...

Anası ağlayan çiftçi anasıyla birlikte tarlasını terk ederken...

Ülkenin tek gelir kaynağı vergi ve trafik cezaları olmuşken...

Doğal gaz faturalarından bunalan vatandaş evine soba kurarken...

Eti kurbandan kurbana gören çocuklarımız, soğan ekmekle büyürken...

"Sus, tek bir yalan daha söyleme! Niye biliyor musun? Çünkü inanırım!.."

                                                                                     ***

ABD ve Fransa ile birlikte linç ettiğimiz Kaddafi'nin huzur içindeki ülkesi kan gölüne dönünce, Mehmetçik'i Libya'ya gönderdik...

'Libya'da ne işimiz var?' diye sormak yasak!

O zaman şunu sorayım; 'Kardeş Libya'nın istikrarını bozmak için neden ABD ve Fransa ile iş birliği yaptık?' 

Sizin 'birkaç tane' diye önemsizleştirdiğiniz şehitlerimizin acısını gidip bir de analarına, eşlerine, çocuklarına sorun! Ama biliyorum siz askerlerin fabrikada üretildiğini sanıyorsunuz!..

Ah keşke iktidarın milyar dolarları yönetme kapasitesine sahip, kahraman evlatları da askere gitseydi! Belki o zaman Mehmetçik'in ne demek olduğunu daha iyi anlardınız!..

Ege'deki adalardan ne haber var? Adamlar İzmir'e dayanınca mı müdahale edeceksiniz?

S-400'ler yattığı yerde mutlu mu?

Suriye'de tek uçak kaldıramamamızın, şehitlerimizi almak için helikopter gönderemememizin nedeni nedir?

Eğer ABD yardım etmez ve Rusya izin vermezse Suriye'de adım atamayacak hale gelmemizin sebebini açıklayabilir misiniz?

Askeri hastaneleri kapattınız... Hatay Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı Mehmetçiklerden neredeyse kurtulan çıkmıyor!

Üzülmeyin sayın iktidar yetkilileri!

Kahvedeki Osman amca, tarladaki Asiye bacı ne derseniz inanıyor! Sürekli 50 liralık mazot aldığı için pompaya gelen zamlardan etkilenmediğini sanan milli dehalarımız var oldukça sırtınız yere gelmez.

50 kanal, 100 gazete her gün aynı yalanları bağırırken...

Siz ve yandaşlarınız yeni bir kurtuluş savaşı verdiğinizi iddia ederken, merak etmeyin ceketinizi assanız yürür gidersiniz...

"Çünkü ne söyleseniz inanırız! Yalan olduğunu bal gibi biliriz yine de inanırız!"

Tek demek istediğim; Kurtuluş Savaşı verilirken, Mustafa Kemal Atatürk yırtık ayakkabıları ile cepheden cepheye koşuyordu. Sarayda oturan ise bağımsızlık mücadelesine karşı çıkan padişah ve yaverleriydi!..