Arınç gündemi allak bullak etti!..

Yusuf KAYIŞOĞLU 21 Kasım 2020 Cumartesi, 06:00

Ankara'da, Çakıcı'nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit etmesiyle başlayan tartışmalar arasında en dikkat çeken senaryo şu:

"Bu çıkış asıl AK Parti'ye dönük."

Bu cümleyle başlayıp devam eden senaryonun içeriğini artık tahmin edebilirsiniz!..

Üç gündür Ankara'dayız ve Meclis kulislerinde rağbet gören kulis notlarından birisiydi bu...

Bahçeli'nin, AK Parti ile HDP arasında bir durum oluşmaması için CHP üzerinden kendisini konumlandırarak, AK Parti ile HDP yakınlaşmasını kesip atmayı hedeflediği...

Bu nedenle CHP'ye dönük sert söylemlerini sürdürdüğü iddia ediliyor!

"Kulislerde söylenenler hep doğrudur" demek mümkün değil ama bu konuşmaların milletvekilleri arasında geçtiği düşünülürse...

Önemsenmesi de gerekir!

Kaldı ki...

Önceki gün Habertürk'te gündeme dair sorulara yanıt veren Cumhurbaşkanlığı İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç'ın açıklamaları, AK Parti'nin makas değiştirme niyeti içinde olduğunu gösteriyor!..

Arınç her ne kadar ABD'de Biden'ın seçimi kazanmasıyla Türkiye'de demokrasi ve hukuk alanındaki hatırlamaların denk gelmesini tesadüf olarak görse de...

Güçlü ülkelerin Türkiye'deki antidemokratik gelişmeleri not edip, kabarık bir defter tuttuğu artık malumun ilanı!..

Biden'ın seçim öncesi sözleri, Avrupa Birliği'nin Erdoğan yönetimine tepkisel tutum içine girmesi Türkiye'nin 2012'den sonra unutmaya başladığı kavramları yeniden hatırlamasına vesile oldu.

Hiçbir şey durup dururken olmaz zaten!

Hep bir nedene, hep bir ihtiyaca dayanıyor.

Bülent Arınç'ın hem AK Parti'ye hem de Erdoğan'a dönük değerlendirmeleri arasında çok ince eleştiriler de vardı...

Hem Cumhurbaşkanı hem de tarafsızlık yemini üzerinden söyledikleri ekran başındakileri eminim ki gülümsetmiştir!

Ortada bir garabet var çünkü!..

İki şapkalı bir durumun yargı için de büyük bir açmaz olduğunu hatırlatan Arınç'ın, Ergenekon Davası'na dönük sözleri arasında geçen ifadelerini özellikle hâkim ve savcıların bir yere not etmesinde yarar var.

Arınç, Ergenekon sürecinde hiçbir dahlinin olmadığını Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ üzerinden anlatırken, savcı ve hâkimlere, "O davalara bakan hâkim ve savcılar bugün neredeler? Bunu unutmayın! Maddi delillere göre kararlar verin. İnsanın kalbini açıp bakamazsınız!.." sözleri...

Türkiye'nin adliyeler cephesinde ne hale geldiğini somutlaştırıyordu!

Osman Kavala, Selahattin Demirtaş çıkışlarını da bir yere not etmekte yarar var.

Çok açık, çok net sözlerdi.

Programa bağlanan Adalet eski Bakanı, TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek'in söyledikleri de önemliydi.

Türkiye'deki kanunların adil yargılanma konusunda yeterli olduğuna vurgu yapıyor ama yargıda görev alanların yapısal sorunlar taşıdığını vurguluyordu!

Yani, yargı mensuplarının kanunlara göre değil, kendi düşüncelerine göre hareket etmesinin bu sıkıntıları yarattığını belirtiyordu.

AK Parti'deki bu hareketliliğin özü elbette bir gün netleşecek.

Arınç ile Çiçek'in televizyona çıkıp AK Parti'ye oy vermeyenlerin de beklentilerine tercüman olmaları, öyle durup dururken olan bir şey olmasa gerek!

AK Parti yönetimi belli ki sıkıştığı yerden makas değiştirerek yeni bir sürecin içine girmek istiyor!..

Bugüne kadar çok da öne çıkmayan bakanları bile yaptıkları hatalara rağmen kurban vermeyen Erdoğan'ın ailesinden birini devre dışı bırakıp, ekonomi yönetimini baştanbaşa değiştirmesi...

Bu sürecin yargı ile devam eder olmasının başka ne açıklaması olabilir?

Son bir aydaki gelişmeleri iyi takip edenler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Çakıcı'yı sahiplenip CHP'ye çıkışmasını daha anlaşılabilir seviyede yorumlayabilirler.