BELEDİYELERDE YÖNETİM ANLAYIŞI NASIL OLMALIDIR...

Ziya GÜNEY 05 Haziran 2017 Pazartesi, 08:36

Geçen yıllardaki birkaç yazımızda, yerel seçime katılan siyasi partilerimizin ve belediye başkan adaylarının yerel konulara yaklaşımlarını ve gündeme getirdikleri projelerin ciddi tutarlı olmadığını, aday oldukları belediyelerin bütçe imkanları ile kaynaklarını dikkate almadan hazırlandığını, söylemlerinin birçoğunun içi boş sloganlardan ibaret kaldığını ifade etmeye çalışmıştık...

Ayrıca başkan adaylarının yapacakları hizmetler kadar bu hizmet ve projelerin üretiminde kullanacakları yönetim anlayışının da çok önemli olduğunu dile getirmiştik...

Bugünkü yazımızda da günümüzün çağdaş belediyecilik anlayışında öne çıkan bu yönetim felsefesi ve her ölçekteki yerleşim biriminde göreve başlayan  belediye başkanlarının özellikle dikkat etmesi gereken konuları kısa başlıklar halinde   sunmaya çalışacağız...

-Evvela belediye başkanı, herhangi bir siyasi partinin adayı olarak seçildikten sonra siyasi kimliğini bir tarafa bırakarak hizmet edeceği yerleşim birimindeki her siyasi görüş ve düşüncedeki hemşehrilerine eşit mesafeli durmak, gerek hizmet sunumunda gerekse personel ve diğer kurum, kuruluşlar ile ilişkilerinde bu hususa özel bir dikkat ve itina göstermelidir.

-Belediye başkanı her konu ve ortamda ciddi, dürüst, seviyeli bir tutum ve duruş sergilemelidir.

-Mensup olduğu siyasi partinin her kademedeki teşkilat mensuplarının, partililerin ve milletvekillerinin, belediyenin hizmet, program ve çalışma ilkelerine, personel tayini vb. gibi işlere karışmasına asla müsaade etmemelidir.

-Son yıllarda ülkemizde bilhassa da kentimizde sosyal, kültürel, siyaset, bürokrasi gibi hemen her zeminde gördüğümüz bölgecilik anlayış ve uygulamalarından kesinlikle kaçınmalıdır.

-Belediye başkanı, yakın geçmişte de birçok örneklerini gördüğümüz gibi kendisinden önceki dönemlerde yapılan önemli hizmet ve projeleri hiçbir ciddi gerekçe olmadan rafa kaldırıp büyük zaman ve kaynak israfına sebep olmamalıdır.

-Nüfusu 50 bini geçen belediyeler, işbaşına geldikten sonra 6 ay içerisinde stratejik planı tamamlayıp hayata geçirmek ve gerek bütçe gerekse programlarını bu planda yer alan hedef, misyon ve vizyona uygun olarak yapmak zorundadırlar.

-Belediye başkanı bir taraftan bilimsel araştırma ve planlı çalışma, öncelikleri objektif kriterlere göre belirlemenin yanında, günümüzün güçlü demokratik yerel yönetim anlayışının en önemli göstergelerinden birkaçı olan danışma, şeffaflık ve katılımcılığı slogan olmaktan çıkarıp hayata geçirmelidir.

-Yine özellikle ilçe belediyeleri merkezi idarenin kendi ilçelerinde yapacakları eğitim, sağlık, enerji, ulaşım, iletişim vb. gibi hizmetlerin önünü açmak ve süratlendirmek için bu hizmetleri getirecek merkezi idare kuruluşlarına her türlü destek ve yardımı yapmak durumundadırlar...

-Belediyeler, o belde halkının beşikten mezara dek olan hizmetlerini yerine getirmek için kurulmuş halka en yakın demokratik kuruluşlardır. Bu kurumlar klasik devlet dairesi gibi "bugün git yarın gel " zihniyeti ile yönetilemez...

-Belediye başkanları zamanlarını etkin ve verimli kullanmak zorundadırlar. Bunun için de son yıllarda iyice sulandırılan kardeş şehir ziyaretlerini, gereksiz dış gezileri, toplantı, karşılama, uğurlama, ziyaret, ziyafet, tören, sünnet, nişan, nikah, düğün vb. gibi aktiviteleri mümkün olan en aza indirmeleri gerekir ki diğer önemli ve öncelikli işlere zaman ayırabilsin.

-Kısacası belediye başkanları birçok enstrümanın bulunduğu bir orkestrayı en uyumlu ve ahenkli yöneten orkestra şefi gibi  davranmak durumundadırlar...