Bursa Ovası’nı bir ur gibi dolduran kaçak ‘tarımkondular!’

Yüksel BAYSAL 14 Mart 2018 Çarşamba, 06:05

Yerden mantar gibi bittiler.

Tarım arazilerini işgal ettiler.

Ürün üretmek yerine mangallarını yakarak, kaçak kondularını, hafta sonu keyif yaptıkları eğlence mekânlarına döndürdüler.

Öylesine çoğaldılar ki bazı köylerin kenarında adeta getto oluşturdular.

Bursa'nın verimli arazilerinin ortasına kitabına uydurulmuş gecekondular diktiler.

****

Ne yazık ki Büyükşehir eski yönetiminin yine yanlış bir uygulaması!..

****

Bursa'nın hangi köşesine giderseniz gidin, hemen her yerde, tarım arazilerinin kenarında kurulan konteyner binalar göreceksiniz!

Hangi köyü dolaşırsanız dolaşın, 1 dönüm arazi satın alan herkesin, sahip olduğu tarlanın kıyısına bir kaçak yapı kondurmuş durumda olduğunu fark edeceksiniz!

*****

Bunun nedeni de Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 24 Aralık 2015 tarihinde aldığı o karar...

Bu karara göre, "Tarımsal üretim alanlarında çiftçinin barınma ve günlük hayatında kullanabileceği 21 metrekareyi geçmeyen ahşap ve prefabrik nitelikte yapıların tarım arazilerine konuşlandırılması" mümkün...

*****

Olayın gerekçesi de şu; tarım işletmeleri, kendilerine ait arazilerinin kıyısına alet-edavat koyacakları küçük ve kaldırılabilir yapılar istiyorlardı.

Bina yapma izni alamayan işletmelere yapılan bir kolaylık gibi kabul edildi.

Ancak alınan yetki kötüye kullanıldı.

Tarım üretimi yapan işletmeler için alınan karar, dönüm başına bir bina dikmeye doğru gitti.

Yani işletmelerin ihtiyacı için alınan karar tepetaklak yapıldı.

****

Çiftçilerden gelen tepkiler üzerine ziraat odaları harekete geçti.

Odalar, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin böyle bir yetkisi olmadığını öne sürerek dava açtılar.

****

Köylüyü, çiftçiyi, gerçek tarım üreticisini bıktıran, ovayı işgal ettiren bu karara karşı Gürsu ve Kestel ziraat odaları yargıya başvurdu.

Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez ile Kestel Ziraat Odası Başkanı Fevzi Fırtına adına dava açan Avukat Gaye Kangal dilekçesinde, alınan kararın 5403 Sayılı Toprak Koruma Kanunu'na, 'Bursa Anayasası' sayılan 1/100 bin ölçekli plana ve 1/25 bin ölçekli plana ve öteki plan notlarına aykırı olduğunu öne sürdü.

****

Dilekçede özetle şu görüşler savunuldu:

"Öncelikle tarım arazileri kanununda ve buna uygun hazırlanan planlarda sınıflara ayrılmıştır. Kanunda ayrı ayrı tasnifi öngörülen ve bu tasnifleri neticesinde bu alanlarda tarımsal amaçlı yapıların dahi ne şekilde yapılacağı ayrıca belirtilmiştir. Yani tarım arazileri kanununun amaçladığı şekilde koruma altına alınmış, tarımsal faaliyetin gerektirdiği depo ve saire gibi tarımsal amaçlı yapıların dahi özellikle mutlak tarım arazilerinde yapılması, alternatif alan bulunmaması, bakanlık izni ve saire gibi belirli şartlara bağlanmıştır. İptali talep olunan kararda ise hem tarım dışı kullanıma izin verilmiş hem verilen izin açısından tarım alanları arasında hiçbir ayrım yapılmamış, kanunda öngörülen şart ve izinler dikkate alınmamıştır."

*****

Bursa İdare Mahkemesi'nde açılan dava henüz sonuçlanmadı.

Umarım, çevreye ve tarıma duyarlı hâkimler, konuyu bir an önce ele alır, ovada gittikçe çoğalan bu urlara bir son verir!