"Puşide-i Siyah", Bursa; bizim...

Yusuf KAYIŞOĞLU 11 Eylül 2019 Çarşamba, 06:00

20 Temmuz 1920'de Bursa'nın işgali Ankara'yı derinden etkilemişti.

Bu etki o kadar derindi ki, Mustafa Kemal'in talimatıyla Meclis kürsüsü siyah bir örtüyle örtülmüştü.

"Puşide-i Siyah" olarak bilinen bu örtü tam 2 yıl 2 ay 2 gün Meclis kürsüsünde kalmıştı.

Ta ki 11 Eylül 1922'ye kadar.

Bursa'nın kurtuluşunun ne kadar önemli olduğunu anlatan bu olayın üzerinden geçen yıllar, Bursa'nın Türkiye için öneminin hiçbir zaman değişmediğini gösterdi.

97 yıl önce düşman işgalinden kurtarılan Bursa'nın kurtuluşu, dün akşam saatlerinde başlayan ve bugünle devam eden etkinliklerle kutlanırken, asıl mesele bu güzel kenti düşmandan kurtaran Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına yaraşır bir şekilde geleceğe taşımak.

Taşıyabiliyor muyuz?

Sadece Bursa'yı da değil, bu kadim toprakları geleceğe taşıma, Türkiye Cumhuriyeti'ni lider ülke yapabilme konusunda nerelerdeyiz?

Böyle önemli günlerde geçmişi hatırlarken, geleceğin hesabının yapılması da önemli değil mi?

Birkaç ay önce Kurtuluş Savaşı'nın en şiddetli bölümlerinin yaşandığı Afyon-Uşak arasında kalan bölümlerini görme şansımız oldu.

Büyük Taarruz'un geçtiği toprakları...

Turgut Özakman'ın "Şu Çılgın Türkler" kitabını okumuş olanlar için çok daha büyük anlam taşıyacak o topraklarda aç biilaç savaşmış Mehmetçik'i düşündükçe...

Üstünde yaşadığımız toprakların ne kadar değerli olduğunu çok daha iyi anlıyor insan.

O derelerde, tepelerde, dağlarda yalın ayak düşmanla mücadele eden binlerce şehidimizi rahmetle anmamak mümkün mü?

Mustafa Kemal'e inanıp, ölümü yaşama dönüştüren binlerce Mehmetçik gibi olabilseydik eğer, Türkiye, liderimiz Büyük Atatürk'ün işaret ettiği yerde çoktan olurdu!..

Hepsini rahmetle anıyoruz.

Onlar sayesinde bu görkemli coğrafyada, bu kadim topraklarda yaşıyoruz.

Kıymetini bilelim.

Farkındayım.

Klasik törenlerle o günleri anıyoruz.

Kimimiz için sıkıntılı olabilir ama törenlerin temel amacı zaten hatırlatma değil mi?

Bursa'nın Ankara için önemi siyah örtüyle vücut bulmuştu.

Eminim ki o kara günleri anlatan kitaplara eriştikçe 97 yıl önce düşmandan kurtarılmış bir kentin geleceği için yeni şeyler de yapacağız.

Yeter ki sahiplenelim.

Bursa, bizim...