Hava Durumu

Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: ‘NATO'nun Rotası Ankara'da çizilecek’

YeniDönem Gazetesi'ne konuşan Akademisyen ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak NATO Zirvesi'nin sadece güvenlik başlıklarının değil, NATO'nun geleceği ile küresel güç dengelerinin de şekilleneceği tarihi bir dönüm noktası olacağını söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 05.07.2026 22:04
Haber Güncellenme Tarihi: 05.07.2026 22:07
Muhabir: Sedanur GÜLLÜ
Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu: ‘NATO'nun Rotası Ankara'da çizilecek’

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde YeniDönem Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Akademisyen ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu, zirvenin hem Türkiye hem de NATO açısından tarihi nitelik taşıdığına dikkat çekti. Hamzaoğlu, küresel güvenlik dengelerinin hızla değiştiği bir dönemde Ankara’da yapılacak zirvenin ittifakın geleceğine yön verecek önemli kararların alınacağı bir platform olacağını ifade etti. Ankara Zirvesi’nin en kritik gündem maddelerine ilişkin konuşan Hamzaoğlu, “Ankara Zirvesi birçok bakımdan tarihi nitelik taşıyor. NATO’nun yeni tehditlere karşı yeni mekanizmalar üretmesi gerekiyor. Bu kapsamda güncellenmiş NATO 3.0 tartışmaları zirvenin ana konularından biri olacaktır. Aynı zamanda NATO üyeleri arasında savunma sanayisine yönelik yeni işbirliği mekanizmaları gündemdedir. Bu bağlamda savunma sanayisi alanında yeni anlaşmaların yapılması beklenmektedir. Zirve kapsamında Savunma Sanayi Forumu düzenlenecektir. Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği büyük başarılar bu forumda sergilenecektir. Bu ülkemiz açısından çok önemli ve kıymetli bir gelişmedir” dedi.

‘İTTİFAKIN GÜNCELLENMESİ ZARURİ’

Küresel güvenlik ortamındaki değişimlerin NATO’nun geleceğini doğrudan etkilediğini belirten Hamzaoğlu, “Küresel güvenlikte büyük değişimler yaşanıyor. Bu değişimler jeopolitiğin önemini gözler önüne seriyor. Güvenlik tehditleri asimetrik ve hibrit bir karakter ihtiva etmeye başlıyor. Tek tip güvenliğin yerini çoklu tehditler alıyor. Bu durum ittifakın güncellenmesini zaruri kılıyor” ifadelerini kullandı.

‘İSRAİL İSTİKRAR BOZUYOR’

Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu’daki gelişmelerin zirveye damga vuracağını söyleyen Hamzaoğlu, “Yeni savaşlar çok boyutlu ve çok yönlü bir muhtevaya sahiptir. Günümüz savaşları, geleneksel ordular arası çatışmalardan hibrit ve çok kutuplu çatışmalara doğru bir geçişle karakterize ediliyor. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’da ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş küresel güç dengesinin yeniden düzenlenmesine yönelik mücadele olarak tanımlanabilir. Kuşkusuz NATO’nun Ankara Zirvesi’nde bu iki savaş dikkat merkezinde olacaktır. Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Avrupalı devletler açık bir şekilde Ukrayna’nın yanında yer almaktadır. Rusya konusu zirvenin ana gündem maddelerinden biri olacaktır. Bu bağlamda Ukrayna’ya yeni destek paketinin açıklanması beklenilmektedir. Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin ana gündem maddelerinden biri de Ukrayna’nın hava savunma sisteminin güçlendirilmesi olacak. İran konusunda ise son dönemde bir müzakere süreci başlatıldı. Müzakereler kırılgan bir zeminde ilerliyor. Bu konuda İsrail’in istikrar bozucu faaliyetlerde bulunduğu aşikârdır” diye konuştu.

‘OYUN KURUCU DEVLETİZ’

Türkiye’nin NATO içerisindeki rolünün her geçen gün güçlendiğini vurgulayan Hamzaoğlu, “Türkiye artık bölgesinde oyun kurucu bir devlettir. Türkiye jeopolitik bir değer üretmektedir. Bu jeopolitik değer bölgeye istikrar getirmeyi hedeflemektedir. Türkiye aynı zamanda küresel bir aktördür. Bu bağlamda Türkiye’nin NATO içerisindeki konumu hızla yükselmektedir. Türkiye artık sadece stratejik konumuyla değil, bağımsız savunma kabiliyeti, sorumluluğu ve sürdürülebilir güvenlik anlayışıyla NATO’nun omurgasını oluşturan bir ülkedir” dedi.

TERÖRLE MÜCADELE

Terörle mücadelede NATO üyelerinin Türkiye’ye yaklaşımını da değerlendiren Hamzaoğlu, “Türkiye uzun yıllardır teröre karşı mücadele vermektedir. Maalesef NATO üyeleri dayanışma ilkesi çerçevesinde Türkiye’nin haklı mücadelesine destek vermemektedirler. Hatta bırakın desteği, köstek olmaya çalışmaktadırlar. Bu durum ittifakın geleceğine ve pozisyonuna büyük bir zarar vermektedir. Çünkü neticede NATO bir dayanışma mekanizmasıdır. NATO üyelerinin bazıları açık bir şekilde Türkiye’nin terörle mücadelesine karşı tutum almaktadırlar. Dünya hızla değişiyor ve bu bağlamda NATO’nun Türkiye’nin haklı güvenlik endişelerini idrak etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

MİLLİ SAVUNMADAKİ YÜKSELİŞ

Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı adımların önemine dikkat çeken Hamzaoğlu, “Türkiye savunma sanayisinde büyük ve kapsamlı adımlar atmaktadır. Bu adımlar ve elde edilen büyük kazanımlar, Türkiye’nin izlediği milli politikalarının bir sonucudur. Bu adımları atarken Türkiye öncelikle kendi güvenliğini düşünmektedir. Belirsizliklerin arttığı uluslararası bir ortamda savunma kabiliyetlerinin konsolide edilmesi oldukça önemlidir. Türkiye’nin savunma kabiliyetinin artması NATO’yu da memnun etmelidir. Çünkü Türkiye NATO’nun en büyük üyelerinden biridir. NATO içerisinde Türkiye’nin savunma sanayisi potansiyeline yönelik olumlu görüşlerin arttığını gözlemlemekteyiz. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin açıklamaları örnek olarak verilebilir” dedi.

CAATSA YAPTIRIMLARI

ABD ile Türkiye ilişkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hamzaoğlu, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Trump arasında iyi bir diyaloğun olduğunu söyleyebiliriz. Mevzu bahis diyalog Türk-Amerikan ilişkilerine olumlu yansımaktadır. ABD, Türkiye’nin yükselen bölgesel ve küresel gücünün farkındadır. Bu bağlamda Ankara Zirvesinde Türkiye ve ABD arasında yeni anlaşmaların imzalanması muhtemeldir. Özellikle CAATSA yaptırımlarıyla ilgili somut gelişmelerin yaşanmasını bekliyorum” diye konuştu.

KÜRESEL DENGELER MASADA

NATO Zirvesi’nin yalnızca güvenlik gündemiyle sınırlı kalmayacağını belirten Hamzaoğlu, “NATO’nun Ankara Zirvesi’nin tarihi bir nitelikte olacağını düşünmekteyim. Jeopolitik türbülansların yaşandığı bu dönemde Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen bu zirve birçok yönden tayin edici olacaktır. NATO’nun yoluna nasıl devam edeceği sorunsalı, savunma sanayisi alanındaki yeni işbirliği mekanizmaları ve ittifak içerisindeki savunma harcamaları konusu gibi kritik başlıklar müzakere edilecektir. Zirve, uluslararası siyasetin yönünün belirleneceği bir süreçte gerçekleşecektir. Bu kapsamda Zirvenin sonuç bildirgesi bize birçok ipucu sunacaktır” ifadelerini kullandı.

İTTİFAKTA TRUMP SINAVI

Trump’ın NATO’ya yönelik son açıklamalarını da değerlendiren Hamzaoğlu, “Son dönemlerde Trump’ın Avrupalı müttefikleriyle ilişkileri belirgin bir şekilde gerildi. Trump, Avrupalıların İran’a karşı düzenlenen operasyonda Washington’a destek vermeyi reddetmesinin ardından ABD’nin NATO’dan ayrılma olasılığını ciddi olarak değerlendirdiğini açıklamıştı. Trump, Almanya’dan beş bin Amerikan askerini geri çekme niyetini de açıklamıştı. NATO müttefikleri, Trump ile anlaşmazlıklardan kaçınmaya çalışarak Ankara’daki zirvede yeni savunma projeleri ve kapsamlı sözleşmeler sunmayı planlıyorlar. 2025’te Lahey’deki NATO zirvesinde üyeler savunma harcamalarını kademeli olarak GSYİH’nın yüzde 5’ine çıkarmayı kararlaştırmışlardı. Bu kararın uygulanması için son tarih 2035 yılı olsa da, NATO bu konuda çalışmaların şimdiden başladığını Trump’a göstermek istiyor. Avrupalılar zirvede İran ve Hürmüz konusunda Trump yanında olduklarını beyan edeceklerdir. Bu çerçevede Fransa ve İngiltere Hürmüz için olası bir misyon planlarını sunacaklardır. Avrupalılar, ABD olmadan güvenlik mimarilerinin en azından kısa ve orta vadede sorunlu olacağını düşünmektedirler” dedi.

AVRUPA'YA JEOPOLİTİK UYARI

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu ile Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını da değerlendiren Hamzaoğlu, “Biliyorsunuz Avrupa Parlamentosu Türkiye karşıtlığının belirgin olduğu bir organizasyondur. Avrupa Parlamentosu geleneksel olarak Türkiye’ye karşı haksız ve mesnetsiz bir tutuma sahiptir. Bu durum hiç değişmedi. Aslında Avrupa Parlamentosu raporunun kıymeti harbiyesi yoktur. Avrupa bir dizi sorunla boğuşmaktadır. En önemlisi Avrupa güvenliği ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Son yıllarda Avrupa Birliği siyasi ve iktisadi zorluklarla uğraşmaktadır. Aslında Avrupa Birliği ciddi siyasi, jeopolitik, sosyal ve kültürel bir buhran içerisindedir. Buhran yaşayan Avrupa, Türkiye’nin stratejik değerinin daha iyi anlamalıdır. Maalesef Avrupa Birliği’nin bu basiretten yoksun olduğunu görüyoruz. Avrupa Parlamentosu raporunu bu bağlamlarda değerlendirmekte fayda vardır. MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Avrupa Parlamentosu raporuna verdiği tepki yerindedir ve her yönüyle doğrudur. Sayın Bahçeli’nin bu konudaki açıklamaları Avrupa’ya uyarı mahiyetindedir. Avrupa Parlamentosunun uluslararası siyasete dair okumalarında ciddi sorunlar vardır. Umarız Avrupa Parlamentosu bu haklı ve değerli uyarıları dikkate alır” diye konuştu.

TÜRKİYE KİLİT ÜLKE

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türkiye-AB ilişkilerine yönelik değerlendirmelerini de yorumlayan Hamzaoğlu şu şekilde konuştu;

“Türkiye, bölgesinde ve aynı zamanda küresel ölçekte jeopolitik değer üreten bir ülkedir. Bakınız bugün Türkiye Orta Doğu’dan Türkistan’a, Afrika’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada oyun kurucu bir konumdadır. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerdeki önemi ve değeri giderek artmaktadır. Türkiye, Ukrayna savaşında aktif tarafsızlık politikası izleyerek jeopolitik bir değer üretmiştir. Yine aynı şekilde İran konusunda da belirleyici bir pozisyona sahiptir. Türk Hariciyesi kriz yönetimi konusunda dünyaya örnek teşkil etmektedir. Avrupa, Türkiye’nin yükselişini, gücünü ve potansiyelini elbette görüyor. Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın da ifade ettiği gibi Avrupalılarla ikili ilişkilerimiz çok iyi seviyede, mamafih, bu iyi ilişkiler Avrupa Birliği kurumlarıyla olan ilişkilere tam sirayet edemiyor. Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisinde yer alması gerekiyor. Emin olun mevcut koşullarda en çok Avrupa’nın buna ihtiyacı var. Türkiye, başta Doğu Akdeniz ve Karadeniz güvenliği olmak üzere bütün bölgesel mekanizmalarda hem anahtar hem de kilit ülke konumundadır. Avrupa Birliği’nin bu jeopolitik gerçekliği hesaba katması gerekiyor.”

Kaynak: Sedanur GÜLLÜ

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.