'Voleybolsuz yaşayamayanların' 'Tokyo meselesi'ne şapka çıkartıyorum!

Engin AKSÖZ 27 Temmuz 2021 Salı, 06:00

Yola çıkmazdan önce 'Nasıl yaşamak için oksijene ihtiyacımız varsa; bizim de yaşamak için voleybol oynamaya ihtiyacımız var' demişti kaptan Eda Erdem Dündar.

Araya Konfiçyusvari laf sokuşturan da; takımın ele avuca sığmayan deli fişeği Ebrar Karakurt olmuştu; 

'Küçük bir Tokyo meselemiz var, halledip geleceğiz'...

                                                                                                xxx

Voleybol oynamayı ciğerlerine çektiği oksijenle bir tutacak kadar bu spora gönülden bağlı Eda ile; saha içindeki özgürlüğünde babasına bile eyvallahı olmayan Ebrar'ın şahsında tek yürek olmuş bir takımın destansı başkaldırı vardı Pazar günkü maçta.

Sadece ikisi değil; girip çıkan Şeyma dahil toplam 8 kişinin, bayan voleybolunun alfabesine imzasını atmış Çin'in bitip başlayan her setin içinde oyun hamuru gibi yoğurup şekillendirmesine hayranlıkla karışık büyük bir şaşkınlıkla bakış atarken; ayni zamanda bir yıl gecikmeli start alan Tokyo Olimpiyatları'nın en şaşırtıcı ve şok edici skorlarından birisine tanıklık etme mutluluğu yaşayacaktık.

                                                                            xxx

Veciz sözlerin sahibi iki büyük oyuncumuzun açılış taksimiyle girizgahını yaptığı bu unutulmaz maçı takım halinde çok iyi oynayarak kazandık; bırakalım artık şanstı manstı ayaklarını; en muhalifi bile bu gerçeği peşin peşin kabullensin lütfen...

Hala şeyinde boncuk bulma adına 'tesadüftü denk geldi; on kere oynayalım, dokuzunda Çin kazanır' tevatürüne sığınanları da Allah'a havale edelim olur mu; bırakın ağzı olan istediği gibi konuşsun !..

                                                                             xxx

 İtalya'nın Rimini kentinde oynanan Milletler Kupası'nda 3-0'la denize döktüğümüz Çin bu kez o turnuvada eksik olan kadrosunu tamamlamış şekilde çıktı karşımıza.

En önemlisi; bizim de yakından tanıdığımız dünyanın en iyi pasör çaprazlarından Zhu Ting'in kadroda olmasının verdiği psikolojik moral vardı üzerlerinde...

 Oldu da ne oldu ki sonra!...

Yeri göğü titretecek kadar potansiyelli Zhu Ting 4 sayıda kalıp sıfırı tüketirken; üstelik boyundan posundan utanmadan Çin Seddi'nden farksız bloklarımızda doğru dürüst gedik bile açamadı ne haber !.

Sadede gelirsek:

Kişisel şöhreti, şampiyon kere şampiyon takımının çok üzerinde olan ünlü coach Lang Ping'in  başarısız hücum denemelerinin ardından kendisini uzun süre kenarda oturtmasının başka bir sebebi olacağını düşünebiliyor musunuz; doğrusu öğrenmeyi çok  isterdim.                                                                                                

                                                                            xxx

Guidetti icadı bir yapay zeka harikası gibiydik Çin'in karşısında...

Hücumda kusursuz, savunmada dört dörtlük bir Sultanlar silsilesi 'film şeridi gibi akıp gitti gözlerimizin önünden'...

Ya da blok taymingi ile parmak ısırtan, dublaja çok iyi yerleşip, en kurtarılamayacak toplardan yeni hücum kombinasyonları üreten 'mucizevi kızlar kuartetinin' bitmeyen senfonisi dinler gibiydik.

'Olmaz, olamaz, bu kadarına da pes' dedirten nefes kesici rallilerin eninde sonunda kazananı olmak; voleybol denilen bu keyif sporunun 'olsa olsa Türkiye versiyonu olmalı idi'; helalsiniz be kızlar...

                                                                                   xxx

 Bir ince detay, daha doğrusu 'bir püf noktası' dikkatinizi çekti mi maçta!..

Guidetti 1 saat 20 dakikada biten maçta sadece ve sadece Sinem Aköz'le Şeyma Ercan'ı o da pozisyon icabı değiştirirken; Çin neredeyse oturan kim varsa hepsini birer birer rotasyona sokarak şansını değiştirmek istese de; oyunun akışını değiştiremedi.

Böylesine ciddi ve güçlü bir rakip karşısında kemikleşmiş kadroda sonuna kadar ısrarcı olmak; Guidetti'nin oyuncularına duyduğu özgüvenin yanı sıra, yaratıcı zekası ile taktik yorumunun bir sonucudur diye düşünüyorum.

                                                                                     xxx

 Belki biraz iddialı bir yorum olacak ama; içimde ukde olarak kalmasın diye yazmak istiyorum.

 Ebrar Karakurt için 'o an itibariyle dünyanın en iyi pasör çaprazı ya da köşe hücumcusu' değerlendirmesinde bulunmak 'utopya gibi bir şey' gibi algılansa da; kesinlikle 'bu departmanın en iyileri' olarak kabul edilen İsabelle Haak, Tijana Boskovic,  Zu Thing, Paola Egonu'dan gram eksiği yok, bana sorarsanız biraz daha fazlası bile var !..

Hele hele Cansu Özbay !...

Saçlarıyla, gözlerinin renginin kendisine anlam katan fiziksel zenginliğinden ziyade; parmaklarının topla olan hassasiyetiyle büyülendi sporseverler...

Maestronun kelime anlamının kifayetsiz kalacağı bir maç daha oynar mı böyle bilemem de; kariyer maçıydı dersem inanın yalan olmaz.

                                                                                    xxx 

Düne kadar Naz Aydemir Akyol oynatılırdı bu pozisyonda;

Devir değişiyor galiba; voleybolun yeni trendidir Cansu Özbay'ımız...

Bir kere genç, çok zeki ve müthiş özverili.

Pozisyon sezgisinin yanı sıra; smaçörlerini yerinde ve doğru zamanda kullanmadaki seçiciliği ise deyim yerindeyse parmak ısırtıcı.

Oyun içinde sürekli soğuk kanlığı kalabilmesi; bana sorarsanız Naz Aydemir Akyol'un birkaç adım ötesinde.

Paslarını adeta cetvelle çizilmiş gibi smaçörün ağzının içine atıyor sanki.

Orta hücumcularını ayak çabukluklarına göre attığı kurşun paslarla bloğa yakalanmadan atağa kaldırabilen Cansu bu farkındalığı ile Çin maçının görünmeyen kahramanıydı dersem abartmış olmam.

Ve Cansu Çin önündeki olağanüstü performansıyla Miletler Kupası şampiyonu ABD'nin obez pasörü (!) Poulter'e de 'hesaplaşma maçı' öncesinde küçük bir gözdağı vermiş oldu.

Bundan böyle yapılacak kategorilendirmede Cansu'yu Jordyn Poulter (ABD),  Maja Ognjenovic (Sırbistan)ve  Joanna Wolosz (Polonya)'un arasına sıkıştırmazsak hem kendisine, hem de voleybola ihanet etmiş kadar oluruz !.. (Tabii bana göre)

                                                                                    xxx

Cansu Özbay, Ebrar Karakurt, Hande Baladın, Meliha İsmailoğlu, Eda Erdem Dündar, Zehra Güneş, Sinem Aköz (L), ve Şeyma Ercan...

Vurduğunuz smaç ve tuttuğunuz bloklarınızla kıvılcımlanan voleybol heyecanı, Tokyo'nun Olimpiyat Ateşi'nden daha fazla ısıttı koskoca bir ülkenin içi ile yüreğini...

Darısı bu sabah ekranlarımızın başına kilitleneceğimiz İtalya maçına inşallah...

Gururumuz oldunuz, gururumuz olarak kalacağınıza inancımız tamdır.

Bugünkü ve sonraki maçların sonuçları ne olursa olsun...

Not 1 /  Paola Egonu'yu durdurun, maç bizimdir kızlar...

Not 2/ 2020 Tokyo Olimpiyatlarında genelde Türkiye'ye, özelde Bursa'ya tekvando dalında olimpiyat üçüncülüğü madalyası kazandıran Bursa Büyükşehir Belediyesporlu sevgili Hatice Kübra İlgün'ü kendisi ile ilk röportajı yapma onurunu yaşamış bir gazeteci ve sporsever olarak yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.