Mustafa Kemal de orada duruverseydi!

Yüksel BAYSAL 06 Mart 2018 Salı, 06:08

Tarih 3 Mart 1924...

Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş dünyaya açılmasında yeni bir eşiğin geçilmesinin ilk adımı...

Okuyan, öğrenen, düşünen, sorgulayan kuşaklar yetiştirmek için eğitimin çağdaşlaşmasına harcının konulduğu tarih...

Padişahın kulu olmak yerine, cumhuriyetin yurttaşı olmayı esas alan, dogmalarla kafaların doldurulmasına karşı bilimsel eğitimin temelinin atıldığı gün...

 

****

 

Aradan 94 yıl geçti.

Türk devriminin kıvılcımlarının ateşe dönüştüğü o yeni dönemin anlayışı tersine döndü.

Atılan o büyük adımlardan eser kalmadı.

 

****

 

Ülkenin dört bir yanında tek tük yanmaya devam eden meşaleler hariç...

İşte onların en başında, Bursa'da kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatifi geliyor.

Yeni kuşağın Köy Enstitüsü işlevini üstlenen Çağdaş Eğitim Kooperatifi, bu anlamlı tarihi esas alarak, hem okuluna 3 Mart adını verdi hem de ödül törenlerini bu tarihte gerçekleştirme kararı aldı.

 

****

 

Geçen cumartesi akşamı da ÇEK'in 2107 yılı ödül töreni vardı.

 O gece aynı zamanda "Orada Duruverseydi Zaman" ekibinin belgesel müzikal gösterisi "Kemal" izleyicilerle buluştu.

*****

 

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen gecede, önce Prof. Dr. Selçuk Şirin'e verilen ödülün açıklaması yapıldı.

ÇEK Başkanı Buğra Küçükkayalar'ın konuşmasının ardından, New York'taki dersleri nedeniyle Bursa'ya gelemeyen Selçuk Şirin'in görüntülü konuşması perdeye yansıtıldı.

Türkiye'nin yetiştirdiği en parlak bilim insanlarından biri olan ve eğitim konusunda önemli projelere imza atan Prof. Dr. Selçuk Şirin, "Türkiye'de ilk kez eğitim konusunda ödül aldım" dedi.

Selçuk Şirin konuşmasında, bundan sonra ÇEK modelinin ülkeye anlatılması konusunda görev üstleneceğinin de altını çizdi.

 

****

 

Ardından sahneye sanatçı Pınar Ayhan çıktı.

Bir yandan harika sesiyle söylediği parçalarla katılanları coştururken, öte yandan Atatürk'ü anlattığı "Kemal" belgesel yapımla, salonu tıklım tıklım dolduran Bursalıların içini acıttı; pek çoğunu gözyaşlarına boğdu!

 

****

 

Pınar Ayhan, fotoğraflar eşliğinde insan Atatürk'ü, tam da kendisinin istediği gibi donmuş bir kalıp olmaktan çıkararak, yaşayan bir devrimci olarak anlattı.

 

****

 

"Orada Duruverseydi Zaman" ekibi; doğumundan ölümüne dek, Mustafa Kemal Atatürk'ün bilinen, az bilinen yaşam öyküsünü özel ayrıntıları çıkarılarak, seyirciyle buluşturdu.

 

****

 

Müzikal gösterinin en güzel ve en anlamlı kesiti, Amerikalı Yazar Mark Twain ödülüne ilişkin söylenenlerle, Nazilli Basma Fabrikası'nın açılışına yer verilen bölümdü.

Savaştığı insanlardan bile büyük takdir gören, onların saygısını kazanan Mustafa Kemal Atatürk, Mark Twain Cemiyeti'nin verdiğinin dışında hiçbir ödülü kabul etmediği biliniyor.

Amerikalı ünlü yazarın adına verilen ödülün Mustafa Kemal'i çok mutlu ettiği şu sözlerinden anlaşılıyor:

"İlk kez benim insan yanımı keşfettiler."

Bu ödülün gerekçesi de şöyleydi:

"Türk milletine yeniden gülmeyi ve mutluluk içinde yaşamayı öğrettiği için..."

 

****

1937 yılında açılan Nazilli Basma Fabrikası, Cumhuriyet'in ekonomik kalkınma ve çağdaşlaşma projesinin özel bir örneğidir.

Bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti'nin var oluş hikayesinin bir özetidir.

Tiyatrosu, sineması, hastanesi, eğitici kursları, futbol takımı, müzik ve dans gösterileriyle tam bir değişim ve dönüşüm çabasının öyküsüdür.

Öyle ki Nazilli şehir merkezi ile fabrika arasında herkesin bedava seyahat edebileceği "Gıdı gıdı" treni bile vardı.

İşte bu önemli fabrika, Sovyetler Birliği'ne narenciye verilmesi karşılığında kuruldu.

Ekonomik kalkınmayı bütün bölgelere yaymaya amaçlayan bu tesisin açılışı Mustafa Kemal Atatürk tarafından yapıldı.

Pınar Ayhan, Nazilli Basma Fabrikası'nda üretilen ilk kumaşın yarattığı heyecanı anlatırken Nazım Hikmet'in "makineleşmek" şiirinden söz etti.

Sonra da salonu dolduranlara, Atatürk'ün emriyle aynı anda uğultulu bir ses çıkararak çalışan 480 tekstil makinesinin gürültüsünün yarattığı müziği yaşattı.

Mustafa Kemal Atatürk, bu makine sesinden öylesine mutlu olmuştu ki, "İşte bu bir musikidir" demişti.

 

****

 

Bizzat gidip, gezdiğim Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası'nın yerine yeller esiyor. Anadolu'nun bu ücra bölgesine uygarlık getiren çok önemli tesis teknoloji yenilemeyerek zarar ettirilmiş, sonra da Adnan Menderes Üniversitesi'ne bedelsiz olarak verilmişti. İşçileri de bizim Bursa Merinos'a gönderilmişti.

 

****

 

Bu yazının dip notu: Pınar Ayhan ve metni yazan Banu Mertyürek keşke sadece fotoğraflarına yer verdikleri gösterimin yapıldığı Merinos'un hikâyesini de bu belgesele aktarmış olsaydı.