Gündeme yaklaşımlar

Vedat ASLAN 09 Ocak 2018 Salı, 06:03

İngiliz yayın kurumu BBC bir yorumda bulundu ve şöyle dedi: "Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle üyelik görüşmelerinde bir umut görmediğini söyleyerek ikiyüzlülüğe son verdi."

Yani Avrupa başından beri ikiyüzlüydü. Artık sıkıldı ve kibarca itiraf edildi. Artık AB umudumuz yok diyebiliriz. En azından"tam üyelik" umudumuz hiç kalmadı desek daha doğru.

Yarım veya çeyrek üyelik formülü geliştirilebilir kanaatimce. Pantolon olmadı gömlek verelim durumu...

xxx

Abdullah Gül önce tweet attı, sonra cevap aldı. Cuma namazı çıkışı yanıt verdi. Bu defa çok sert yanıt aldı. Geçen cuma namazı çıkışında yanıt vermedi. "Öyle üst perdeden yanıt verdiler ki Gül iyice çekinip sindi" belki de...

"Partinin kurucusu değil" bile dendi. Geçen cuma Gül yanıt verseydi şimdi yapılacak eleştirilerin dozajını varın siz düşünün. Bence iyi oldu cevap vermemesi. Biraz rahatladı ortam. Hafta sonu fazla can sıkıcı demeç duymadık. Geçen haftaya nispeten... Yılın ilk çeyreğinde polemik sayısı ve dozajı geçen yıla göre yüzde 30 azalsa bari...

Siyasetin dili biraz normalleşse hepimiz için güzel olacak...

xxx

Ankara'da cami inşaatına yardım amaçlı para topladığını söyleyip vatandaşları dolandırdığı belirlenen kişi suçüstü yakalandı. İlkokul mezunu olduğu anlaşılan şüphelinin kendisini doçent olarak tanıtarak bazı televizyon kanallarındaki programlara konuk olduğu da ortaya çıktı.

TV'lerde kalite düştü malumunuz. Sayı artınca herkes 20-30 dakikalığına görünebiliyor kolayca. Sonuçta hiçbir yapımcı "Ben doçentim" diyene diploma sormuyor. Buraya kadar her şey tamam da bu programları bir akademisyen izlemiyor mu? "Yahu bu adam saçmalıyor" diyen bir Allah'ın kulu neden çıkmıyor?

Sonuç; TV'ler hiç izlenmiyor. İlgili kanal ise hiç ama hiç izlenmiyor. Aynı kanalda izleyiciye bir spiker canlı yayında küfretse kimse kanalı arayıp kem sözleri iade etmez bence. Denemesi bedava. O derece ratingleri yerlerde anlayacağınız.

Çok acınası medya halleri bunlar...

xxx

Bahçeli 2018'in ilk şaşırtmalı demecine imza attı:

 "MHP, Cumhurbaşkanlığı adayı göstermeyecektir. MHP'nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmayacaktır. Daha net olarak ifade ediyorum, herhangi bir sebeple Recep Tayyip Erdoğan aday olmaktan vazgeçerse, "Ben böyle bir yola girmek istemiyorum" der ise o kendisinin bileceği iştir. Ama başlatılan bir ruha MHP sadıktır."

Aslında "Erdoğan aday olmasa bile onu desteklemeye devam edeceğiz" açıklaması daha sadık bir açıklama olmaz mıydı? Fırsat kaçtı işte... Keşke böyle deseydi... Daha fazla gündem yaratacak bir söylem olurdu...

"Sağın solun dolduruşuna gelme" diyerek Abdullah Gül'e adaylık uyarısında bulunması da bir başka güzellikti.

2018 hakikaten çok renkli geçecek. Şimdiden ellerimi ovuşturmaya başladım...