Hava Durumu

İYİ Parti’nin ekonomi planı

Yazının Giriş Tarihi: 24.09.2022 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.09.2022 11:58

MHP’nin Bursa’daki coşkulu mitinginin ardından duyurulan “İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Bursa iş dünyasıyla yapacağı buluşma” yerel siyasetin önemli bir başlığı idi…

Nitekim bu buluşma geçtiğimiz akşam Sheraton Otel’de gerçekleştirildi.

Gözlerin BTSO Yönetimi gibi Bursa iş dünyasının ağır toplarını aradığı toplantıda iş insanları ile medya mensuplarının doldurduğu salonda İYİ Parti’nin “Ekonomide Kurtuluş Planı”, Akşener’in kurmayları tarafından dillendirildi.

İl Başkanı Selçuk Türkoğlu’nun açılış konuşmasından sonra, sırasıyla kürsüye çıkan TBMM Grup Başkan Vekili Erhan Usta, Ekonomi Politikaları Başkanı Prof. Bilge Yılmaz, Kalkınma Politikaları Başkanı Prof. Ümit Özlale, TBMM Grup Başkanı Prof. İsmail Tatlıoğlu; İYİ Parti’nin ekonomide tespit ettiği sorunlar ve çözüm başlıklarını katılımcılarla paylaştı.

***

Biliyorsunuz…

Bursa, her yönüyle Türkiye’ye katkı sunan önemli bir sanayi şehri.

İYİ Parti’nin Bursa programı da “bu gerçek dikkate alınarak gerçekleştirildi” diye tahmin ediyorum.

Zaten konuşmalardaki vurgular da bu yöndeydi.

Fakat dikkatimi çeken bölümler;

Prof. Dr. Ümit Özlale’nin konuşması ile İsmail Tatlıoğlu’nun Bursa yerelini ilgilendiren sunumu oldu…

Prof. Dr. Özlale, ‘Katma değerli ürün üretemiyoruz’ dedi ve bunu da şu nedenlere bağladı:

“Sanayi devrimlerine uyum sağlayamamak ve teknolojik gelişmelere adapte olamamak…”

Ardından ekledi;

‘Öncelikle üniversitelerimizi üreten eğitime dönüştüreceğiz, üniversitelerin binadan ibaret olmadığını göstereceğiz… Teknolojide kapsayıcı olacağız. Kalkınma Bankası kuracağız. Bilimi üretip ticarileştireceğiz.

Teknopark Türkiye’yi kuracağız. Bürokratik süreçleri dijitalleştireceğiz. Biyoyakıt ve güneş enerjisi olanaklarımız çok büyük, bu konuda gerekli yatırımları yapacağız.

Bir fabrikanın atığı diğer fabrikanın girdisi olacak. Üniversitelerimizde teknoloji kampüsleri kuracağız. Bursa’da kuracağımız teknoloji kampüslerinde 16-18 ayda teknik elemanlar yetiştireceğiz.

Bakım ekonomisiyle mahallelere kreşler ve bakım merkezleri kuracağız, devlet bunu ücretsiz yapacak ve böylelikle 450 bin kadınımızı ekonomiye katacağız’

***

“Bursa Ekonomik Görünüm” başlığıyla konuşan İsmail Tatlıoğlu ise;

Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesine sahip olan Bursa’nın geliri Türkiye’nin gelirinden az arttığını ve bunun büyük bir büyük sorun olduğunu vurguladı.

Fert başına gelirde şehrin gerilediğini söyleyen Tatlıoğlu’nun Bursa ile ilgili tespitlerini şu şekilde sıralamak mümkün;

* Bursa’nın birçok şehre kıyasla ortalama altında zenginleşiyor ama ortalama üstünde fakirleşiyor.       

*  İhracatta giderek yükselen Bursa, bu ihracat gelirinden alması gereken payın altında kalıyor…       

* Bursa’nın özellikle ihracata yönelik üretimdeki yapısal sorunları var ve mutlak surette çözmek gerekiyor…       

* Bursa, eğitim ve sağlık alt yapısında diğer illerin gerisinde…       

* Bursa, sanayi ve üretimi desteklemek için gerekli olan fiziki ve beşeri alt yapıdan mahrum bırakılıyor…

Bursa’nın ulaşım sorunu Türkiye ekonomisinin sorunudur’ vurgusunu da yapan Tatlıoğlu, şehri ulusal raylı sisteme bağlayacak hızlı tren projesinin de bir an önce tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

***

Peki organizasyon başarılı mıydı?

Konuşma süreleri uzadıkça uzadı. Bu da hitabetin başarısını gölgeledi. Haliyle salondaki izleyicinin dikkati dağıldı. Ayakta dolaşanlar, kendi aralarında sohbete dalanlar az değildi…

Kaldı ki salonun bu hali Sayın Meral Akşener’in de dikkatinden kaçmamış olacak ki, kurmaylarının yaptığı konuşmaların üzerine kürsüye çıkmadı ve sadece şu öz eleştiriyi yapmakla yetindi:

Biz uzun süredir çeşitli şehirlerde esnaf ziyaretleri yapıyoruz biliyorsunuz. Bu sırada gördük ki iş insanları ile de bir araya gelmeliyiz.

Sonrasında esnaf ziyaretlerimize ekonomi masası ekibimizle birlikte gitmeye başladık. Ben esnafı ziyaret ederken onlar da iş insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ediyordu. Sonra da akşamları 25-30 kişi katılımlı toplantılarda soru cevap biçiminde o şehrin iş dünyası ile bir araya geliyorduk.

Ankara’da bunu genişlettik biraz. Ancak burada konsept çok değişti. Ben biliyorum ki, sizin için vakit nakit. Tam 2 saattir sizi burada tutuyoruz. Bu sunumlarla çok vaktinizi aldık. Bu konsepte ben ayak uyduramadım. Şimdi ben bir konuşma yapmayacağım. Sizin eleştirilerinizi, tavsiyelerinizi, sorunlarınızı, çözüm önerilerinizi dinlemek istiyorum…”

Yani Akşener kapalı kapılar ardında iş dünyası ile rahat rahat konuşmak niyetinde olduğunu açık açık beyan ediyordu…

Nitekim öyle de oldu…

Keşke “en basitinden bu tarz bir toplantıda siyasi parti lideri toplantının başında 10-15 dakika bir konuşma yapsaydı da sonrası basına kapatılsaydı…”

Tecrübesizlik desem olmaz!

Varın bu durumla ilgili yorumu siz yapın artık ve sağlıkla kalın!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.