Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz!

Yüksel BAYSAL 21 Şubat 2017 Salı, 06:34

 

Oy oranı itibarıyla yerlerde sürünse de özgül ağırlığı olan bir siyasal oluşumdur Saadet Partisi...

Fikirleri iktidarda, kendileri muhalefette olan bir yapıdır.

Bir vefa çınarı gibi Necmettin Erbakan'ın has evlatları olarak Milli Görüş bayrağını taşıyanların adresidir.

 

*****

 

Demokrasi ve Uzlaşma Grubu'nun aylık son toplantısındaki konuğu, Saadet Partisi eski Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak'tı.

Hukuk profesörü de olan Mustafa Kamalak, bize anayasa değişikliklerine ilişkin çarpıcı ayrıntıları yumuşak ve anlaşılır bir tonda anlattı.

 

****

Siyasal iddiası olmayan bir isim Prof. Dr. Kamalak...

Yaş itibarıyla kemale ermiş, bilge insan noktasına gelmiş biri...

Kendisi de açıkça söyledi:

"Siyasetten artık hiçbir beklentim yok. Benim bu millete borcum var. İki lise bitirdim, İmam Hatip ve İstanbul Erkek Lisesi... İki alanda profesörlük unvanı aldım. İki dönem milletvekilliği yaptım. Hiçbir hesabım yok."

 

****

 

Sonra yeni başlayan bir öğrencisine anlatır gibi anlattı anayasa değişikliklerini...

Prof. Dr. Kamalak, demokrasilerde yasama, yürütme ve yargı erkleri olduğunu anımsattıktan sonra "Bu paketçiğin" yürütmenin üstünlüğüne ağırlık verilen değişiklikler içerdiğini söyledi:

"Yürütme cumhurbaşkanı demektir. Başbakan, bakanlar bu sistem artık olmayacak."

Aslında bu paketi savunanlar da bunu gizlemiyor...

Nitekim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kürsüden "Gücü tek elde topluyoruz" demedi mi?

 

****

 

"Cumhurbaşkanı, bir ya da birden çok cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir"  şeklindeki hükme itiraz eden SP eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Sistemin sütunlarını kurarken belirsiz hükümler olmaz. Bizim kişilerle işimiz yok ama anayasa da berrak olmalı. Yardımcılar hangi kriterlere göre atanacak. Kaç tane olacak? Sınırlama olmadan hukuk olur mu?" dedi.

****

 

Dünyanın en güçlü adamı Trump'ın istediğini yapamadığını anlattı Prof. Dr. Mustafa Kamalak:

"Göçmenlerle ilgili karar aldı ama yargı ona 'dur' dedi. Üst yargıya itiraz etti, o da 'hayır' dedi. ABD başkanları Senato onaylamadan hareket edemezler. Bizde böyle bir durum var mı?"

 

1 MART TEZKERESİ SIRASINDA BAŞKANLIK SİSTEMİ OLSAYDI!

 

Bu değişiklikle cumhurbaşkanına, TSK'yı kullanma yetkisi verildiğine dikkat çekti Mustafa Kamalak:

"Eğer 1 Mart 2003 tarihinde Tayyip Erdoğan başkan olsaydı, Irak'ı işgaline onay verecekti. TSK Amerika'nın emrine girecekti. O tezkere sırasında merhum Erbakan Hocamız, 'Tezkere geçer, Irak'ta bir Müslüman'ın burnu kanarsa, yedi göbek yakınları namaz kılsa bu vebalden kurtulamazlar' demişti."

Bu konuda başka isimler de uyarılarda bulunuyor.

Uğur Dündar'ın Arenası'nda konuşan bir avukat, "15 Temmuz kalkışmasında İncirlik Üssü aktif rol oynadı. Orada sadece 1500 civarında Amerikan askeri var. Oysa tezkere geçseydi, Türkiye'ye 62 bin 500 Amerikan askeri gelecekti. Allah korudu bizi" dedi.

 

****

 

Olağanüstü hal sürecinde 96 bin insanın kamudan atıldığını, 40 bin civarındaki insanın tutuklu olduğunu belirten Mustafa Kamalak, anayasa değişiklikleri geçtiği takdirde OHAL'in sürekli hale geleceğini savundu.

 

****

 

Prof. Dr. Kamalak, Anayasa'nın 123. maddesinde yapılan değişiklikle "eyalet sisteminin" önünün açılacağı iddiasında bulunuyor:

"Orada 'Kamu tüzel kişiliği kanunla kurulur' maddesinin yanına 'Kamu tüzel kişiliği kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulur' deniliyor. Bu ülkeye kurulan tuzaktır."

 

****

 

Saadet Partisi ve Erbakan'ın demokratik başkanlık sistemini savunduğunun altını çizen Kamalak, "Biz nasıl olursa olsun başkanlık sistemi olsun demiyoruz. Esad rejimi de başkanlık sistemi. Kaddafi de öyle! Saddam öyle değil miydi? Bir ülkenin tapusu bir kişiye verilemez" dedi.

 

 

****

 

Toplantıya katılan CHP İl Başkanı Şadi Özdemir'in, "Cemil Çiçek'in söylediği farzın farzıdır" sözüne ilişkin olarak da Kamalak, "Lüzumsuzun lüzumsuzu" değerlendirmesinde bulundu.

 

****

 

Bu yazının dip notu: Prof. Dr. Kamalak, konuşmasının bir bölümünde Necip Fazıl'dan çok anlamlı bir dize söyledi: "Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak."

 

 

SAADET PARTİSİ 'HAYIR CEPHESİ'NE MEŞRUİYET KAZANDIRDI!

 

"Evet" cephesi AKP ve MHP'den oluşurken, "Hayır" cephesinde çok çeşitli partiler ve görüşler var.

Saadet Partisi onlardan biri...

Bu partinin artık etki gücü çok az...

Ancak burada farklı bir durumdan söz edilebilir.

Seçimlerde yüzde 10 barajına takıldığı için "oyum boşa gider" düşüncesiyle oy vermeyen SP sempatizanları bile bu kampanyada "Hayır" diyebilir!

 

****

 

Saadet Partisi, bu anlamda hiçbir oy ağırlığı olmasa bile, "PKK-FETÖ-CHP" algısını ortadan kaldırarak, "Hayır" cephesine meşruiyet kazandırdı.

 

****

 

 

Bu yazının dip notu: Demokrasi grubu toplantısına SP İl Başkanı Mehmet Atmaca ev sahipliği yaptı. İl Başkan yardımcıları Salih Berber, Ali Osman Karahan, Abdülhalim Kaba ile İl Müfettişi Yaşar Yazıcı da toplantıya katılanlar arasındaydı.