Sabun köpüğü gibi elimizden kayan Bursa ovası!

Yüksel BAYSAL 07 Mart 2018 Çarşamba, 06:08

40 bin hektarlık verimli Bursa ovasının önemli bir kısmını sanayiye kurban verdik.

Gün geçtikçe rantçılar, ovayı biraz daha kemiriyor; gözümüzün önünden "insan eksen bitecek" topraklar kayıp gidiyor.

Kenti yönetenler ise eskiden olduğu gibi tarımsal alanların tahrip edilmesine seyirci kalmayı sürdürüyor.

 

****

 

Bu felaket kötü gidişe ancak ovada üretim yapan çiftçi, buradan geçimini sağlayan köylü ve de onların temsilcileri 'dur' diyebilir.

Bu konuda en büyük görev de halkın sandığından çıkan ziraat odalarına ve muhtarlara düşüyor.

 

****

 

Ovada yaşayanların temsilcileri nihayet harekete geçmiş bulunuyor.

Bu amaçla, yani ovanın kalan kısımlarını kurtarmak için muhtarların öncülüğünde kısa adı OVA-DER olan Ova Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği faaliyete geçti.

Kurucu başkanlığını Sanayici İsmet Acar'ın yaptığı derneğin şimdiki başkanı Karabalçık Muhtarı Kasım Çiçek...

Nilüferköy'den Seçköy'e kadar 23 köyün (mahallenin) muhtarları başta olmak üzere, sorumluluk duyan yurttaşlar bu derneğe üye oldu.

Daha şimdiden üye sayısı 3 bine yaklaştı.

Başkan Kasım Çiçek, Gürsu, Kestel ve Yıldırım'ın ova köylerinde yaşayanları da dernek bünyesine katacaklarını söyledi.

 

****

İsmet Acar'la birlikte ziyaretime gelen Dernek Başkanı Kasım Çiçek, önce amaçlarını anlattı:

 "Dünya üzerinde yeniden üretilemeyen, imalatı yapılamayan tek şey, toprak... Allah bize öylesine bir coğrafya nasip etti ki bütün enler bizde... Siyah incir ile Deveci armudunda dünya çapında üne sahibiz. Narenciye ve muz haricinde her şey yetişiyor bu ovada..."

  

****

 

Ovanın yağmalanmasına ve ranta dur demek istediklerini ifade eden OVA-DER Başkanı Kasım Çiçek, "Ovamız sabun köpüğü gibi erimeye devam ediyor. Uludağ'a çıkıp baktığımızda urları görmek istemiyoruz" şeklinde konuştu.

 

****

Karabalçık Muhtarı Kasım Çiçek, ovanın yüzde 30'unun inşaat olduğunu öne sürerek, "Ne yazık ki Türkiye'nin tarım politikası yok. Uygulanan yanlış politikalar yüzünden çiftçi para kazanamayınca bankalara borçlanmaya başladı. Çiftçi bu borcu ödemek için de arazisini satmak zorunda kaldı. İşte bu da tarım arazilerinin heba olmasına yol açtı" diye konuştu.