BATI’NIN ÇAĞDAŞ KENTLERİNDEN İMAR VE PLANLAMA ÖRNEKLERİ...

Ziya GÜNEY 02 Ekim 2017 Pazartesi, 06:00

(Berlin ve Frankfurt)

Batı'nın önemli ve büyük kentlerindeki imar, planlama ve şehircilik uygulamaları ile ilgili gezintiye bugün de Almanya'nın yeni başkenti Berlin ve ticaret merkezi Frankfurt ile devam ediyoruz...

Bizim de uzun yıllar kaldığımız Almanya'da imar ve planlama hizmetlerinin yerel yönetimler (belediyeler) tarafından nasıl bir titizlik ve katı kurallar ile uygulandığını yakından gördük.

Aradan geçen sürede de tarihi ve kültürel doku ile modern ve çağdaş mimarinin birbiri ile uyumlu ve ahenkli bir şekilde Alman kentlerini yenilemeye kentsel dönüşümü gerçekleştirmeye çalıştığını yakından takip ediyoruz...

Doğu ve Batı'nın birleşmesi ile yeniden eski görkemli başkent unvanını elde eden Berlin'de öncelikle imar ve planlama düzenlemeleri yapıldı.

Bu düzenlemelerde imar ve şehircilik konularında kentin tarihi kimliğini, dokusunu ve mimari özelliklerini koruyacak önemli kısıtlama ve sınırlamalar içeren kurallar getirildi.

Hatta bu kurallar yarışmalara katılacak mimarlar arasında tartışmalara neden oldu.

Serbest mimari ve peyzaj uygulamalarına müdahale olarak yorumlandı.

Bugün Batı ile yeniden birleşmenin üzerinden geçen yıllar içerisinde Berlin Almanya'nın başkenti olarak eski tarihi, kültürel ve mimari dokusunu kaybetmeden sosyal ve teknik altyapıyı daha da güçlendirip kentsel dönüşümü olanca hızıyla yaşayarak gelişmeye devam ediyor.

Almanya'nın hatta dünyanın önemli ticaret merkezlerinden biri olan Frankfurt'ta ise  son 10 yıldan beri yeni bir planlama ve şehircilik programı uygulanıyor.

Bu program ile merkezdeki kentsel dokunun bozulduğu ve yıprandığı düşünülerek bir taraftan kamu alanları yeniden düzenlenirken diğer taraftan da çağdaş kentsel dönüşüm gerçekleştiriliyor.

Bu arada metropolün bazı bölgelerinde gökdelenlere de ancak çok sınırlı şartlarda ve kamu menfaatlerine öncelik verilerek müsaade ediliyor.

Ancak Frankfurt kentinin yeni imar ve planlama uygulamalarına damgasını vuran en önemli ve öncelikli husus, kamu menfaatleri ve kentin tarihi, mimari dokusuna zarar vermemek.

Bu da belediyenin sıkı ve tavizsiz denetim mekanizmaları ile sağlanıyor.

Gerek merkezi idarenin gerekse yerel siyasi otoritenin bu sürece hiçbir olumsuz etkisi, müdahalesi de söz konusu değildir.