Keles parsel parsel satılıyor!

Yusuf KAYIŞOĞLU 14 Aralık 2019 Cumartesi, 06:03

31 Mart'tan sonra göreve gelen belediye başkanlarının uygulamalarına bakınca öne çıkan olgulardan birisi satış oluyor.

Yani, borç batağında buldukları belediyeleri hareket eder hale getirebilmek için ellerinde kalanları satıp durumu idare etme yoluna gidiyorlar.

Bunu biraz da devraldıkları belediyeyi tanıma, yeni imkânlar yaratabilme adına yapıyorlar.

Eskisi gibi "Ben iktidar partisinden belediye başkanı seçildim, Ankara'dan biraz para koparabilirsem, durumu idare ederim" anlayışıyla artık belediye başkanlığı yapma şansları da yok.

Mecburen ellerindekine bakıyorlar.

Satılacak bir şey varsa, satmanın yoluna gidiyorlar.

Bu durumda olan belediye başkanlarının iktidar partisinden seçilmiş olanlarının tabii eskiden en büyük kozu Ankara'ydı.

Ancak Ankara'nın da durumu zor!

Ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı aşmak için paket üstüne paket açan ancak istediği sonucu alamayan iktidarın kendi partisinden başkanların yönettiği belediyelere bol keseden para dağıtma lüksü kalmadığı gibi emeklinin, memurun, işçinin maaşlarının ödenmesi, şehir hastaneleri, köprüler gibi altına imza attığı giderlerin karşılanması daha öncelikli bir hal almış durumda.

Bu ekonomik şartlarda herkes başının çaresine bakmak zorunda artık.

Kaldı ki...

İktidar partisinin yönettiği belediyelerin neredeyse tamamı borç içinde!

Birkaç belediye haricinde kendi yağıyla kavrulacak durumda olanı yok.

Ellerinde ne var ne yoksa satıp, durumu idare etmek zorunda kalıyorlar.

Kaç dönemdir AK Partili belediye başkanları tarafından yönetilen Keles Belediyesi'nin durumu da böyle...

'İl genel meclisi eski başkanı ve ilçe eski başkanı' sıfatları olan Mehmet Keskin, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde AK Partili belediye başkanı Mehmet Teke'nin yerine AK Parti'nin aday gösterdiği bir isimdi.

İpi önde göğüsledi.

Şimdi Keles Belediye Başkanlığı koltuğunda oturuyor.

Teke'nin belediye başkanlığı döneminde ilçe başkanı olarak Keles'te duruma vakıf, belediyenin gelir gider dengesini bilen...

Hatta...

Ankara'dan para musluklarının açılması için il başkanı ve milletvekilleri üzerinden merkezi hükümetle bağ kuran isimdi.

Şimdi, belediye başkanı ancak öyle anlaşılıyor ki...

Keles Belediyesi, satmadan kaynak bulamayacak durumda!

Millet İttifakı'ndan Keles Belediye Meclis Üyesi seçilen gazeteci arkadaşımız Sedat Akar'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda gördük ki...

Keskin, 38'i eski köy toplam 42 mahalleli Keles'te 250'ye yakın tapulu araziyi satışa çıkararak belediyeye kaynak yaratmak istiyor.

Büyükşehir Yasası'yla birlikte eski köylerinin tamamının mahalleye dönüşmesiyle köy tüzel kişiliklerine ait meralar, köy meydanları, köy kahveleri, köy envanterine kayıtlı araçlar, hayvanların hepsi ilçe ve büyükşehir belediyelerine devredildi.

Böylece belediyeler bir anda büyük bir ganimetin üstüne oturmuş gibi oldu.

Sedat Akar, Keles Belediyesi'nin satmaya hazırlandığı 250 köy arazisiyle ilgili çağrıda bulunuyor.

Köylülerle konuşulmadan, kooperatiflerin fikrini almadan bu araziler satılmasın istiyor.

Keles Belediyesi'nin Ahmet Zekai Yıldız, Orhan Çetin, Mustafa Toksöz'den oluşan İmar Komisyonu ile Ali Mersin, Ahmet Gülseven, Sedat Akar'dan oluşan Bütçe Komisyonu üyelerinin ortak çalışma yaparak, satılması köylüler tarafından da onaylanan arazileri tespit edip, Belediye Meclisi'ne getirmelerinin daha doğru olacağına vurgu yapıyor.

Belediyenin elinde 1000'in üzerinde bu şekilde tapu olduğunu, satışa şimdilik 250'sinin çıkarılmak istendiğini belirtiyor.

1000 tapudan oluşan arazilerin kaç dönüm olduğu bilgisinin bile net olmadığını, bu nedenle ayrıntılı bir çalışma yapılmadan böyle bir satışın gerçekleşmesinin doğru olmayacağını dile getiriyor.

Bu şu demek:

Keles Belediye Başkanı Mehmet Keskin, sıkıştıkları her an bu 1000 tapudan kalanları görev süresi içinde ihaleye çıkarıp satmaya devam edecek.

Keles'in koşullarında kaynak bulmanın zorlukları ortada...

Ya Ankara, ya Büyükşehir Belediyesi açık çek verecek Keles Belediyesi'ne veyahut çok hızlı bir şekilde yeni kaynaklar bulunacak.

Köylerden kalan arazilerin satışı en son seçenek olması gerekirken, Keles'in şartlarında maalesef öncelikli kaynak olarak öne çıkmış gözüküyor!..

Büyükşehir Yasası'nı savunanlar Türkiye'nin tarım ve hayvancılıkta neden gerilere düştüğünü acaba şimdi sorgulayabiliyorlar mı?