4857 sayılı İş Kanunu'nda 'Toplu İşçi Çıkarma'

Yalçın KUBAT 25 Mart 2019 Pazartesi, 06:00

İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, iş yeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile iş yeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu'na bildirmek zorundadır. Toplu işten çıkarmak isteyen işverenin iş sözleşmelerinin fesih gerekçesini somut olarak ortaya koyarak feshin son çare olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.

İş yerinde çalışan işçi sayısı:

a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,

b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,

c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin, işine 17. madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır. Burada esas alınan süre bir aylık dilimdir. Bu bir aylık dilim içerisinde farklı tarihler de olsa her farklı tarih bir aylık dilime girmek şartıyla toplu çıkış sayısına dâhil edilecektir. Yine toplu çıkışa tabi işçilerin hesabında işverene ait iş yeri esas alınacaktır. Yani bir işverene ait şubeler ve diğer iş yerleri dâhil edilmeyecek sadece her bir iş yerinde çalışan işçi sayısı esas alınacaktır.

Toplu çıkış gereğince yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.

Bildirimden sonra iş yeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.

Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. İş yerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu'na bildirmek ve iş yerinde ilan etmekle yükümlüdür. Otuz günlük sürenin bitimi kıdeme esas sürenin bitimini oluşturmaktadır. Bu 30 günlük süre ihbar öneli kullandırmaya uygun olmayıp bu sürenin ihbar öneline sayılmaması kıdem tazminatı ile birlikte ayrıca ihbar tazminatının da ödenmesi gerekmektedir.

İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. Kanun koyucu burada daha önce işte çalışanlara öncelik tanıyarak bir nevi iş güvencesi esası getirmektedir.

Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz. Mevsim ve kampanya işlerinin genellikle bir yıldan az sürmesi nedeniyle bu işlerle ilgili belirli süreli iş akdi tanzim edilmekte olup toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlerin uygulanması için belirsiz süreli iş akdinin yapılarak işçilerin belirsiz süreli olarak çalışması gerekmektedir.

İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21. madde hükümlerinde belirtilen işe iade davası açma uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere göre işe iade davası açabilir. Yani iş belirsiz olmakla birlikte altı aydan az belirli süreli iş akdi yaparak iş akdi feshine gitmek ya da altı aydan önce toplu çıkış işlemine giderek iade davasının engellenmesi halinde işçilerin iade davası açabileceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı Yasa'nın 100. maddesi bu kanunun 29. maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkartan işveren veya işveren vekiline yeniden değerleme rakamları da dikkate alınarak her bir işçi için 2019 yılı itibarıyla 857.00 -TL idari para cezası uygulanması gerekmektedir.

Sonuç olarak toplu işçi çıkarmada iş yeri baz alınarak iş yerindeki işçi sayılarının toplamının dikkate alınması gerektiği, toplu işçi çıkartacak işverenin bir ay önceden bildirim yükümlülüğünün olduğu, hizmet akdi feshinin bildirimden itibaren 30 gün sonra hüküm doğuracağı, bu sürenin kıdeme dâhil olduğu, işçilere ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesi gerektiği, otuz günlük süre içinde altı ay içinde yeni işçi alınması durumunda toplu çıkışa tabi işçilerin işe davet edilmesi gerektiği, toplu çıkış yoluyla iade davasının engellenemeyeceği, toplu çıkış maddelerine uyulmadığı takdirde idari para cezası uygulamasının olduğu hususları belirtilebilir.