BURSA ÜNİVERSİTELER ŞEHRİ OLMALI

Engin KOBAN 22 Şubat 2021 Pazartesi, 06:00

Yıl 1978. Bugünkü "Bursa Uludağ Üniversitesi"nin temelini oluşturan Bursa Tıp Fakültesi ile birlikte iki fakülteden biri olan ve "Prof. Tezok Kampüsü"nde kurulan, o zamanki adıyla "Bursa Üniversitesi-İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi"ne adım attığım yıl. Bursa'da ayrıca 1970 yılında kurulan ve daha sonra Bursa Üniversitesi'ne dâhil olan "İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi" de bulunuyordu. 1970 yılında 847.884, 1975 yılında 961.639 ve 1980 yılında 1.148.492 nüfusu olan Bursa, iki kurumun birleştiği 1982 yılına kadar biri "İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi", diğeri "Bursa Üniversitesi" olmak üzere iki yükseköğretim kurumuna sahipti. 2020 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre, nüfusu 3.101.833 olan Bursa bugün, 15 fakültesiyle oldukça fazla büyüyen "Bursa Uludağ Üniversitesi" ve 2010 yılında açılan "Bursa Teknik Üniversitesi" ile birlikte iki devlet üniversitesine sahiptir.

Üniversiteler Şehri olma kapsamında, Eskişehir'i (2020 nüfusu: 888.828), Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi olmak üzere üç üniversitesi ile Gaziantep'i (2020 nüfusu: 2.101.157), Gaziantep Üniversitesi, İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ve Sanko Üniversitesi olmak üzere dört üniversitesi ile örnek verebilirim.

BURSA'YA YENİ BİR ÜNİVERSİTE YAPILANMASI GEREKLİ

Gelinen son durumda, 3 milyonu geçen nüfusu, ticaretten sanayiye, tarımdan turizme kadar geniş bir ekonomik zenginliğe, yoğunluğa sahip olan ve Türkiye'nin "Gayri Safi Yurtiçi Hasılası" 2019 sonuçlarına göre ilk beş il arasında yer alan Bursa'nın bu zenginliğine paralel olarak üniversite yapısının, vizyonunun geliştirilmesi ve bu gelişime paralel olarak Bursa'nın, "Üniversiteler Şehri" olması konusunda vizyoner adımların atılması ve şehrin bütün dinamiklerinin bu konuda aktif olması gereklidir.  

Geçen hafta sizlerle "Bursa'nın Turizm Aşkı" konusunu paylaştığım köşemde, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz hocamız, Bursa'nın dönüşüm ve kalkınma hareketliliğine paralel olarak eğitim-öğretim vizyonunun geliştirilmesi konusunun her geçen gün biraz daha önem arz ettiğine inandıklarını ve "Turizm Fakültesi"nin kurulmasına yönelik ise, "Bursa Uludağ Üniversitesi"nin mevcut akademik yapı, akademisyen, idari çalışan ve öğrenci sayısıyla birlikte ciddi bir yoğunluğa sahip olduğunu belirterek, yeni kurulabilecek devlet ve vakıf üniversiteleri ile Bursa Teknik Üniversitesi'ne vurgu yapmıştı.

YENİ ÜNİVERSİTELERİN KURULMASI

Bursa'nın devlet üniversitesi açısından öncüsü olan Bursa Uludağ Üniversitesi, 15 fakülte, 3 yüksekokul ve 15 MYO ile ilçelere yayılan büyük bir yapıya sahiptir. Bu durumda 2010 yılında Bursa Teknik Üniversitesi açılana kadar Bursa Uludağ Üniversitesi'nin bu yapısıyla birlikte, Bursa için "Fakülteler Şehri" unvanını tanımlayabilirim. Bursa Teknik Üniversitesi'nin kurulması bu unvanı bir ölçüde kırmıştır. Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz hocamızın yeni devlet üniversitesi kurulabilir vurgusundan sonra, üçüncü devlet üniversitesinin kendisinin ifadesi ile ciddi bir yoğunluğu yakalayan "Bursa Uludağ Üniversitesi'nin içinden çıkması mümkün olabilir mi?" sorusu akıllara gelmektedir. Daha tematik bir şekilde oluşturulacak üçlü devlet üniversitesi yapılanmasının Bursa açısından çok daha olumlu olacağı inancındayım. 

Bursa'da vakıf yükseköğretim kurumu olarak ise sadece MYO kapsamında Faruk Saraç Tasarım MYO faaliyet göstermektedir. Vakıf üniversitesi kurulması konusunda, gündemde iki üniversite var. Sayın Gıyasettin Bingöl ile yaptığım görüşmede, üniversite kurma sürecinin devam ettiğini ve bu konuda daha sonra yapılacak bir basın toplantısıyla gerekli bilgilendirmeyi yapacaklarını ifade etti. Eğitim konusunda özellikle teknoloji alanı olmak üzere, bugüne kadar birçok alanda yatırımları ve desteği bulunan BTSO'nun planları arasında uzun bir süredir, Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi içerisinde uydu kentler ile birlikte Yüksek Teknoloji Üniversitesi kurulması yer almaktadır. Ayrıca belirtmeliyim ki konuyla ilgili olarak görüş alışverişinde bulunduğum eğitime gönül vermiş Bursa'daki "Güçlü Vakıflar" da bu konuda girişimde bulunabilir ve Bursa'nın üniversite yapısını zenginleştirebilecek adımları atabilir.

BURSA'NIN ÜNİVERSİTE YAPISINA YÖNELİK BİR BAKIŞ AÇISI

Bugün sizlerle, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir hocamız ile Bursa'nın üniversite yapısı ve gelecek vizyonunun şekillenmesi konularında yaptığım samimi paylaşımları içeren geniş kapsamlı görüşmede, ortaya koyduğu "Bakış Açısını"  paylaşıyorum.

PROF. DR. ARİF KARADEMİR

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü

Nüfusu, kuvvetli sanayi altyapısı, global pazarlarda mücadele eden güçlü firma ekosistemi, AR-GE/tasarım merkezi sayısı, üretilen patent sayısı, ihracat değerleri, tarım, kültür, turizm potansiyelleri ve stratejik konumu itibarıyla ülkemizde ve hatta dünyada birçok kentte olmayan sayısız özelliklere sahip olan Bursa, dinamik, üreten, öncü ve lider ruhlu modern bir şehirdir.

NİTELİKLİ İNSAN YETİŞTİRMEK

Ülkeler ve şehirler için belki de en önemli üretim kalemi üstün nitelikli insan yetiştirmektir. Bursa, son derece girişimci, mücadeleci ve çok çalışan insanları ile bu seviyeye gelmiştir. Ancak daha ileri gidebilmek için çok daha donanımlı ve nitelikli insan kaynağını yetiştirmemiz gerekiyor. Mezun olduklarında ekonomi dünyasının farklı alanlarında çok fazla zorlanmadan ve hızla entegre olabilecek nitelikli teknik elemanlar, yükseköğrenim görmüş mühendisler ve daha da önemlisi sanayi odaklı/gerçek problem çözme temelli tezler yapmış yüksek lisans ve doktora derecesine sahip nitelikli personel sayısını Bursa iş dünyasında artırmak gerekiyor.

Tayvanlı Acer'in kurucu CEO'su Stan Shih tarafından geliştirilen meşhur "Tebessüm Eğrisi" grafiğinde, yüksek katma değer üreten iş paketlerini AR-GE, tasarım, markalaşma ve pazarlama/satış oluştururken, en alt kâr ve katma değer üreten alanın imalat olduğu vurgulanmaktadır. Apple, 2018 yılında toplam 1 trilyon dolardan fazla değere ulaşan dünyanın en büyük şirketi sayılırken, bir fabrikası bile yoktu. Kısaca alın teri çok değerli, ancak beyin ve gönül teri ile üretim yapan üst bir platforma çıkılması gerekiyor.

TEMATİK ÜNİVERSİTE KURULMALI

Mevcut sistemle devam edilirse, başka ülkelerin markalarını üreten bir ülke olarak uygun görülen kârlarla yetinen ve asla diğer ülkeleri geçemeyen, atılım yapamayan bir ülke olarak devam edilecektir. Bu atılım için öncelikle modern, pratik ve uygulamalı üstün kalitede eğitim veren "Tematik Üniversite" sayısının Bursa'da artması gerekiyor. Kesinlikle eğitim yapılan alanlar ve paydaşlar ile çok yakın ilişkileri olan, gerçek dünya ile bağlantılı ve paydaşlara vizyon katacak eğitim sistemine sahip yeni "Tematik Üniversite"ler gelişim ve dönüşümün ve gelecek vizyonunun en önemli itici gücü ve amiral gemisi olacaktır.

BURSA İÇİN "TEMATİK ÜNİVERSİTE" YAKLAŞIMI ÖNEMLİ

Bir üniversitenin çok fazla fakültesi, bölümleri ve dağınık yerleşkeleri olan, çok öğrencisi olan klasik bir üniversiteden ziyade, çağımızın gerektirdiği yenilikçi, girişimci ve "Tematik Üniversite" yapısına sahip olması gerekir. Bursa anlatılırken öne çıkan özellikler olarak sanayi, tarım, tarih/kültür, turizm başlıkları vurgulanıyor. Bu başlıkların her biri kurulacak tematik üniversitelerin ana omurgalarını oluşturabilir. Bursa'ya yüksek puanlı yerli ve yabancı öğrencileri çekebilmek için özellikle modern öğrenci yurtları, sosyal, kültürel, sportif yaşam alanları konusunda daha organize yatırımlar yapılması gerekiyor. Öğrenci yurtları ve yaşam alanlarının belli bölgelerde yoğunlaşması hem öğrenciler, hem eğitim ve hem de şehir için son derece sağlıksız bir yapının oluşmasına ortam sağlıyor. Eğer yaşadığı şehirde öğrencinin en büyük öğretmeni olacaksa, öğrencinin şehirden, hayattan izole edilmemesi son derece önemlidir. Nitelikli yerli ve yabancı akademisyenleri de aynı şekilde Bursa'ya çekmek ve tutmak için de teşvik edici ve iyileştirici bazı projelerin yapılması gerekir.

BAŞARILI ÜNİVERSİTELERİN YAPILARI

Dünyada ilk sıralara giren başarılı üniversitelerin öğrenci sayıları 15 ile 25 binler civarında. Lisansüstü öğrenci sayıları ise toplam öğrenci sayısının yaklaşık yüzde 25 ile 50'si arasında. Akademisyen/öğrenci oranı ise 1/4 olan üniversite olduğu gibi ortalama bu değer 1/10'lar civarında. Diğer taraftan çalışma alanlarını çok dağıtmadan kümelenme mantığına göre derinlemesine eğitim ve araştırmaya odaklanmış bir yapılanma ve paydaşlar ile son derece yakın ilişkiler ile tasarlanmış, gerektiğinde revize edilen müfredat sistemleri de dikkat çekiyor.

Çağımızın yenilikçi ve girişimci üniversite konseptinde bilginin ticarileşmesi öne çıkıyor, dolayısıyla eğitim, araştırma, projeler ve tezler tamamen paydaş/sektör odaklı, problem çözme hedefli organize ediliyor. Bu yapıdaki bir modern eğitim kurumunda öğrenciler mezun olmadan işe başladıkları gibi çok sayıda girişimci de üretilebiliyor. Diğer bir ifade ile iş arayan mezunlar değil, iş kuran ve istihdam üreten mezunlar yetiştiriliyor.

Bursa'da üniversiteler bu şekilde yapılandırılabilirse, nitelikli mezunlar verebilir, kaliteli araştırmalar yapılabilir, paydaşları ile sağlıklı ve sürdürülebilir yol arkadaşlıkları kurulabilir. Kısaca kurulacak üniversiteye teveccüh edilir, kent kabul eder ve marka değeri oluşabilir. Ve bu başarı ancak yeni kardeş üniversitelerin kurulmasını hızlandırabilir diye düşünüyorum.

NEDEN KÜLTÜR VE TURİZM ÜNİVERSİTESİ OLMASIN!

Bursa'nın 'Turizm Fakültesi' ihtiyacına tematik üniversite konsepti açısından bakacak olursak, "Neden sadece fakülte olsun?" sorusunu sorabiliriz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığımız olduğuna göre, neden Kültür ve Turizm Üniversitesi olmasın? Büyük veya yeni bir üniversite içinde diğer fakülteler içerisinde yer tutmaya çalışacak, personel, bütçe ve fiziki alanlarını artırmak için mücadele edecek bir "Turizm Fakültesi", Bursa'nın konu hakkında gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak, ülke ve daha önemlisi dünyada marka değerini üretmek ve ekonomik harekete dönüştürmek için sizce yeterli olur mu? 'Kültür ve Turizm' başlığı altında sayısız disiplin var ve bu konuda Bursa'nın gereğinden fazla çıkarılacak ve işlenecek cevhere sahip olduğuna inanıyorum. Uludağ, zengin orman/doğa, kaplıcalar, deniz, göller, mağaralar, kanyonlar, gastronomi, el sanatları, kültürel sayısız zenginlikler, Kızık köyleri, tarihi doku, inanç turizmi ve sayısız işlenmeyi bekleyen cevherler ancak bir tematik üniversite ile istenen seviyede işlenebilir ve kuvvetli bir ekonomi üretilebilir diye düşünüyorum.

BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ'NİN YAPISI

Öncelikle şunu açıklıkla söylemem lazım; "Bursa Teknik Üniversitesi"nin fakülte yapılanması kuruluşunda çok sağlıklı yapılmıştır diyemeyiz. İletişim Fakültesi başlangıçta üç tane bölüm ile kurulmuşken, süreç içerisinde güncel şartlara göre YÖK ile çalışılarak "Yeni Medya ve İletişim" bölümü olarak tek bölüme indirilmiştir. Ve bu bölümün üniversitemizdeki "İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi"ne aktarılması planlanmaktadır. Kısacası "Teknik" bir üniversite olarak yüksekokul, tıp fakültesi ve sosyal fakülteler açmamız prensip olarak YÖK tarafından da olumlu karşılanmıyor. Bu nedenle tüm sosyal birimlerimizi topladığımız tek bir fakültemiz olacak. O açıdan Turizm Fakültesi, bizim gibi yeni kurulmuş "Tematik Üniversite" dokusuna uymaz diye düşünüyoruz.

ŞEHRİN AKTÖRLERİ HAREKETE GEÇMELİ

Bursa'nın, dinamik ve kuvvetli üretim ekosisteminde karmaşık bir tedarik zinciri ve ağı mevcut. Bu tedarik sisteminde belki de en önemli konu yetişmiş, nitelikli ve güvenilir insan kaynağıdır. Bu insan kaynağı olmadan modern üretim sistemleriniz sağlıklı çalışmaz, ticaret ağları işlemez, kent gelişemez, gelişen dünyaya ayak uyduramaz ve rekabet edemez. Güçlü ekonomiler, güçlü üniversiteleri üretmezler. Tam tersi güçlü üniversiteler, güçlü bölgeleri ve ülkeleri kurarlar. Kısaca imalat sanayisinden, katma değeri yüksek üretime geçmek, orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri üretmek için öncelikle insana yatırım yapmak bir zorunluluktur. Bu açıdan klasik üniversiteden ziyade, yenilikçi ve girişimci "Tematik Üniversite"lerin kurulması için Bursa'yı sevenlerin harekete geçmesi gerekiyor.

Almanya ile nüfus ve yüzölçümü olarak hemen hemen aynı seviyelerdeyiz. Ancak Almanya'nın ihracat rakamları ülkemiz rakamlarının neredeyse 10 katıdır. Başka rakamları vermek istemem! Ülkemizde Bursa, sanayi seviyesi olarak en gelişmiş kentimiz olmasına rağmen üretim, ihracat ve kg fiyat rakamlarımızı en az günümüz değerlerinin 5 katına çıkarmamız gerekiyor ve bu ulaşılabilir bir hedeftir. Bunu başarabilmek için stratejik tematik alanlara yoğunlaşma, kümelenme ve nitelikli insan kaynağını artırmaktan başka çıkar yol yoktur. Dolayısıyla şehrin aktörlerinin üniversite kurulması konusunda harekete geçmeleri bir zorunluluktur. Bursa'nın nüfusunun yarısından az nüfusu olan şehirlerimizde bile 3, 4 üniversite varken, sanırım Bursa daha fazla beklememelidir!..