4857 sayılı İş Kanunu'nda yıllık ücretli izin

Yalçın KUBAT 04 Şubat 2019 Pazartesi, 06:11

YILLIK ÜCRETLİ İZİN

4857 sayılı Yasa'nın 53. maddesinde belirtildiği gibi iş yerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yani yıllık izne hak kazanmak için en az bir yıl çalışmak gerekmektedir. Hak kazanılan yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilmesi kişilerin iradesine bırakılmamıştır. Yani yıllık ücretli iznin mutlaka ve mutlaka fiili olarak kullandırılması gerekmektedir. Keza niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanun'un yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmamaktadır.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, belirtildiği gibi;

 a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dâhil) olanlara on dört günden,

b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden,

c) On beş yıl (dâhil) ve daha fazla olanlara yirmi altı gün olup işçinin kıdemine göre izin süreleri değişmektedir.

 Ayrıca yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün artırılarak uygulanmakta olup on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. İş Kanunu'nda alt sınırlar belirtilmekte birlikte yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. Bu konu ile ilgili bir üst sınır bulunmamaktadır. Yasada belirtilen yıllık izin sürelerinin altında bir izin süresinin tespit edilmesi de mümkün değildir. Aksi sözleşmelerde batıldır. Belirtmek gerekir ki Yasa'da belirtilen izin süreleri iş günü üzerinden olup izin sürelerine denk gelen hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izin süresine ilave edilmesi gerekmektedir.

Şuna dikkat etmek gerekir ki yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli iş yerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki bir işverenin bu Kanun kapsamına giren iş yerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin iş yerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır. Bir yıllık süre içinde 4857 sayılı Yasa'nın 55. maddesinde belirtilen yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır. İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıda belirtildiği gibi ve 4857 sayılı Yasa'nın 55. madde hükümleri gereğince hesaplanır.

İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55. madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. Dikkat edilmesi gereken bir konu da aynı bakanlığa bağlı iş yerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin iş yerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı iş yerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.

Yıllık izne hak kazanmak için bir yıl fiili şekilde çalışmış olmak gerekli olmakla birlikte aşağıda belirtilen haller çalışılmış gibi olarak kabul edilmektedir.

a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25. maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.).

 b) Kadın işçilerin 74. madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler.

c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.).

d) Çalışmakta olduğu iş yerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın on beş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla).

 e) 66. maddede sözü geçen zamanlar.(Çalışma süresinden sayılan haller)

 f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri.

 g) 3153 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan yönetmeliğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.

h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler.

ı) Ek 2. maddede sayılan izin süreleri,

j) İşveren tarafından verilen diğer izinler

k) Bu Kanun'un uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi.

Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Yıllık izinlerin işveren tarafından sürekli olarak verilmesi zorunludur. Ancak izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli, ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izinleri iş yerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. Ayrıca iş yerinde işveren çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi, başka bir deyimle yıllık ücretli izin defteri-kartoteks tutmak zorundadır. Keza bu tutulan izin kayıtlarının istenildiği zaman denetim elamanlarına ibraz edilmesi gerekmektedir.

Önemli bir nokta da alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı iş yerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı iş yerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır.

Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise altıncı fıkraya göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.

İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir. Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir. İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17. maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27. madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. Yani işçinin ihbar öneli kullanırken aynı zamanda da yıllık ücretli izin kullanması söz konusu olamaz.

Sigortalılara yıllık ücretli izin süresi için ödenecek ücretler üzerinden iş kazaları ile meslek hastalıkları primleri hariç, diğer sigorta primlerinin, Kanun'daki esaslar çerçevesinde işçi ve işverenler yönünden ödenmesine devam olunur.

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği gereğince işçi sayısı yüzden fazla olan iş yerlerinde işveren veya işveren vekilini temsilen bir, işçileri temsilen iki olmak üzere üç kişiden oluşan bir izin kurulu kurularak izinlerin hangi dönemlerde kimlerin kullanacağına, toplu izin dönemlerine, toplu izin dönemlerinde kimlerin çalışacağına, yıllık izinle ilgili işçiler tarafından verilen dilekçelere ilişkin çalışmalar yapar.