Yine saçmalamaya başladık!

Ali ŞAHİN 22 Mayıs 2020 Cuma, 04:00

Süper Lig'deki 18 takım ile mutabakata varan TFF, liglerin oynanacağını ve 'şimdilik' verilen tarihlerin 28 Mayıs'ta netleşeceğini duyurdu. O tarihten daha önemli unsur ise 7 uyanıkların 'düşme olmasın' talebi oldu.

Ligler oynanır da tamamlanırsa eğer, düşme olmayacağını ne UEFA'ya ne de FIFA'ya anlatmanın imkânı var!

Başka bir deyişle maçlar tamamlandı diyelim; bu talebin geçen sene Bursaspor ve BB Erzurumspor'un yaptığı 21 takım çağrısından bir farkı kalmayacak!..

Lig oynanmayacaksa bu talep kabul görebilir ama oynanacaksa birçok itiraz ve dava açılır.

***

Olayın diğer yönüne bakacak olursak, başarısızlık kriteri olmayan bir yarışta başarı kriterinin sağlanması da sorun olacak. Düşmeme olayına karşılık ligin 7 takımı birleşip 'şampiyon da olmasın!' derse ne olacak? Nasıl izah edilecek?

İşin bir de 21 takım boyutu var. Teknik olarak süre açısından ligin 21 ya da 22 takımla oynanması fark etmiyor.

21 takımlı süreçte 1 haftası bay 21 maçlık devre oynanırken, 22 takım olursa bay haftasında da maç yapılır. Yani her ihtimalde lig 42 hafta olur.

Bu da TFF'yi; Süper Lig için fazladan 8 haftalık bir süreci, Avrupa maçlarının olduğu haftaları ve milli maç aralarını düşünce kalan tarihlere yaymak için ciddi bir çalışmaya itecek.

Bu fikstüre bir de Türkiye Kupası'nı eklemek gerekecek.

Bence bu süreç için çok doğru bir zaman değil.

***

Zaten ligler oynanacak ve şampiyonluk sahada kazanılacaksa eğer; bunları konuşmak bile anlamsız, bu teklifi yaparken bile utanmak gerekir.

Hele bir de geçen sezon Bursaspor ve BB Erzurum için atıp tutan takımlardan böyle bir teklif görmek düşündürücü!

28 Mayıs'ta alınacak karar herkes için önemli olacak.

TFF'nin mevcut yönetimi, yayıncı kuruluş; liglerin askıya alınma süreci, futbola dönüş protokolü gibi birçok fiyaskodan sonra liglerin başlama durumunda başarılı olabilir mi?

***

Bir de bu sezon başlaması gereken ama başlamayan rezerv lig olayı var. Kulüpler Birliği ile çok daha kritik ve hayati konular tartışırken, onu da araya sıkıştırmanın bence gereği yoktu.

Bu sezonu bir bitirelim gelecek sezonu sonra konuşmak çok daha mantıklı olur. Ayrıca 'Biz rezerv lig kuracağız' demekle kurulacak ligin, kapatılan U-21 Ligi'nden farkı olmayacaktır. Üzerinde daha iyi çalışılması, araya kaynamaması lazım.

***

Türk Futbolu, Süper Lig'deki 18 takımın kararlarına göre yönetilirse, ilerleyen süreçte ciddi sorunlar yaşanacak.

Fransa, her lig için farklı karar alınabileceğinin örneğini gösterdi. İtalya'da da benzer durum Serie C için geçerli.

Türkiye'de ise tesis sorunu olan ligleri temmuz sıcağında sahaya çıkaracaklar. 

Hep söyledim yine söylüyorum; bu kararı alanları temmuzun ortasında bir BAL maçına bekliyorum. Ya da 3. Lig de olur!

Bir halı sahadan farksız, Işıklandırması olmayan alanlarda o sıcakta gündüz maç oynatmak virüs salgını geçse bile sporcunun canına kastetmekle eş değer.

***

Süper Lig'deki 18 takım oynamak istiyorsa oynamalı. TFF 1. Lig'de de büyük çoğunluk oynama taraftarı. Ama daha aşağısı için farklı bir formül üretilmeli. Düşme ve yükselmeyi bu liglerde kaldırmak hukuki olarak imkânsız. Ortada kazanılmış bir şampiyonluk ve matematiksel olarak küme düşmüş takımlar var. En azından play-off ya da play-out modeli ile en azından insanlar daha az maça çıkarılmalı.

Tabii böyle kararlar almak adına bazı şeyler de hatırlanmalı.

Türk futbolu 18'den büyüktür. Ama yönetilenler yönetenlerden büyük kabul edilirse iş çıkmaza girer.

Otoritenin, gücünü doğru yerde tarafsız(!) olarak kullanması gerekir!..