Futbolun tartışılan dönemi: 1959 öncesi...

Ali ŞAHİN 08 Nisan 2021 Perşembe, 06:00

Futbolda gündemi uzun zamandır işgal eden bir konu var.

Fenerbahçe '1959 öncesi şampiyonluklar' için başvuru yaptı.

Bilmeyenler için özet geçeyim; Fenerbahçe, 1959 öncesinde, 1932-33 sezonundan başlamak üzere elde edilen 9 şampiyonluğun mevcut şampiyonluk sayısına eklenmesi talebiyle TFF'ye başvurdu.

Eğer talep kabul görürse Fenerbahçe'nin şampiyonluk sayısı 28 olacak. Galatasaray 23, Beşiktaş ise toplamda 20 şampiyonluğa ulaşacak.

***

Bu başvuru aslında birçok parametreyi değiştirmeye aday olduğu için bu kadar çok tartışıldı.

Çünkü Fenerbahçe'nin kulüp olarak yaptığı başvuru metninde geçen önemli bir ifade vardı;  "Sadece Fenerbahçe'nin değil, 1959 öncesi şampiyonlukları bulunan birçok takımın hakkını savunma anlamına gelen bu başvurumuz kapsamında..." yazıyordu metnin tam ortasında.

Hadi şimdi o yakın geçmişe bir parantez açalım yani 1959 öncesine...

***

Türkiye'deki ilk futbol ligi olarak İstanbul Futbol Ligi kabul edilir.

İlk kez 1904-05 sezonunda düzenlenen lig, Süper Lig'in 1959'da kurulmasına dek birinci seviye yarışma olarak devam etti. 

İstanbul Ligi'nin yanında özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile beraber birçok farklı şehirde ligler kurulmaya başladı.

1922'de Ankara, 1923'te Trabzon, 1924'te İzmir, Eskişehir, Bursa ve Adana gibi şehirlerde ligler oluşturuldu.

***

Türkiye'de ilk ülke çapındaki şampiyona Türkiye Futbol Şampiyonası ya da Türkiye Futbol Birinciliği adı altında oluşturuldu.

1924 yılında ilk kez düzenlenen bu turnuvada kendi bölge liglerinde birinci olan farklı şehir takımları eliminasyon usulüyle karşılaşıp Türkiye şampiyonu belirlendi.

Bu turnuva bazı yıllarda maddi sorunlar nedeniyle düzenlenemediği gibi 1935'te kesildi.

1937'de ise ülkenin ilk deplasmanlı ligi olan Milli Küme kuruldu. İstanbul, Ankara ve İzmir liglerinde derece yapan takımların katıldığı bu lig 1950 yılına dek tertip edildi.

Ama 1940 yılında Milli Küme ülkenin tek ulusal şampiyonası olarak devam ederken Türkiye Futbol Federasyonu 1935'te kesintiye uğrayan Türkiye Futbol Şampiyonası'nı yeniden düzenlemeye karar verdi.

O yıldan itibaren 1950'ye dek iki şampiyona aynı anda var olup o dönem içerisindeki kimi yıllarda iki ülke şampiyonu birden oldu.

1944'te iki organizasyonun şampiyonu Ankara'da iken dönemin Başbakanı Şükrü Saracoğlu'nun fikriyle Başbakanlık Kupası hayata geçirildi. İki şampiyon takımın karşılaştığı bu kupa Avrupa'daki ilk süper kupalardan biri olarak sayıldı.

***

Bu tarihi sıkıcılıktan çıkaracağımız konuya gelecek olursak; 1924 öncesindeki iller düzeyinde olan turnuvaların kapsam dâhilinde olma şansı yok.

TFF eğer Fenerbahçe'nin başvurusunu kabul ederse 1924 yılındaki Türkiye Futbol Şampiyonası ile hak edişler doğacak.

Peki, "Kimler bu şampiyonlukları hanesine yazdıracak?" kısmına gelirsek burayı da ikiye ayırmak gerekir.

Milli Küme ve Türkiye Futbol Şampiyonası!

***

Türkiye Futbol Şampiyonası kesintiye uğrayana kadar 1924'ü Harbiye, 1927'yi Muhafızgücü, 1932'yi İstanbulspor, 1933 ve 1935'i Fenerbahçe, 1934'ü de Beşiktaş kazandı.

1937'de başlayan Milli Küme'nin ilk 3 şampiyonu sırasıyla Fenerbahçe, Güneş ve Galatasaray oldu.

1940'tan sonra ise Türkiye 2 şampiyon çıkardı.

Milli Küme'ye 1940-1950 yılları arasında 3 yıl ara verildi. 1942'de olumsuz hava koşulları, 1948'de Olimpiyatlar, 1949'da da Akdeniz Kupası nedeniyle maçlar oynanmadı.

Bu süreçteki 8 şampiyonluğun 5'ini Fenerbahçe kazanırken, 3'ünü Beşiktaş elde etti.

Aynı anda düzenlenen Türkiye Futbol Şampiyonası ise 1943'te ve 1948'de yapılmadı. Ancak 1951 yılında oynandı.

Bu süreçte ise birçok şampiyon çıktı. Sırasıyla; Eskişehir Demirspor, Gençlerbirliği, Harpokulu, Fenerbahçe, Harpokulu, Gençlerbirliği, Ankara Demirspor, Ankaragücü, Göztepe ve Beşiktaş mutlu sona ulaştı.

***

Şu an Süper Lig'de 6 takımın şampiyon unvanı var. Fenerbahçe'nin talebi kabul edilirse bu sayı kapanan ve amatöre gidenleri bir kenara bırakınca 10'a yükselecek.

Ankara Demirspor zaten gereken resmi başvuruyu yaptı. Ankaragücü resmi başvuruyu yapmasa da kamuoyu yoklamasına başladı ki Hikmet Karaman bunu en son yüksek sesle dillendiren isim oldu.

Elbette Göztepe, Gençlerbirliği de boş durmayacaktır.

***

Bu takımların kupa ya da yıldız için bunu yaptığını zannedenler yanılıyor.

Her şampiyonluk unvanı, yayın gelirinin şampiyonluk pastasından pay almak demek. Mevcut durumda şampiyonluk başına fazladan 3 milyon TL'nin biraz üzerinde bir rakam kulüplere ödeniyor. Eğer şampiyonluk sayıları güncellenirse şampiyonluk başı geliri azalacak ve hak eden takım sayısı artacak.

Bu tartışmasız en çok Galatasaray'ı zarara uğratacak. Çünkü şampiyonluk sayısı rakiplerin geresinde kalacak ve kazancı ciddi biçimde azalacak.

Ayrıca UEFA her ne kadar karşı çıksa da kurulması gündemde olan Avrupa Futbol Ligi'ne Türkiye'nin en çok şampiyonluğa sahip takımının alınacağı yönünde spekülasyonlar da var.

***

Bütün bu karışıklık içinde Federasyon'un kabul ya da ret kararı vermesi hiç kolay değil.

Her karar işi başka noktaya götürecektir!

Bu yüzden bir süre daha halının altına süpürülecek ya da tozlu raflarda saklanacaktır!..