Mezarlık ziyaretine tek başına gidemeyen kadın!

Yüksel BAYSAL 10 Mart 2018 Cumartesi, 06:09

Orta Doğu ülkeleri bile artık kadının önündeki engellere karşı direnemiyor.

Suudi Arabistan kadınlara haklar bahşediyor (!)

Büyük bir lütufmuş gibi kadınlara araç kullanma izni verildi.

Stadyumlarda maç oynayamasalar da seyretmeleri şimdilik özgürlük kapsamına alındı.

Geçen yıl başörtüsü takmadığı için 'Satranç Milli Takımı'ndan çıkarılan kız çocuklarının bulunduğu İran'da, kadınlar başörtüleri çıkartıp sallamaya başladılar.

 

*****

Halen kadınlar açısından en büyük hapishane Müslüman ülkeler...

Başta da Suudi Arabistan...

Örneğin, hiçbir kadın bu ülkede eşi veya yakın bir akrabası olmadan dışarı çıkamıyor.

Kadınlığını belli eden giysiler giymek, aşırı makyaj yapmak...

Bu ülkede kadın ve erkeklerin hemen her şeyi ayrı olmak zorunda...

Parklara, alışveriş merkezlerine bile girişleri farklı yoldan yapıyorlar.

Öylesine saçmalık var ki Suudi Arabistan'da, kadının tek başına mezar ziyareti bile yasak!

 

 

****

Suudi Arabistan'da kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 5 civarında...

Yani bu ülkede kadın diri diri mezara gömülmüş durumda...

Trump'a şirin görünmek için bazı adımlar attılar ama kadın hâlâ bu ülkede insan yerine konulmuyor!..

Bu yazının dip notu: Bu yıl da 8 Mart nedeniyle kadınlar için bol bol nutuk atıldı. Oysa rakamlar ortada. 81 kentin en tepe iki yöneticisi sayılan vali ve belediye başkanlarından sadece 2'si kadın. 111 devlet üniversitesinin rektörlerinden sadece 3'ü kadın. Nüfusun yüzde 50'sini oluşturmasına karşın devlet memurlarının ve çalışanların ancak 3'te biri kadınlar. Ki, öğretmenleri çıkardığınızda kadın sayısı dibe vuruyor. Oysa pek çok kadının yönetici olarak atanması bir KHK'ya bakar!

***

 

KADINLARIN BORÇLU OLDUĞU TEK LİDER!

Türkiye'de kadınları yaşamla buluşturan Mustafa Kemal Atatürk'ten başkası değil...

Elbette Osmanlı döneminde çağdaşlaşmanın adımları atıldı ama çok sınırlıydı.

Daha önce bu köşede yazmıştım; Bursa Valisi'nin eşi Kapalıçarşı'yı merak ediyor, ancak kapalı bir araçla orayı gezebiliyor.

Çünkü kadının çarşıya girmesi yasak!

Üstelik bu 1908 devriminden sonra oluyor.

*****

Tek eşlilik bile Mustafa Kemal Atatürk'ün armağanı değil mi?

"İki kadının şahitliği bir erkekle aynıdır" gibi kuralı tarihin çöplüğüne kim gönderdi?

Kız çocuklarının, erkek çocukları gibi mirastan pay almasını sağlayan o büyük insan değil mi?

Ancak ondan sonra kadınlar istedikleri işte çalışmaya başlamadılar mı?

****

Kadınların toplumsal yaşama katılmasının yolunu Cumhuriyet devrimleri ve özellikle Medeni Kanun açtı.

17 Şubat 1926 yılında kabul edilen, aynı yılın ekim ayında yürürlüğe giren Medeni Kanun olmasaydı, kadınların toplumsal yaşama aktif katılmasını bir kenara bırakın, Suudi Arabistan'da olduğu gibi sokağa bile çıkamazdı!

O kanunla "Resmi nikah" zorunlu hale getirildi.

Böylece erkeğin üç kez "Boş ol" demesiyle evlilik sözleşmesinin sona ermesinin önüne geçildi.

Bu bile büyük nimet değil mi?

Kadınlara vurulan pranganın çözülmesi anlamına gelmiyor mu?..

*****

Yazımızı şu sözle bitirelim:

"Türk kadınının Mustafa Kemal Atatürk'ten başka hiç kimseye borcu yoktur."

*****

Bu yazının dip notu: 8 Mart 1857 yılında Amerika'da grevde olan bir fabrikada 120 kadın işçi yanarak can vermişti. Bundan dolayı 8 Mart bir kutlama günü değil, anma ve kadınla dayanışma günüdür.