TOFAŞ'ın yaşadıkları, yaşattıkları...

Engin AKSÖZ 01 Nisan 2021 Perşembe, 06:00

TOFAŞ'ın sezon itibarıyla en önemli handikabı; bir türlü istikrar kazandıramadığı performansı...

Cümlenin içini açacak olursak...

'Bir maç kötü, bir maç iyi oynaması'; bir tık daha ilavesiyle

hücumda iyi oynadığı maçların savunma kısmında zaaf yaşaması!

Ya da tam tersi!..

 Zaten oyunun iki tarafında terazinin kefeleri dengede durabilse ligdeki pozisyonu da daha üst sıralarda olacaktı...

                                               xxx 

TOFAŞ'ın geçmişten bugüne uzanan başarıları baz alınınca; kulübün sürekli zirve yarışının içinde olması gerektiğini öngörenlerin sayısı hiç de az değil.

Yani 'sıra takımı olunması' taraftarının hiç de arzuladığı bir sonuç değil.

 'Ya zirve ya da zirve'; başka bir seçenek düşünülemiyor!..'

                                            xxx

Geçen yıldan bu yıla taşınan pandemi koşullarının olumsuzlukları; TOFAŞ üst yönetiminin ister istemez spora ayırdığı bütçesini revize etmesine neden oldu.

Küçülen ülke ekonomisinin gerekliliğiyle ortak bir sıkıntı paylaşılmaya çalışılırken, basketbolda pastanın dilimini eskisi gibi büyük tutmak etik olmazdı.

Doğrusu da buydu; bütçe minimum seviyeleri gördü.

                                        xxx

'Neden eskisi gibi değil kulüp; neden elindeki iyi oyuncularını tutamıyor?' diye sık sık soruyorsunuz ya!..

Olay tamamen duygusal(!) başka bir neden aramayın...

                                             xxx

Yerelden hareket ederek geneli pas geçerseniz orta yolu bulamazsınız...

Kovid-19'un yaşattığı küresel bunalımın negatif etkileri; sadece TOFAŞ'a özgü bir sorun değil ki!..

Türkiye'nin sportif bağlamdaki ortak paydası; kendini mevcut koşullara adapte etmeye çalışarak ayakta kalma savaşı veriyor...

Ne var ki; bu baş belası sürecin bir an önce sona ermesini isteyenler, diğer taraftan da içinde kalmak için adeta kendilerini zorluyorlar.

Kurallara uymamak alışkanlık yaptı; caddeler omuz omuza insanlarla ve 'maskesiz, mesafesiz' bir şekilde tıka basa dolu!

Sözün özü:

Bir basketbol yazısı üzerinden ekonomik analizlere direksiyon kırıyorsak; olayın vahametinin altını çizmek içindir...

'Transferde kaliteyi düşürmek yakışıyor mu TOFAŞ'a?' demeden ülkemizle dünyanın ortak belası çağdaş vebaya neden bu kadar duyarsız kalıyoruz önce onu sorgulamak gerekmez mi?..

                                            xxx

Dönelim mevzuya, yani basketbola...

İstikrar yakalanamayınca skorları da şaşırtıcı gelmiyor değil insana...

Salı akşamı Nilüfer Salonu'nda FIBA Şampiyonlar Ligi'ne dâhil maçta P. Karşıyaka'yı ağırlayan TOFAŞ rakibini 90-79 yenerken bir ilke de imzasını atıyordu. (Kendisine ters gelen rakibine bu sezon ilk kez galip gelmesi)

Maçın içinde de iyi hücum edip, yüksek yüzdeyle şutlar sokmayı başardılar.

Saha içi: 34/67 (yüzde 50,7), 2 sayı: 24/46 (yüzde 52,2) 3 sayı: 10/21 (yüzde 47,6) serbest atış; 12/13 (yüzde 92,3)

Kısa rotasyondan Akoon Purcell 18, Tarık Phillip 10 sayı ile oynarken, 4 numarada kariyer gecelerinden birini yaşayan Tomislav Zubcic 21 sayı ile takımın en skoreri oldu.

Yanı sıra maçın skoruna Berkan Durmaz 8, Berk Uğurlu 7, Semaj Christon 7, DJ White 4, Mert Konuk 2, Muhsin Yaşar da 13 sayılık katkıda bulundular.

Savunma da diğer maçlara oranla fena sayılmazdı. Rakibin Raymar Morgan, Sek Henry, Amath M'Baye, DJ Kennedy, Tony Taylor, Metecan Birsen gibi etkili skorerlerine karşı olabildiğince karşılık vermeye çalıştı.

Bu maçta da takımın yumuşak karnının, rakibin çembere yaptığı bire bir ataklarına yeteri kadar sertlik gösterememesi olduğunu gördük.

Box out'larda dalıp gidilince ekstradan hücum şansları verildi P. Karşıyaka'ya.

Geceden çıkartılması gereken en önemli sonuç ise; TOFAŞ'ın P. Karşıyaka ile bu sezon oynadığı dördüncü maçında ilk resmi galibiyetini elde ederek şeytanın bacağını kırmış olmasıydı.

                                             xxx

Koç Hakan Demir yerli rotasyonuna ilgisini her maçta devam ettiriyor.

Berkan Durmaz'la Berk Uğurlu artık kadronun demirbaşları arasına girdi diyebiliriz.

Üzerinde en çok durduğu isimse; geçen yıla göre hayli gerileyen Muhsin Yaşar.

Onu yeniden kazanabilmek için çok çaba sarf ediyor koç.

Muhsin'i uzunca bir aradan sonra ilk kez P. Karşıya'ya karşı üzerine düşenleri yerine getirmeye çabalarken gördük.

Tabii bir türlü kurtulamadığı handikaplarıyla birlikte!

Sırtı dönük oyunları, gözyaşı damlası atışları, dışarı açılarak kullandığı şutları iyi de...

Çok gereksiz yere aldığı fauller başının belası, performansını düşürüyor!

Daha uzun süreli dakika alabilmesi için bu zaafından kurtulması gerekecek.

Özellikle perdelemelere giderken hareketli olmamaya biraz daha fazla dikkat etmeli.

Koç Demir bu maçta Nijeryalı devşirme uzun 17 yaşındaki Ege Demir'e de 4:19 dakika süre vererek ısınma turlarına başlattı.

Henüz tam olarak bir maçını seyredemesem de teknik kadronun kendisiyle ilgili izlenimleri çok olumlu.

İyi bir atlet olduğu; blok ve ribaunt caydırıcılığıyla iki yıl içinde çok iyi yerlere geleceği söyleniyor.

Dileriz kendisine güvenenleri yanıltmaz Ege Demir...

                                                 xxx

Yeni bir TOFAŞ yazısı için klavyenin başına oturunca; salt parkede olan bitenlerden söz edersem bir şeylerin eksik kalacağını hissettim.

Ekonomi bugün yaşamın her parçasında kendini hissettiren vaz geçilmek bir unsur.

TOFAŞ da bir spor kulübü olarak, herkes kadar genel sıkıntıyı fazlasıyla hissedenlerden birisi.

Basketbolu üzerine kurgulanmış yazımı sosuyla birlikte servis etmeseydim yerine tam oturmayacaktı, affınıza sığınırım.

NOT: Birikmiş yıllık izinlerin bir bölümünü daha kullanma zamanı geldi. 1 Mayıs'ta yeniden buluşmak üzere. Boşluğu sosyal medya paylaşımlarıyla gidermeye çalışacağım. Kendinize iyi bakın...