Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Bursa ve Marmara Bölgesi'ndeki fay hatlarına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, Bursa için büyük bir deprem beklentisi olmadığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 19.07.2026 20:48
Haber Güncellenme Tarihi: 19.07.2026 20:58
Muhabir:
Sedanur GÜLLÜ
Bursa'yı ilgilendiren Mekece-Geyve-İznik Fay Zonu'nun Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolu olmadığını savunan Üşümezsoy, "Bu fay zonu Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolu değildir. Güney kolu olarak değerlendirilse bile 17 Ağustos 1999 depreminin stres gölgesinde kalmıştır. Bursa'yı ilgilendiren bu fay hattında ikinci bir 17 Ağustos depremi beklentisi doğru değildir" ifadelerini kullandı. Bursa'nın tarihsel deprem geçmişine de dikkat çeken Üşümezsoy, "Bursa için büyük deprem riski 1855 yılında yaşandı. Kentin büyük fayı o tarihte kırıldı ve enerjisini boşalttı" dedi.
KUMBURGAZ - SİLİVRİ ÇUKURU
Marmara Denizi'ndeki faylara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, 1912 yılında Tekirdağ Fayı'nın, 1894 yılında ise Çınarcık kıyısındaki fayın kırılarak stresini boşalttığını belirtti. İstanbul açısından risk taşıyan bölümün Kumburgaz Fayı olduğunu ifade eden Üşümezsoy, "Avcılar Fayı, Adalar Fayı'nın devamıdır ve burada herhangi bir risk bulunmuyor. 23 Nisan depremi ve 2019 Silivri depremi, 2000’li yıllardan beri sürekli söylediğim Silivri-Kumburgaz Çukuru fayında oldu. Burada Silivri çukurundaki fayda belki bir 6.0'lık deprem daha olabilir ama 7.00 ve üzeri deprem riski Kuzey Marmara faylarında kalmadı. Son yıllarda Marmara'da büyük İstanbul depremine ilişkin ortaya atılan birçok senaryonun dayandığı tezler bilimsel olarak çürümüştür. Bilim insanı, bilimsel makalelerde yazılanları tekrar eden kişi değildir. Bilim; arazi çalışmaları, gözlemler ve ölçülebilir verilerle yapılır. Deprem gibi toplumun hassas olduğu konularda yeterli bilimsel dayanağı olmayan yorumların kesin gerçekmiş gibi kamuoyuna sunulması bilim dışıdır" diye konuştu.
‘DOĞA TARAFINDAN ÇÜRÜTÜLDÜ’
Üşümezsoy, son dönemde sıkça gündeme gelen Adalar Fayı ve Adana'dan geçtiği öne sürülen Doğu Anadolu Fayı gibi iddialarının da bilimsel verilere dayanmadığını savunarak, "Bu faylarla ilgili ortaya atılan spekülatif tezler doğa tarafından çürütülmüştür. 17 Ağustos Depreminin devamı Adalar fayında olmadığı gibi 6 Şubat depremi de Doğu Anadolu Fayının Adana'dan geçmediğini göstermiştir. Marmara'da büyük İstanbul depremi beklemiyorum. Fayların geçmiş kırılma süreçleri ve arazi verileri bunu ortaya koyuyor" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Üşümezsoy: Bursa'nın büyük depremi 1855'te kaldı
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Bursa ve Marmara Bölgesi'ndeki fay hatlarına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, Bursa için büyük bir deprem beklentisi olmadığını söyledi.
Bursa'yı ilgilendiren Mekece-Geyve-İznik Fay Zonu'nun Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolu olmadığını savunan Üşümezsoy, "Bu fay zonu Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolu değildir. Güney kolu olarak değerlendirilse bile 17 Ağustos 1999 depreminin stres gölgesinde kalmıştır. Bursa'yı ilgilendiren bu fay hattında ikinci bir 17 Ağustos depremi beklentisi doğru değildir" ifadelerini kullandı. Bursa'nın tarihsel deprem geçmişine de dikkat çeken Üşümezsoy, "Bursa için büyük deprem riski 1855 yılında yaşandı. Kentin büyük fayı o tarihte kırıldı ve enerjisini boşalttı" dedi.
KUMBURGAZ - SİLİVRİ ÇUKURU
Marmara Denizi'ndeki faylara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, 1912 yılında Tekirdağ Fayı'nın, 1894 yılında ise Çınarcık kıyısındaki fayın kırılarak stresini boşalttığını belirtti. İstanbul açısından risk taşıyan bölümün Kumburgaz Fayı olduğunu ifade eden Üşümezsoy, "Avcılar Fayı, Adalar Fayı'nın devamıdır ve burada herhangi bir risk bulunmuyor. 23 Nisan depremi ve 2019 Silivri depremi, 2000’li yıllardan beri sürekli söylediğim Silivri-Kumburgaz Çukuru fayında oldu. Burada Silivri çukurundaki fayda belki bir 6.0'lık deprem daha olabilir ama 7.00 ve üzeri deprem riski Kuzey Marmara faylarında kalmadı. Son yıllarda Marmara'da büyük İstanbul depremine ilişkin ortaya atılan birçok senaryonun dayandığı tezler bilimsel olarak çürümüştür. Bilim insanı, bilimsel makalelerde yazılanları tekrar eden kişi değildir. Bilim; arazi çalışmaları, gözlemler ve ölçülebilir verilerle yapılır. Deprem gibi toplumun hassas olduğu konularda yeterli bilimsel dayanağı olmayan yorumların kesin gerçekmiş gibi kamuoyuna sunulması bilim dışıdır" diye konuştu.
‘DOĞA TARAFINDAN ÇÜRÜTÜLDÜ’
Üşümezsoy, son dönemde sıkça gündeme gelen Adalar Fayı ve Adana'dan geçtiği öne sürülen Doğu Anadolu Fayı gibi iddialarının da bilimsel verilere dayanmadığını savunarak, "Bu faylarla ilgili ortaya atılan spekülatif tezler doğa tarafından çürütülmüştür. 17 Ağustos Depreminin devamı Adalar fayında olmadığı gibi 6 Şubat depremi de Doğu Anadolu Fayının Adana'dan geçmediğini göstermiştir. Marmara'da büyük İstanbul depremi beklemiyorum. Fayların geçmiş kırılma süreçleri ve arazi verileri bunu ortaya koyuyor" dedi.
Kaynak: Sedanur GÜLLÜ
En Çok Okunan Haberler
Trump: İran Devrim Muhafızları ile iletişimdeyiz
Ticaret Bakanlığından mikro ihracata önemli destek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Burnham ile görüştü
Başkan Vekili Biba'dan eşit hizmet vurgusu
Bursa'da korsan sipariş, kuryeleri kapıya dizdi
Osmangazi'de zincirleme kaza
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta kazada yaralandı
Gazze'de genç kızdan yürek burkan istek
Bursaspor'dan 17 Ağustos paylaşımı: Unutmayacağız!