Ölümün içindeki yeşili soluyorlar ama neden?

Yusuf KAYIŞOĞLU 15 Mayıs 2019 Çarşamba, 04:00

Yaşlı şehirlerin en büyük sorunu yeşil alan...

Etrafı yeni kurulan belediyelerle çevrili ilçelerin, eski yerleşimden kaynaklı yapılaşmalar nedeniyle yeşil alan üretmeleri çok zor.

Bunu ancak kamulaştırmayla yapabiliyorlar.

Osmangazi Belediye Başkanlığı'na seçildiği ilk dönem Mustafa Dündar'ın en çok şikâyet ettiği konulardan birisiydi bu...

Mahallelerde yeşil alan kalmadığı için park yapmak istedikleri yerde kamulaştırma yaptıklarını, bunun da maliyeti tahmin edilenden çok çok yukarılara çektiğini söylüyordu.

Osmangazi gibi Bursa'nın en merkez ilçesinde yaşanan bu durumun başka ilçelerde yaşanmaması için belediye başkanlarının çok daha dikkatli olması gerekiyor.

Bursa artık o eski Bursa değil.

Nüfusunun 250 binlerde olduğu Bursa çok gerilerde kaldı.

Bugünkü Bursa'nın nüfusu 3 milyon.

Birkaç yıl sonra bu nüfusun da üstüne çıkacak.

Her yıl 60 bin dolayında göç alan bir şehir Bursa...

Misal, Mudanya Bursa'nın içindeki Osmangazi gibi oldu.

Karacabey ile Bursa gitgide yakınlaşıyor.

Sanayi o bölgeye doğru kaydırılıyor.

Gemlik şimdilik bu kapsamda değil ama Kestel ve Gürsu gibi ilçelerin verimli arazileri yapılaşma tehdidi altında.

Artan nüfusla birlikte hastane, okul gibi ihtiyaçlar Bursa'nın görünen sorunları arasına eklenirken; elbette işsizlik büyük bir yumak olarak önünde duruyor.

Ama bütün bunlarla paralel öne çıkmıyor olsa da yeşil alan miktarının gözetilmemesi gelecek için büyük bir sorunu bugünden işaret ediyor.

Dündar, Osmangazi'de 100 metrekarelik bir park ortaya çıkarmak için büyük bedeller ödemek zorunda kaldıklarını her fırsatta boşuna dile getirmiyor.

Bugün Mudanya'nın merkezinde yeşil alan kalmadığı için Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz birçok yatırımı yer sorunu nedeniyle ilçe merkezine yakın eski köylere yaparak hizmet üretmeye çalışıyor.

Artık herkes anlamış olmalı ki yeşil alan hava gibi, su gibi yaşamımızın olmazsa olmazı.

Ramazan öncesi çarpıcı fotoğraflar vardı.

Doğanın canlanmasıyla birlikte kentin gri atmosferinden kurtulmak isteyenler, kendilerini yeşil alanlara atıp doyasıyı nefes almak için olmadık yerlere gidiyorlar.

Düşünün ki...

Topraksız, yeşilsiz kalan şehirlerde insanlar artık mezarlıklara sığınıyor.

Hatta...

Birçok haber sitesi ve gazete bu görüntüleri, "Bu kadar da olmaz ki!" türünden yorumlarla yayımlıyordu.

Çünkü kışı geride bırakan güzel günlerde birçok şehirli yeşil alan ihtiyacını perçinleyen mangal keyfini mezarlıklara taşımıştı.

Mezar taşlarının arasına yerleştirilen mangallardan yükselen dumanların mezarlıkları adeta yuttuğu o görüntüler pes dedirtir nitelikteydi ama asıl sorunu da feryat edercesine bağırıyordu.

Yeşil alan artık su gibi gerekli.

Hava gibi gerekli.

Bulamayan nefes almak için ölümün içinde bulduğu yeşilliği bile solumaya razı...

Yönettiği şehirleri geleceğe taşımak isteyen bütün belediye başkanları mezarlıklara akın eden mangalcıların geriye bıraktığı o görüntülerin fotoğraflarını gözlerinin her daim göreceği bir noktaya koyabilirlerse...

Ranta yenik düşmeyen ama yeşile doymuş şehir planlarını geleceğe armağan edebilirler.

Şimdi soru şu:

Suç, mezarlıkta mangal yapanlarda mı yoksa yeşil alan bırakmayanlarda mı?..