TİRİLYE'NİN SİMGESİ O EV

Asuman Kurt Öge 18 Ocak 2021 Pazartesi, 06:00

Aslında ben Bursa'nın bu şirin beldesine "Zeytinbağı" demeyi daha çok seviyorum.

Her neyse, hatırlayacağınız gibi "Önemsenmesi için yıkılması mı gerek?" diye yazmıştık Tirilye'nin simgesi haline gelen ve yörede 'Tüccar Evi' olarak bilinen tarihi bina için.

Turizm açısından büyük potansiyele sahip Tirilye'de, "bu özel yapıların çoğu yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya" demiştik.

Hemen sonrasında Mudanya Belediyesi'nin "Kentin simge yapılarını kamulaştırma adına harekete geçtiğine dair" haberi gündeme geldi.

Oldukça sevindirici olduğunu düşündüğüm bu hamle ile ilgili geçen hafta gerçekleşen Mudanya Belediyesi ziyaretimizde Sayın Başkan Hayri Türkyılmaz ile konuştuk.

Aldığımız bilgiler gerçekten umut vericiydi...

Tirilye'deki tarihi zeytinyağı fabrikasını 'Zeytinyağı Enstitü ve Müzesi'ne' dönüştürme projesi, restorasyonu devam eden Taş Mektep, Perili Ev, Dündar Evi gibi yapıların da bir bir geleceğe taşınacak olması güzel.

Girit Mahallesi'nin açık hava müzesine dönüştürülmesi planlanıyor.

Bu proje aklıma Eskişehir Odun Pazarı Mahallesi'ni getirdi.

Eski halini de bildiğim bu mahalle şu an turistlerin en uğrak yerlerinden biri oldu.

Ve Tirilye'nin simgesi diye tanımladığımız, limana az mesafe kala karşınıza çıkan, altında bir manav bulunan ve yılların yorgunluğunu üzerinde taşıyan o ev de yani 'Tüccar Evi' de kamulaştırma planı kapsamında.

Tabii bir günde bitecek işler olmuyor kamulaştırma!

Ancak tamamlanıp restorasyonu da yapıldıktan sonra gezilebilecek, gerçekten de Tirilye'nin kültür değerlerine ve özgünlüğüne uygun bir ev haline getirileceğini öğrenmiş olmak oldukça keyifli.

Her zaman dediğimiz şey; milli kültürümüze ve tarihimize sahip çıkmamız gerektiği.

Bu yönde yapılan tüm çalışmaları takdir ediyor ve restorasyon sonucunu da heyecanla bekliyoruz.

***

ARI GİBİ!

Nihayet kış geldi.

Şehrimize ve ülkemizin pek çok yerine kar yağdı.

Son günlerde yaşadığımız en umut verici olay belki de bu yağış oldu.

Sosyal medya kar sayesinde kartpostallık görüntülerle dolu.

Yüzlerde tebessüm...

Sonsuz şükürler olsun.

Ancak hava koşullarının sertleşmesi beraberinde evsizler ve ihtiyaç sahiplerini getiriyor akıllara!

Böyle zamanlarda etrafına iyilik tohumları eken insanların varlığına daha çok şükrediyorum.

Bu konuda Bursa'da aklıma ilk gelen isim Dilek Yamakoğlu...

Bir dönem AK Parti yönetiminde Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak çalıştı.

O dönemde AK Parti İletişim Merkezi'nin de sorumlusuydu.

Görevini sürdürdüğü yıllarda ofislerimiz yan yanaydı.

AKİM'deki çalışmalarına pek çok kez şahitlik ettiğim Yamakoğlu'nun merkeze başvuran bir kişiyi bile eli boş göndermemek için yapmış olduğu mücadeleye çok kez tanık oldum.

İşsiz olana iş bulmaya çalıştı.

Engelli pek çok insanı hayırseverlerle buluşturup akülü arabalarına kavuşturdu.

Erzak temininden ameliyat olması gerekene imkân sağlamaya kadar aklınıza gelebilecek pek çok ihtiyacın karşılanmasına aracılık etti.

Bir kez "öf" dediğini duymadım.

Şu an AK Parti yönetimlerinde görevi bulunmayan Dilek Yamakoğlu dertliye derman olmaya sivil hayatında da devam ediyor.

Daha geçen günlerde ihtiyaçlı durumdaki yeni evli bir çift için görüştük.

Yardım için hemen kolları sıvadı. Beyaz eşyasından mobilyasına, mutfak araç gerecine ve gıda ihtiyaçlarına kadar yardımsever insanlarımızın destek olmalarına vesile oldu ve onlara iş buldu. Gençler şimdi kendi kendilerine yetecek duruma geldiler.

Şimdilerde çok da sesi soluğu çıkmayan AK Parti İletişim Merkezi'nin en çok ihtiyacı olduğunu düşündüğüm isim Dilek Yamakoğlu...

Bu günlerde toplumsal fayda için arı gibi çalışan insanlara daha çok ihtiyacımız var!..