İnşallah günün birinde voleybolcularımızın şampiyonluk öykülerini de yazarız...

Engin AKSÖZ 15 Eylül 2021 Çarşamba, 06:00

'Filenin Sultanları' diye yeri göğü inletmiştik yaz boyunca.

Milletler Kupası, Tokyo 2020 Olimpiyatları, son tahlilde Avrupa Bayanlar Şampiyonası.

Kızların da maşallahı vardı; katıldıkları her turnuvada farklı farklı başarı öyküleri yazarak çıkmışlardı kürsüye.

Üçüncü, beşinci, yine üçüncü...

Türkiye onları çok ama çok sevdi; anneler, babalar, çocuklar izledi ekranın önüne kurularak nerede oynadılarsa.

Çoğu zaman gururlandı kızlarıyla, bazen gözyaşı döktü, bazen de buruk bir acı duydu yüreğinin en ücra köşelerinde...

Ama en çok da ağladılar, ağlattılar...

Her birimiz Voltran'ın parçaları gibi evlerin odasından takımı tamamlayarak sanki Eda Erdem Dündar, Hande Baladın, Zehra Güneş, Ebrar Karakurt, Meryem Boz, Meliha İsmailoğlu, Tuğba Şenolsun vuruyormuşçasına bağırmaya başlamıştık.

İzleye izleye en bilmeyenler bile öğrendi bu sporun terminolojisini sonunda; sanırsınız 'kırk yıllık antrenör' gibi kenardan taktik vermekte !..

' Hadi be kızım üç sayı kaldı kazanmaya; çak smaçı Ebrar, iyi blok, iyi blok; dublaja girin, pasöre iyi manşet getirelim ki hücum edelim...'

Bir ülkenin cinsiyet ayırımı yapmadan nüfusunun neredeyse yarısını voleybol sevdalısına dönüştüren Filenin Sultanları'na şükran borçluyuz.

Atatürk'ün kızları olduklarını her fırsatta sergiledikleri için de ayrıca gurur duyuyoruz kendileriyle...

Yeni başarılarında yine hep birlikte olabilme dileğiyle...

                                                                                              xxx

İki haftadır da Avrupa'nın değişik ülke ve şehirlerinde Avrupa Voleybol Erkekler Şampiyonası devam ediyor.

Bayanların popülaritesi hala gündemdeki yerini koruyunca; erkekler maalesef ikinci plana düşmüş durumda !.

Oysa Filenin Efeleri'de çok başarılı bir turnuva geçirip; ilk 8'e ismini yazdırmanın kıyısından döndü.

Ama ne yazık ki kızların süksesi de, havası da yok onlarda.

Pozitif ayrımcılığın mağdurları olarak (!) tamamladıkları şampiyonada; isterdim ki onların yadsınamaz başarıları da sportif platformda bir makale boyutunda kendinden söz ettirebilsin...

Olmadı, başaramadılar.

Galiba sporda kız olmanın avantajı, belki de ilk kez erkek olmanın önüne geçiverdi.

Rusya gibi son olimpiyat şampiyonu bir takımı ilk maçta yenmek başlı başına manşetlik bir haber olsa da; çoğu medya mecrasında görmezden gelinmesi ortak ayıbımızdır; kimse itiraz etmeye kalkmasın.

                                                                               xxx

Sırbistan'la oynanılan çeyrek finale kalma maçı; karar setinde aleyhimize gelişmemiş olsa; Türkiye erkek voleybol takımını an itibariyle tarihinde ilk kez yarı final oynama başarısını gösterdiği için ayakta alkışlıyor olacaktır.

Son sayısına kadar kıran kırana ve soluk soluğa geçen karşılaşmayı, 5. setteki ufak detaylarla kaybedince, voleybol tarihine not düşme gibi önemli bir fırsat da avucumuzun içinden kaçmış oldu.

Ne olursa olsun; Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonlukları bulunan bir voleybol devine kafa tutmak çok keyif verici olsa da; bu şanssız yenilgi nedeniyle içimizi hüzün kapladı, sonuca tahammül edemedik.

Oysa ayni rakibe karşı sürekli hep sıfıra karşı yenilirken, doğru dürüst direnemezdik bile...

Aradaki mesafeyi kapatıp, başa baş oynamaya başladığımıza göre;  demek ki bizden güçlü olanlarla ayni seviyelere gelmek için aramızda fazla bir şey kalmadı.

                                                                                                         xxx

Millilerimiz için kırılma maçı bana göre; 2-1 öne geçtikleri Finlandiya'ya karşı bireysel hatalarla 3-2 kaybederek, son 16 turunda dişine göre Hollanda yerine Sırbistan'la eşleşmeleri oldu.

Ebrar'ı, Hande'yi, Meryem'i, Cansu'yu, Eda ile diğerlerini sıcak yaz ayları sırasında nasıl bağrımıza basarak ödüllendirdiysek;

Avrupa Erkekler Şampiyonası'nda en zorlu rakipler karşısında bile pes etmeden dişe diş oynayıp, göğsümüzü kabartan başta; performansıyla ismini kıtalara ezberleten dünya çapında smaçörümüz Adis Lagumdzija olmak üzere  Burak Güngör, Murat Yenipazar, Yiğit Gülmezoğlu, Efe Mandıracı, Mert Matiç, Murat Yenipazar, Vahit Emre Savaş, Oğulcan Yatkın, Efe Bayram, Oğuzhan Karasu, Bedirhan Bülbül'le Caner Ergül'ü de avuçlarımız kızarana kadar alkışlayıp, kutlamak bir spor sever ve spor yazarı olarak görevimizdir.

                                                                                             xxx

Hem erkeklerde, hem de bayanlarda voleybolumuzun takım sporları içinde ilk sıraya yükselerek popülaritesine zirve yaptırmasında kuşkusuz federasyonun katkı ve destekleri de yadsınamaz.

Filede daha büyük başarıları her iki kategoride de sonuna kadar hak ettiğimize inanıyorum.

Günün birinde bu köşeden voleybolcularımızın şampiyonluk öykülerini de yazabilme dileğiyle.