Misi'ye müjde Orhaneli'ne cüruf deposu...

Yusuf KAYIŞOĞLU 21 Eylül 2019 Cumartesi, 06:07

Hafta sonları Bursalıların aktığı bölgelerden birisi olan Misi, imar affından sonra çok daha fazla kıymete bindi denilebilir.

Zira, bölgede daha önceden yer almış olanların küçük kulübeleri artık yasallaşmış durumda.

Bu da...

İki bin yıllık geçmişiyle Misi'nin resmi adıyla Gümüştepe'nin yok edilmemesi için çok daha dikkatli olmasını zorunlu kılıyor.

Bu konuda atılmış bir adımın resmiyet kazandığı öğrenmek için Bursa adına sevindirici...

Çevre Bakanlığı, Misi'nin kalan topraklarının bir bölümünü "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ilan etti.

Karar, ağustosun son günlerinde alınmış gözüküyor.

Ki, bu iyi haber.

Kötü haberler de var.

Önce...

Mustafakemalpaşa'nın Kosova, ardından Büyükorhan'ın Karaağız köyünde ortaya çıkan ancak bölge halkının direnişleriyle karşı karşıya kalan katı atıklar, tavuk pisliği gibi materyallerden elektrik enerjisi üretmek isteyen biyogazcıların Bursa'ya ilgisinin bitmediğini öğrenmek bu güzel kent için kötü haberlerden birisi!..

Çam ormanlarının arasında saklı duran, bu saklılığını biraz da Bursa'ya uzak oluşuna borçlu olan Karaağız'da istediğini alamayan biyogaz enerji santrali girişimcilerinin son hedefi bilindiği gibi Büyükorhan'dan sonra Orhaneli olmuştu.

Yeni bir haber ise şu:

Biyogaz alanında faaliyet gösteren firmalardan birisi de dağdan Bursa'nın ova ilçelerine yönelmiş gözüküyor.

Karacabey'in Karasu Mahallesi'nde biyogaz ile ilgili bir girişim var çünkü...

Karasu'ya Karakeçili Biyogaz Enerji Santrali kurulması için yapılan bir başvuru söz konusu...

ÇED'le ilgili halkın bilgilendirilmesi için verilmiş tarih ise geride kaldı.

12 Eylül'de bölge halkıyla ÇED için toplantılar yapılacağı duyurulmuş.

Ancak, bu konuda basına yansıyan bir şey olmadı.

Acaba bu toplantı yapıldı mı?

Bu tesisin bir ayağında da gübre üretimi olacağı belirtiliyor.

Mustafakemalpaşa'nın Soğucak köyüyle ilgili de bir girişim var.

Mermer ocağı açılması için yapılmış bir başvuru olduğu görülüyor.

ÇED süreci de başlatılmış.

Çevreyle ilgili en çarpı gelişmelerden birisi ise Orhangazi'nin Karsak bölgesinde kurulu Asil Çelik'in 2. sınıf endüstriyel atık(cüruf) düzenli depolama tesisi için Orhaneli'nin Fındıklı Mahallesi'nde bir bölgeyi seçmiş olması...

Ağustosun son günlerine işaret eden bir ÇED toplantısı bilgisi var.

Ancak; bu konuya ilişkin de bir ses çıkmış değil.

Asil Çelik'in cüruflarını Orhangazi'den Orhaneli'ye taşıyarak depolaması elbette dikkat çekici...

Ova ilçelerde toprağın çok değerli olması nedeniyle mi böyle bir karar alındı yoksa başka bir gerekçeyle mi Orhaneli seçildi?

Bu ÇED toplantıları sonrasında ortaya çıkacak gibi duruyor.

Yıllardır kaderine terk edildiği için isyan eden dağ yöresinin en büyük ilçesi fabrikalar, seralar, hayvancılıkla ilgili endüstriyel hamlelerle değil de demir çelik fabrikalarının endüstriyel atık deposu olarak gündeme gelmesi elbette düşündürücü duruyor!..