Ah Halil Sezai ah!..

Yusuf KAYIŞOĞLU 18 Eylül 2020 Cuma, 06:00

Yıllar evvel duymuştum.

Anlamlıydı.

Şiddete gönderme yapıyordu.

"Akıl" diyordu.

Özeti şuydu cümlenin:

"Aklın bittiği yerde şiddet başlar."

Dinleyeni için meşhur, ünlü şarkıcı Halil Sezai'nin yaptığı gibi...

"Sabrımı tüketti" falan filan gibisinden cümleler kurarak, artan tepkiler üzerine özür diledi ama neye yarar...

Bir çuval incir berbat olduktan sonra "Pişmanım, özür diliyorum" demek yaşananların telafisi olabilir mi?

Komşun varsayalım ki seni aylardır tahrik ediyor, varsayalım ki dediğin gibi sabır taşını çatlatıyor.

Ünlüsün, bir telefon etsen birçok magazin muhabiri kapında bitecek.

Anlat meramını, bak bakalım sorun çözülüyor mu çözülmüyor mu?

Ama işte mesele zaten bu...

Mesele akılda!

Ne oldu şimdi?

Halil Sezai gibiler yüzünden kutuplaşmış toplumu daha da kutuplaştırmak isteyenler, vaziyetten vaziyet çıkarmaya çalışıyorlar.

Oysaki meselenin dinle, meselenin siyasetle hiçbir ilgisi yok!

Ünlü hezeyanı...

Ego patlaması...

Kendini bilmezlik!

Şiddet kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin çok çirkin çok kırıcı...

Böyle bir şeyin her iki tarafında da olmamak büyük bir zenginlik.

Elbette herkesle her konuda hemfikir olma şansımız yok.

Ama çözüm yollarında hemfikir olabiliriz.

Anayasa...

Kanunlar...

Bunun için var zaten.

Uzlaşmazlıklarda çözüm yolu oluşturmak için ülkeler yasalarla yönetiliyorlar.

Temel kurallar anayasalarına göre şekillendiriliyor.

Halil Sezai gibiler bu temel anlayıştan yoksun hareket ettikleri için topluma kötü örnek oluyorlar!

Bu yapıdaki insanlara sanatçı denir mi?

Öyle bir hale geldik ki kolay yoldan dağıtılan payeler nedeniyle temel kavramlar bile örselenir, çirkinleşir oldu.

Eskiden yani her önüne gelene sanatçı denilmediği dönemlerde sanatçı demek, muazzam bir şeydi.

Gazetecilerde olduğu gibi...

Yalakalıkla başlayan yandaşlıkla son bulan her şey, kavramların maalesef içini boşaltmaya devam ediyor!

Bu yaklaşımın neden olduğu erozyon ise toplumu umutsuz bırakıyor!..