‘Evet’e en yaklaştığım an!

Yüksel BAYSAL 11 Şubat 2017 Cumartesi, 06:22

 

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, bu anayasanın mimarlarından Mehmet Uçum'la CNN Türk'te yapılan söyleşiyi bilmem izleyebildiniz mi?

Ağzından kan damlayan bazı kendini bilmezlere inat, müthiş güzel şeyler söyledi Cumhurbaşkanı'nın Başdanışmanı...

İlk kez anayasa değişikliğinin gerekçelerini tam ve doğru biçimde anlatan birine tanık oldum.

Makul, mantıklı, bilimsel temellere ve hukuksal mantığa dayalı açıklamalar yaptı.

 

*****

 

Başkanlık sistemine ilişkin yapılan bütün eleştirilere yanıt verdi.

Yasama ile yürütme erkinin ayrılığını değerlendirirken, "Yürütme, yasamadan kovuldu" dedi.

Evet, bu doğru...

Milletvekilleri iş takibi yapmak yerine yasama işleriyle uğraşacak.

Şu söz Türkiye için geçerliydi:

 "Politika, bürokrasi ile halk arasındaki köprüyü kurar!"

Mehmet Uçum, bunun artık son bulması gerektiğini söyledi ki, çok haklı...

 

****

 

Keşke Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum'un karşısına ben otursaydım da kafamdaki diğer soruları da ona sorabilseydim.

Soru bir: Cumhurbaşkanının bir veya birden çok başkan yardımcısı ataması ne demek? Niçin birden çok? Hangi ölçütlere göre atama yapılacak. Kaç tane atanacak?

Mehmet Uçum, şunu çok güzel açıkladı, "Amerika'da seçimle gelen başkan yardımcısı, başkan öldüğünde veya ayrıldığında kalan görevini tamamlar, bizim yeni sistemde böyle bir şey yok! 45 gün içinde seçime gidilir."

Tamam da Amerika'da olduğu gibi cumhurbaşkanı yardımcıları başta olmak üzere, bakanlar ve de atanacak büyükelçilerin neden TBMM onayına sunulması düşünülmedi?

Bu iyi bir denetim yolu değil mi?

TBMM'nin de hiç olmazsa küçük bir söz hakkı olsa kötü mü olurdu?

 

****

 

Soru iki: Bu sistemde parti-devlet bütünleşmesinin önü nasıl alınacak? Biliyoruz ki, otoriter-totaliter yönetimlerdeki en büyük sorun tek bir partinin devlete egemen olmasıdır. Cumhurbaşkanının partili olması büyük sakınca yaratacak. Ancak Mehmet Uçum'un, bunun bir reform başlangıcı olduğunu, gevşek parti sistemine doğru gidileceğini söylemesi yüreklere kısmen de olsa su serpti.

 

****

 

Soru üç: Cumhurbaşkanının yargılama usulü konusunda eski sisteme göre iyileştirme yapıldığı doğru...

Ancak karşılaştırmayı cumhurbaşkanları için değil, başbakan ile cumhurbaşkanı arasında yapmak lazım. Çünkü artık icranın başında cumhurbaşkanı var.  Bugünkü başbakanlık sisteminde 55 milletvekilin soruşturma önergesi vermesi, 276 olan salt çoğunlukla da Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesi söz konusuydu. Şimdi 300-360-400 rakamları aranacak ki imkansıza yakın...

 

*****

 

Peki, bu üç temel sorun düzeltilmiş olsaydı evet der miydim?

Attığı tweetler nedeniyle insanların tutuklandığı bir ülke yönetimini onaylamamak için evet demezdim.

 

*****

 

Terör örgütleriyle ilişkisi olmadığını bildiğimiz öğretim üyelerinin, sanatçıların KHK'larla atıldığı bir ülkede evet demezdim.

 

****

Tarafsız kalması gereken devlet görevlilerinin, "evet" kampanyası yaptığı bir dönemde evet demek, bu olanlara onay vermek anlamına gelmez mi?

 

****

 

Yine de Sayın Mehmet Uçum'a teşekkür ederim.

Anayasanın ilk dört maddesinin değişmesinin söz konusu olmadığını söylediği için...

"Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet, Laiklik" ortak değerimizdir dediği için...

Evet" diyen kadar "Hayır" diyene de saygılı olduklarını ve hain olmadıklarının altını çizdiği için...

Görüşlerini savunurken, kullandığı özenli dil ve ötekileştirmeyen biçem, dahası Türkçe sözcükleri tercih etmesi nedeniyle...

Çok teşekkür ediyorum.

 

 

YEŞİL SOL PARTİ DE SAHAYA İNDİ!

 

Türkiye'de Yeşil Sol Parti diye bir politik yapılanma da var.

Hem de ülkenin 40 ilinde örgütlü...

Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nden ayrılan bir grupla, Yeşiller Partisi'nin birleşmesiyle oluştu.

Şimdi genel başkanlığını Fatsa'nın efsanevi belediye başkanı Terzi Fikri'nin oğlu Naci Sönmez yapıyor.

Bu partide eş genel başkanlık ve de kadın-erkek eşitliği kabul edildiği için bir de kadın eş genel başkan var...

 

****

 

Eş Genel Başkan Naci Sönmez, Bursa'daki iki eş başkan Serdar Esen ve Özen Çerençe'nin katılımıyla bir basın bilgilendirme toplantısı düzenledi.

2011 referandumunda "Yetmez ama evet" diyen parti, "Hayır" kampanyası için Bursa'daydı.

Sönmez, iktidar çevrelerinin seslendirdiği hayırcıların terör örgütleriyle ilişkisini çok farklı bir bakış açısıyla değerlendirdi:

"Her görüşten insan bu anayasa değişikliğine hayır diyor. Burada çoğulculuk sağlandı.  En sağdan, en sola bütün siyasal görüşler tekçi anlayışa karşı çıkıyor."

 

****

 

Naci Sönmez'in vurguladığı bir başka konu ise şu:

"Yüzde 60 hayır çıkarsa kimse şaşırmasın. Bu kez AKP'de bile derin bir yarılma var. Ancak evet çıkarsa kıyametin koptuğu gün değil. Hayır çıkarsa Türkiye nefes alır."

 

****

 

Yeşil Sol Parti yöneticileri, anayasaların birer toplumsal sözleşme olduğunu, salt çoğunlukla değil, nitelikli çoğunlukla değişmesi gerektiğini kaydettiler.