Devlet bu huyundan vazgeçmeli!

Yusuf KAYIŞOĞLU 26 Mart 2020 Perşembe, 06:00

Salgının ortasında af tartışması yaşamaya başladık.

Cezaevlerinde fazla insan var.

Ama bu durum suçlarının affedilmesi için bir gerekçe olmamalı!

Kaldı ki...

Cezası kesinleşmemiş birçok insan var cezaevlerinde.

Tutuksuz yargılanabilirler.

Sosyal medyayı yanlış kullandıkları için tutuklu olanlar!

Gazeteciler!

Eleştirileri nedeniyle tutuklu yargılanıyorlar!..

Türkiye'nin içinden geçtiği zorlu süreçte böyle bir tasarının Meclis'e getirilmesinin insanlar üzerinde yaratacağı hayal kırıklığını özellikle iktidar cephesinin iyi hesap etmesi gerekir.

Hele ki uyuşturucu ve çocuk istismarı gibi suçların bu kapsam içine alınıyor olması daha bir düşündürücü olmalı!

Dünyayı esir almaya başladığı dönemlerde Türkiye'ye uğramadığı için iktidarın umut saçtığı süreçler artık geride kaldı.

İlk vaka 11 Mart'ta açıklandı.

Şu an ölü sayısı 50'ye yaklaştı.

Kovid 19 olanların sayısı ise artık binli rakamlarla ifade edilir oldu.

Doktorlar, hemşireler hastalığın pençesine düştü.

Hastanelerimizin ne kadar hazır olduğu konusu ise doktor ve hemşirelerimizin KoviD 19 hastalığına yakalanmasıyla kendisini gösteriyor!

Doktor, hemşire, sağlık görevlisi, hastane çalışanı evine giderken korku ile gidiyor.

Koşullar hızla iyileştirilmediği sürece salgını evine taşıma riskiyle karşı karşıya...

Bu da işlerini zorlaştırıyor.

Türkiye genelinde bazı oteller yakınlarındaki hastanelerde görev yapan doktorlara odalarını açmış.

Bursa'da da benzer uygulamalar devreye sokulabilir.

Misal, Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin girişine Yıldırım Belediyesi Özgen Keskin döneminde hasta yakınları için otel yapılmıştı.

Şevket Yılmaz çalışanları arasında evine gitmekten çekinenler için burası bir misafirhaneye dönüştürülebilir.

Ayrıca hastane yakınında öğrenci yurtları vardı.

Bu alanlar açılabilir.

Diğer hastaneler için de benzer tedbirler devreye sokulabilir.

Sokağa çıkmamak için işine gitmeyen insanlar, işlerinden oluyor!

İş güvenliği konusunda devlet bir adım atmazken, cezaevlerinde suçları sabit olan mahkûmların affedilmesini sağlayacak bir yasanın Meclis'e getirilmek istenmesi bu nedenle tepki çekiyor!

Kaldı ki...

Türkiye'de o kadar çok şeye af geliyor ki!..

Suçluyla suçsuz aynı kefeye konuluyor!

Vergisini vermeyen, cezasını ödemeyenler, "Nasıl olsa af gelir" demekte o kadar haklı çıktılar ki!..

Vergisini zamanında ödeyen, kurallara harfiyen uyanlar, devletin bu tavrı nedeniyle sürekli cezalandırılan kesim oldular.

Türkiye'nin artık bu konularda net olması gerekir.

Ceza, cezadır.

Bir suçu affetmek demek, kurallara uyan insanların cezalandırılması demek.

Devlet artık bu huyundan vazgeçmeli!..