BELEDİYELERİN GAYRİMENKUL SATIŞLARI

Ziya GÜNEY 25 Eylül 2017 Pazartesi, 08:10

Geçen yıllarda merkezi idarenin yerel yönetim reformu çerçevesinde gerek 5216 ve 6360 sayılı Büyükşehir yasaları gerekse 5393 sayılı Belediye Yasası ile belediyelere yeni yetki görev ve sorumluluklar verilmişti...

Ancak 3 ayaklı olması gereken yerel yönetimlerin güçlendirilmesi projesinin 2 ayağı eksik kaldı.

Bunlardan birisi belediyelerin mali yapılarının güçlendirilmesi diğeri de demokratik yapıya kavuşturulması idi...

Her iki sorun da devam etmekte olup bugünkü yazımızda belediyelerimizin mali yapılarını düzeltmek için başvurdukları gayrimenkul satışlarını gündeme getirmek istiyoruz...

Ancak bu durum belediyelerin, plansız ve programsız olarak en kolay yolu seçip ellerindeki gayrimenkulleri elinden çıkarmasını gerektirmemelidir...

Bizim gerek diğer zeminlerde gerekse medyada çeşitli defalar ifade etmeye çalıştığımız gibi gelişmiş Batı ülkelerinin kentlerinde belediyelerin elinde önemli oranda gayrimenkul bulunmakta ve bunları satmak yerine daha da artırmanın çabası içerisinde bulunmaktadırlar...

Kara Avrupa'sı kentlerinde kent yüzölçümlerinin % 30-40'ı, kuzeydeki İskandinav ülkelerinde ise bu oran % 40-50'lere çıkmaktadır.

Bizim de uzun yıllar kaldığımız Almanya'da Köln kentinin % 31'ini teşkil eden arsalar Köln Belediyesi'nin mülkiyetinde bulunmaktadır.

Bugün imar planı hazırlanması ve imar yönetmeliklerine göre standartlara uygun olarak hazırlanan bir imar planında yol, yeşil alan, park, resmi kurum alanı vs. gibi sosyal donatı alanları ile birlikte zayiat oranı % 45-50'yi bulmaktadır...

İlgili mevzuata göre bunu karşılamak için vatandaştan alınan düzenleme ortaklık payı ise en fazla eskiden % 35, günümüzde ise % 40'tır.

İmar planlarının uygulanması için aradaki farkın ya kamulaştırma yolu ile veya kamuya ait arazilerden karşılanması gerekir.

Belediyelerin elinde yeterli kaynak olmadığı için ancak arsa stoklarından bu açığın kapatılması gerekir.

Arsa ve diğer gayrimenkullerin satılması bunu imkânsız hale getirmektedir. Kaldı ki kentlerimizde başta sağlık ve eğitim olmak üzere spor, kültür, sanat hizmetleri için de yeterli alan bulunmamaktadır...

Son zamanlarda bu ihtiyaçlara depremde vatandaşlarımızın toplanacağı alanlar ve kentsel dönüşümde artan nüfus yoğunluğunun ihtiyacını karşılayacak sosyal donanım ve teknik altyapı ile resmi kurum yapıları için gerekli alanlar da eklenmiştir...

Geçen son birkaç yıl içerisinde Mudanya yolu üzerindeki TKİ arsasında, Santral Garaj'da ve Yeni Otobüs Terminali'nde bu rant transferlerinin örneklerini gördük... Acemler'de BUSKİ'nin karşısındaki Otobüs İşletmesi'ne ait yer de satılmış ancak daha sonra mahkeme kararı ile bu satış iptal edilmiştir.

Yerel medyadan öğrendiğimize göre, son olarak Demirtaşpaşa semtindeki meslek lisesinin karşısında şu anda açık otopark olarak kullanılan 42 dönümlük arsa özel teşebbüse satılmış bulunmaktadır...

Bütün bunlara ilaveten bir de 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile köyden mahalleye dönüşerek ilçelere ve Büyükşehir'e bağlanan yerleşim birimlerindeki meraların da mera vasfından çıkarılarak çeşitli amaçlarla imara açılmaları söz konusudur...

En kolay yol seçilerek satılan bu gayrimenkuller dolayısıyla esasen plansız ve çarpık yapılaşan kentlerimiz aynı şekilde büyümeye devam edecek, imar planlarının uygulanması ve sosyal donatı alanları için yer bulmak imkânsız hale gelecektir.

Kent yönetiminde sorumluluk alan yöneticiler, en kolay ve basit olan gayrimenkullerini satma yolunu tercih etmeden de kaynak yaratma yol ve yöntemini bularak hizmet etme maharetini göstermelidirler!..