BEN.. BEN.. BEN..BİLİRİM..

Ziya GÜNEY 26 Haziran 2017 Pazartesi, 06:00

Uzun yıllar önce  (1960 lı yıllarda ) ABD de yapılan  bir ankette insanların günlük konuşmalarında en fazla kullandıkları sözcüğün ben olduğu  ortaya çıkmıştı.

Aradan geçen süre içerisinde yalnız ABD de değil hemen hemen bütün batı ülkelerinde ben anlayışının terkedilerek yerine biz anlayış ve kültürünün yerleştiğini görüyoruz.

Ancak bizim toplumumuzun hemen her kesiminde    hala ben merkezli kültürden biz merkezli kültüre geçmeyi başaramadık..

Küreselleşme, globalleşme rüzgarları bütün dünyayı sarmışken, hemen her konuda kollektif çalışmanın, ekip çalışmasının, ortak aklın önem ve değeri artarken özellikle bizim kamu sektöründe hala biz yerine ben merkezli anlayışın hüküm sürdüğünü üzülerek görmekteyiz..

Şüphesiz bu anlayış ve uygulamalar  bütün kamu sektörünü kapsamasa da bazı istisnalar hariç yerel yönetimler de dahil olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında ağırlığını bütün şiddeti ile  hissettirmektedir.

Özel teşebbüsün yönetim anlayışı açısından kamudan çok farklı konumda olduğunu kabul etmek gerekir.

Günümüzün çağdaş yönetim anlayışı  bütün özellikleri ile hükmünü icra etmeye devam ediyor.. Bugüne kadar dünyadaki gelişme ve değişimlere seyirci kalan, devlet ve yerel yönetim kurumları günümüzdeki gelişmelere  bundan sonraki dönemlerde ayak uydurabilecek refleksleri gösterebilecek mi?

Değişim ve  Sürdürülebilirlik son yıllarda çok popüler bir eğilim haline gelmiştir.  Özellikle de yönetici konumundakiler sadece ben bilirim anlayışını bir tarafa bırakıp "ben" kültürünün yerine   "biz" kültürünü  koyabilme basiretini gösterebilecekler mi? Bu sosyal değişime ayak uydurabilecekler mi?

"Ben bilirimci, Benim yaptığım doğrudur" diyen bir  anlayış yerine halka dönük, katılımcı, ortak aklı kullanabilen bir yönetim anlayış ve vizyonuna sahip olabilecekler mi?

Biz kültürü herkesi içine aldığı gibi , herkes bu çalışma, proje ve hizmet üretiminde kendine bir yer bulabiliyor ve o yerde faydalı olabiliyor..Neticede bu anlayış , zihniyet ve vizyon  büyük ve önemli teknolojik gelişmeler, projeler gerçekleştirebiliyor..

1993 yılında B.Şehir'in alt yapı ve çevre projelerinin finansmanı için  dönemin B.Şehir Belediye Başkanı rahmetli Teoman Özalp ile birlikte Dünya Bankasını ( ABD yi )ziyaret ettiğimizde New York'daki büyük bir poster dikkatimizi çekti. Bu posterde; Bir kültür ve bu kültürün ürettiklerinin bir bölümü kentin alt yapısında bir bölümü de gördüğünüz üst yapısına yansıyanlardır." denilmekte idi.

Biz bu konuda gelecek için de  maalesef çok ümitli değiliz.. Bizde yerleşmiş kötü ancak köklü bir  gelenek vardır.. Bir kimse seçim veya tayinle herhangi bir makama gelmişse o kimse her şeyin iyisini bilir.. Şayet her şeyi herkesten iyi bilmeseydi o makama tayin edilebilir veya seçilebilirmiydi!..

Bürokrasideki tayinlerin bazı istisnalar hariç hangi sübjektif ölçülere göre yapıldığını çok iyi bilenlerdeniz.. Seçimle gelenler için de şu hususu hatırlatmakta fayda görüyoruz..

Güzellik kraliçeleri o ülkenin en güzel hanımları değil sadece yarışmaya katılanlar arasından seçilmişlerdir..

Bütün okuyucularımızın Ramazan bayramını en içten dileklerimle kutlarım.