"Bebe giyim sektörü el değiştiriyor"

Yusuf KAYIŞOĞLU 05 Temmuz 2019 Cuma, 06:00

90'lı yılların ortalarına kadar dokuma ya da tekstil denildiğinde akla ilk gelen tek şehir Bursa'ydı.

Mahalle içlerine kadar her yer dokuma tezgâhlarıyla doluydu.

Hiç bitmeyen tıkırtı sesleri yükselirdi mahalle aralarında.

Sonraları küçük atölyelerin yerlerini büyük fabrikalar almaya başladı.

Mahalle aralarında atölyelerin birçoğu yok olup gitti.

Kara tezgâhlarda dokunan kumaşların yerlerini İtalya'dan Almanya'dan getirilen son model tezgâhlarda dokunan kumaşlar aldı.

Bu gelişme dokumanın seyrini Bursa'da değiştirirken, kara tezgâhların yeni adresleri ise Denizli, Maraş, Antep gibi şehirler olmaya başladı.

Hatta...

Bir ara Denizli, Bursa'yı sollar hale gelmişti.

Emek yoğun işlerde bunlar olur aslında.

2004 yıllarında Almanya'nın ünlü tekstil fuarına gitmişken, büyük tekstil fabrikalarını da gezme şansımız olmuştu.

Üç dört futbol sahası büyüklüğünde kapalı alanlara sahip tekstil fabrikalarında tezgâhlar öylece bırakılmış, yeni alıcılar bekliyordu.

Almanların terk ettiği tekstil sektörünü Türkiye sırtlamış gidiyordu.

Devir değişti.

Artık Türkiye de bu alanda gerilere düştü.

Ucuz işçilik, enerji maliyeti gibi konular tekstilde sürekli yön değiştirilmesine neden oluyor.

Dokuma, iplik, kumaş gibi alanları içine alan tekstilin bir ayağında da hazır giyim var.

Tekstilin ana hatlarını yitirmeye başlayan Bursa'nın elinde kalan son şey bu.

Hazır giyim.

Bilinen adıyla konfeksiyon.

Özellikle de bebe giyim.

Yıldırım'daki Vişne Caddesi bu yönüyle Avrupa'nın bildiği bir sokağa dönüştü.

Ancak, Vişne Caddesi'nden yükselen seslere bakılırsa bu alanda son yıllarda yıldızı iyice parlayan Bursalı bebecileri endişelendiren gelişmeler var.

Bebe giyimiyle uğraşan tekstilciler, sektörün yavaş yavaş el değiştirdiğine dikkat çekiyorlar.

Bu notu düşmeden önce Bursa'da bebe giyim sektörünün öne çıkmasında Suriye'deki iç savaşın etkili olduğuna dikkat çekiyorlar.

Bebe giyimin hatırı sayılır isimlerinden birisi şu notu düşüyor:

"Bizden önce bu alanda Suriye vardı.

Avrupalıların bebe giyimdeki en önemli tedarikçi ülkelerinden birisiydi.

Suriye'deki iç savaş sonrası biz öne çıkmaya başladık.

Ancak, bizde de tablo değişmeye başladı.

Çünkü, iç savaştan kaçıp Türkiye'ye gelen bebe giyimci Suriyeliler sektörde öne çıkmaya başladılar.

Şu an itibarıyla Bursa'da 150'ye yakın Suriyelilere ait bebe giyim firması var.

Suriye'de yaşadıkları dönemde Avrupa'yla bağlantılarının olması bu alanda etkili olmalarını sağladı.

Hem işveren hem de işçi pozisyonundaki Suriyelilerin kendi ülkelerinde de bebe giyimiyle uğraşmış olmaları, Bursa'da bu işi yapanları ciddi anlamda etkilemeye başladı.

Başka işler yapmak için alternatifler arıyoruz."

Çarşamba, Altıparmak hattında olduğu gibi Vişne Caddesi'nde de büyük bir değişimin varlığına dikkat çeken bebe giyimciler, içine düştükleri durumu nefret üzerinden yorumlamak yerine işin ehli yaklaşımıyla değerlendiriyorlar.

Yani, düşük ücret, uluslararası bağlantılar, bu işi daha önce yapıyor olmaları nedeniyle bebe giyim sektörünün ufaktan ufağa Suriyelilerin eline geçiyor olmasını anlamaya çalışan yerli sektör temsilcileri, ayakta kalabilmek için bu kriz ortamında yeni arayışlar, farklı işler peşindeler!..